Gündem
  • 24.6.2004 00:13

DEMİREL :"CLİNTON'IN KİTABINDA BENDEN BAHSETMESİNDEN MEMNUN OLDUM"

FUNDA KESKİN
İSTANBUL - 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, ABD'nin güçlü olmasına rağmen Irak'taki savaşın içinden çıkamadığını belirterek, "Ülkeler kalkındırılmadan terörü bitiremezsiniz" dedi.

Demirel, Irak'ın ikinci bir İsrail - Filistin sorununa dönmesinden de endişe ettiğini söyledi. Demirel Türkiye'de etnik olarak sayıldığını iddia ettiği Kürt meselesine de değinerek, "Türkiye birliğini sıkıntıya sokacak hareketlerden kaçınmalıdır. Türkiye'nin en kıymetli varlığı birliğidir" diye konuştu.


9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, İstanbul Sanayi Odası'nın (İSO) Haziran ayı meclis toplantısına konuşmacı olarak katıldı. Toplantıda ana gündem maddesi olarak "2004'ün İkinci Yarısına Girerken İç ve Dış Siyasetteki Son Gelişmeler ve Ekonomiye Etkileri" konusu değerlendirildi. Türkiye'de siyaset ve ekonomide geniş bir yelpaze çizen Süleyman Demirel, Türkiye'nin sorunlarını dışarıda değil, içeride araması gerektiğini söyledi. Türkiye'nin sorunlarına çare ararken işbirliği, karşılıklı menfaat içinde olması gerektiğini ve fırsatları değerlendirmek zorunda olduğuna işaret eden Süleyman Demirel, "2004'ün ikinci yarısı en karışık zamandır. Pek çok düğümlenmiş sorun vardır. Türkiye'nin kendi sınırları dışındaki sorunlardan etkilenmediğini söylemek mümkün değildir. Türkiye olarak bir imparatorluğun tasfiyesinden meydana gelen 35 devlettin birisi olduğumuz için buralarda olan her şey bizi ilgilendiriyor. Filistin olsun, Irak olsun Avrasya olsun zor bir coğrafyadayız" dedi. Türkiye'nin 1984 yılından 2000 yılına kadar PKK belası ile uğraştığını ve 40 bin kaybının olduğunu hatırlatan Demirel, "Devlet idaresinde fırsatlar şartlara bağlıdır. Dünyada siyasi şartlar fazlasıyla karışık" diye konuştu.

BÖLGEDEKİ KARIŞIKLIKLAR
Irak'ta bir savaşın olduğunu, İsrail - Filistin arasında yıllarca savaşın devam ettiğini, Kafkasya ve Balkanlar'da sorunların bulunduğuna dikkat çeken Demirel, Bütün bu sorunlar Türkiye'yi ilgilendirdiği gibi dünyanın büyük devletlerini de ilgilendiriyor. Dünya yoksullar ve zenginler olarak ikiye bölünmüş. 1 milyon insan günde 1 dolardan aşağı gelire sahip. Dünya bunu düşünür hale gelmiş. Bu insanlarının durumu nasıl iyileştirebiliriz diye düşünmesi gerekirken, 11 Eylül'de meydana gelen olay bütün bu gayretleri durdurmuştur. Bunların yerine terörizm ile mücadele başlamıştır. Bu tecavüz ABD'nin son derece gücüne gitmiştir. Bunları çıkarıp, bunları yapanları cezalandırması gerekirken ABD bunları yapmamıştır. Usame Bin Ladin'in peşine düşmüştür. Afganistan'a gitmiş, orada Taliban ile karşılaşmıştır. Baktığımız zaman Taliban kendiliğinden oluşmuş bir olay değil. Bunun arkasında Pakistan'a yetiştirilmiş kişiler ve Ladin'den şikayet eden Amerika var. Mart 2003'ten itibaren başka bir tarafa yönelmiştir. Bu taraf da Irak'tır" dedi.

"KALKINDIRMADAN TERÖRÜ BİTİREMEZSİNİZ"
Amerika'nın 11 Eylül'de meydana gelen terör olayından fevkalade korktuğunu ve ABD'nin terörü yapanların radikal islamcılar olduğunu söylediğini ve yine ABD'nin bunun bir medeniyetler savaşı olduğunu ilan ettiğini hatırlatan Süleyman Demirel, "Bu ABD'nin kafasındaki şeydir. Dünyada medeniyetler savaşı diye bir olgu yoktur. Pakistan'dan Fas'a kadar olan sahada 22 devlet varsa ve 22 devlet zor durumdaysa bu olayları durduramazsınız. Bush bunu söylüyor. O halde bu ülkeleri kalkındıracaksınız. O ülkeleri zenginleştiremezsen terörü bitiremezsin" diye konuştu.


ABD'nin güçlü olmasına rağmen Irak'taki savaşın içinden çıkamadığına ve bazı endişelerinin olduğuna değinen Süleyman Demirel, "Beni endişelendiren Irak'ın iç savaşa girmesidir. Irak'ın ikinci bir İsrail-Filistin sorununa dönmesidir. ABD oraya geldi, işgalci oldu. Savaşa çok çabuk yaptı. Anlaşılan savaştan sonrası için bir planı yoktu. Amerika eğer buradan başarısız çıkar, vaat ettiği sözleri yerine getiremezse, senelerce söylenecek bir ihtilafa meydan vermiş olur. ABD caydırıcılığını yitirir" şeklinde konuştu.


Filistin ve İsrail'de olan hadisenin vahşet olduğunu vurgulayan Süleyman Demirel, "Burada kanın durması için biz bir takım tavsiyelerde bulunmuştuk. 'Şiddeti durdurunuz. siz Filistinliler bu bombalı saldırıları durdurun. Siz İsrail askeri ünitelerinizle sivil halkın üzerine gitmeyin ve bunu bir günde yapın ki kan dökülmesin' demiştik. Ama bu maalesef olmadı. ABD burada 'İsrail kendi kendini savunma hakkını kullanıyor' diyor. Öyle diyince de İsrail daha fazla güç alıyor. Durum böyle olunca Filistinlilerin güveneceği kimse yok. Ne İsrail Filistin'e ne de Filistin İsrail'e güvenmiyor. İnsani bakımdan İsrail-Filistin açısından barışa gidilmesi Türkiye'nin ve bölgenin lehinedir" diye konuştu.

KÜRT MESELESİ
Kürt meselesine de değinen Demirel, Türkiye'nin çevresindeki 5 ülkede kendini Kürt sayan insanların bulunduğunu bu insanların aşağı yukarı 8 ayrı dili bulunduğunu, bunların bir kısmının birbirinin ne dediğini anlamadığını söyledi. Demirel, "Millet var devlet yok. Dünya diyor ki 'Milleti olup da devletsiz kalan sadece bunlar kaldı. Bunlara da bir devlet verelim' diye propaganda yapıyor. Bunlar Bir Kürt milliyetçiliği icat etmişlerdir. 1984'ten 2000'e kadar Türkiye'de cereyan eden olay Kürt milliyetçiliğidir. Bu olay Avrupa'dan da destek görmüştür. Suriyedyi ilgilendirdiği gibi dünya ve Yunanistan'dan destek gördüğünü söylersek kimse gücenmesin. Bu gerçek ortadadır. Bunu da saklamaya gerek yoktur. Böyle bir olayla Türkiye yeniden karşılaşmamalıdır. Türkiye birliğini bozacak hadiselerden kaçınmalıdır. Türkiye'nin en kıymetli varlığı birliğidir" dedi. Irak'ın Türkiye için sadece bir komşu olmadığını, oradaki cereyan eden olaylardan milli birliğin etkilendiğini belirten Demirel, "Umuyorum ki Irak parçalanmadan yoluna devam etsin. Umuyorum ki Kerkük Kudüs'ün durumuna düşmesin" dedi.

 
Türkiye'de herkese seslendiğini belirten Demirel, içinden 35 devlet çıkmış Osmanlı İmparatorluğu'nun ana gövdesi olan Türkiye'de her çeşit etnik gruptan insanın bulunduğunu, bu insanların hepsinin Türkiye'nin kurucusu olan insanların çocukları ve bu ülkenin ve devletin sahipleri olduğunu ifade etti. Demirel, "Bunların zihnine yabancı şeyler sokarsanız, başka hiçbir şey yapmanıza gerek kalmaz. Ne huzur kalır ne de sükun. Bunların olmadığı yerde kalkınma olmaz. Herkesi uyarıyorum. Türkiye'nin yöneticilerini de uyarıyorum. Türkiye yeniden bir kan çanağına dönmemelidir. İnsan haklarının her türlüsünü tanırken çok dikkatli olmak lazım. Türkiye'deki insanlara sen bu gruptan, sen şu gruptan dememek gerekir" diye konuştu.

 
Avrupa Birliği konusunda da görüşlerini açıklayan Demirel, Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) için tarih almak için mücadele verdiğini, ancak en önemli kısmın tarih aldıktan sonra başlayacağını söyledi. Demirel, 25 üyeli AB'nin sanıcılı olduğunu, Türkiye'de AB'ye karşı olanların bulunduğunu, ancak toplumun ekserisinin Avrupalı gibi olmaktan sıkıntı görmediğini belirtti ve "İleri kalkınmış ülkeler gibi olmak istiyoruz. Yalnız bunu birisi yapacak değil. Her ne olacaksa bu ülkenin içinde olacak" dedi.


Demirel konuşmasının sonunda iş dünyasının Türkiye'nin en önemli varlığı olduğunu ve Türkiye'nin bu beşeri kaynağı çok iyi kullanması gerektiğini ve ülkede yatırım ikliminin mutlaka oluşturulmasının gerekliliğine değindi.

GAZETECİLERİN SORULARINI CEVAPLADI
Konuşmasından sonra çıkışta gazetecilerin sorularını cevaplandıran Demirel, ABD eski başkanı Bill Clinton'ın "Hayatım" adlı yazdığı kitapta Türkiye'den ve kendisinden bahsedildiğini ve "Her görüşümde memnunluk duydum. Geniş düşünceli bir adamdı" sözlerinin değerlendirilmesinin istenmesi üzerine, "Memnun oldum, insan kendisinin övülmesinden hoşlanır" dedi.

Demirel, "Siz de Clinton için aynı şeyleri paylaşıyor musunuz?" sorusuna, "O başka, ben kitap yazmadım" cevabını verdi. Demirel, bir gazetecinin "Tansu Çiller için de zeki ve modern bir kadın ifadesini kullanmış" sözleri üzerine ise, "O da onun görüşü. İyi, iyi şeyler söylemiş" dedi. 9. Cumhurbaşkanı Demirel, "Şimdiki Başkan Bush ile Clinton arasında dünya barışı açısından bir fark var mı, yorumunuz nedir?" şeklindeki bir soruya da şu yanıtı verdi:


"Her ikisi de Amerikan Cumhurbaşkanları. Onda rey hakkımız yok. Bir değerlendirme yapamam. Çünkü siyasetçiler hakkında değerlendirme, görevini yaptığı zaman değil, bitirdiği zaman yapılır. Bugünkü Başkan fevkalade zor şartlar altında görev yapıyor. Bu görevini bitirdiği zaman o kıyaslamayı yapma imkanı olur. Bugün zordur kıyaslama, objektif olmaz. Kitap benim elime bdyi ilgilendirdiği gibi dünyairkaç gün sonra gelir."
Bir gazetecinin Demirel olarak Türkiye'de Kürt gerçeğini ilk tanıyanlardan olduğunun hatırlatılması ve Kürt gerçeğinin ne demek olduğunun sorulması üzerine Demirel, "Bir kişinin 'Ben Kürdüm' diyebilmesi bu gerçektir. Bunu 15 yıl önce bunu söyledim. Ancak Türkiye birliğini sıkıntıya sokacak hareketlere dikkat edelim" karşılığını verdi.


9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, bir gazetecinin "Kuzey Irak'ta olduğu ileri sürülen İsrail askerleri ile ilgili ne düşünüyorsunuz?" şeklindeki sorusunu "Çok yanlış... Çok yanlış..." diye cevapladı.

Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 22:26

İLGİLİ HABERLER