Gündem
  • 29.9.2013 12:22

"Demokratikleşme paketinde, başörtü özgürlüğünü bekliyoruz"

Memur-Sen Konfederasyonu Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu, ülkenin en önemli gündemlerinden birisinin demokratikleşme paketi olduğunu belirterek, "Bu pakette, kamuda başörtü özgürlüğünü bekliyoruz. Artık derin devletin, müesses nizamın cinsiyet ayrımcılığına son vermek lazım. Aynı düşüncedeki erkek devlet memuriyetini yapabiliyor, kadın başörtülüyse yapamıyor" dedi.

Akil İnsanlar Heyeti Karadeniz Bölgesi Grubu üyesi de olan Gündoğdu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, en büyük sıkıntılardan birinin öğretmen açığı olduğunu vurgulayarak, atamayı bekleyen on binlerce kişinin olduğunu söyledi.

Öğretmen adaylarının bir an önce mesleğine kavuşması gerektiğini vurgulayan Gündoğdu, "Ne yapıp, edin. Sayın Başbakanımıza çağrıda bulunuyorum. Bugünden itibaren ülkenin en önemli gündemlerinden birisi demokratikleşme paketi açıklanacak. Bu paket içerisinde en önemli açılacak paket, kadrolu öğretmenle bütün öğretmen açığını gidermek, öğretmensiz okul bırakmamak olmalı" diye konuştu.

Birleştirilmiş sınıfların olduğunu dile getiren Gündoğdu, bir sınıf öğretmeninin dört sınıfı birlikte okuttuğuna işaret ederek, bu sorunların giderilmesini önerdi.

Doğu Anadolu bölgesinde öğretmen açığının fazla olduğunu ifade eden Gündoğdu, "Buradaki çocuklar, bizim çocuklarımız. Bu çocuklara devlet eliyle nitelikli eğitimi veremezsek, yarın bunları birileri ya Taksim Gezi Parkına götürür ya dağa çıkarır ya Ergenekon'a yanaşmalık yaptırmaya çalışabilir. Bunu yaptıracak bir sürü sendika, bir sürü parti, bir sürü siyasi oluşum var. Onun için devletin eğitim hakkını lokomotif olan öğretmenle çocukları buluşturarark, gidermesi lazım" şeklinde konuştu.

- "82 model bir yönetmelikten medet umanları vicdanlı olmaya davet ediyorum"

Kılık kıyafet yönetmeliğine de değinen Gündoğdu, şunları kaydetti:

"Kamuda kılık, kıyafet özgürlüğü için Eğitim-Bir-Sen, Memur-Sen yeni yıla 12 milyon 300 bin imzayla girmiştik. Sonra sivil itaatsizlik eylemiyle fiili olarak bu sorunu biz çözdük, rahat ettik. Hükümet de çözsün, rahat etsin bunu diyoruz. Bu pakette, kamuda başörtü özgürlüğünü bekliyoruz. Artık derin devletin, müesses nizamın cinsiyet ayrımcılığına son vermek lazım. Aynı düşüncedeki erkek, devlet memuriyetini yapabiliyor, kadın başörtülüyse yapamıyor. Aynı düşüncedeki erkek milletvekelliği yapıyor, kadın başörtülüyse yapamıyor. Bu hem cinsiyet ayrımcılığıdır hem kadın kadına eşitsizliktir hem de erkeğin kadınlara ne giyeceğine dair toplum mühendisliği yapma gibi despotizmi beraberinde getirir. 82 model bir yönetmelikten medet uman faşistleri, jakobenleri artık vicdanlı olmaya davet ediyorum."

Pakette dünya mazlumlarının da olması gerektiğini belirten Gündoğdu, "Mısır'da, Suriye'de kardeşlerimiz katlediliyor. Artık batının, bazı İslam ülkelerinin diktatörlerinin darbelere destek olduğu bu tablo üzüyor, vicdanları sızlatıyor. Bunun için Memur-Sen'in öncülük ettiği Ankara'daki mitingin adı 'Mısır için direniş, insanlık için dirilişti.' Evet Mısırlılar direniyor. Allah onlardan razı olsun ama empati yapıp, dirilmesi gereken biziz. İnsanlık; ırkı, dini, cinsiyeti ne olursa olsun herkesin darbelere karşı olması lazım" ifadelerini kullandı.

- "Rabia olmak, darbeye karşıyım demek, insanım demek"

Herkesin Rabia'yı ayakta alkışlaması gerektiğinin altını çizen Gündoğdu, "Rabia olmak önemli. Rabia olmak, darbeye karşıyım demek, insanım demek. Demokratik haklarımı istiyorum demek, millet iradesinin önündeki engelin kaldırılması demek. Siyonist devletlerin, kan emen anlayışına dur demek, bunları durdurmak demek" dedi.

Suriye'deki çocukların zor durumda olduğunu ve bunlar için empati yapılmasını öneren Gündoğdu, şöyle devam etti:

"Mısır için, Suriye için, Afganistan için, Filistin için, Arakan için, Somali için, yeniden hareket etmek ve dirilmek lazım. Bunu kamuoyuna taşımamız gerekiyor. Bu manada Türkiye'nin referandumla başlayan 'büyük Türkiye' idealinin gereği yeni anayasaya kavuşması lazım. Bir siyasi partinin bir bölümü Dersim diyor, diğer bölümü Dersim'dekiler lanet olsun diyor. Aynı siyasi parti. Ben anlayamıyorum. Bir yardımcısı, 'ana dilde eğitim hiç değilse öğretim boyutuyla verilsin' diyor, diğer yardımcısı 'öyle bir şey olamaz, bizim parti buna karşıdır' diyor."
 

İLGİLİ HABERLER