KAYNAK : Haber Vitrini
ANKARA - DYP Grup Başkanvekili Nevzat Ercan, akaryakıt zammı konusunda vatandaşları hak aramaya çağırarak, "Hükümet akaryakıtı tüketenler üzerinden zam adı altında gasp suçu işliyor. Milletin kanını, iliğini emen bu zamlar meşru sayılmaz. Tüketiciyi koruma yönündeki evrensel normlar harekete geçirilmeli, hak sahipleri yargıya başvurmalı, demokratik tepkilerini ortaya koymalıdır" dedi.
Türkiye'nin hükümet ortaklarının ortaya attığı sanal gündemlerle gününü geçirdiğini söyleyen Ercan, iktidarın deprem yardımlarının hesabını da kuruşu kuruşuna vermesini istedi. Bu hesabı Ecevit'in vermesini isteyen Ercan, "Aksi takdirde iktidara geldiğimizde bu konunun perde arkasını deşeceğiz. Bilgileri milletimizle paylaşacağız. Gereğini yapacağız. İktidar deprem afetini bir daha yaşamamak veya en az zararla atlatmak için gerekli tedbirler konusunda sağırları oynamaktadır. Allah korusun yarın İstanbul'da yaşanacak facia hiçbir şekilde tedbirler dünyasında yoktur. ANASOL-M iktidarını bu konuda gafletten uyanmaya davte ediyoruz" ifadelerini kullandı.
Ercan, özellikle MHP ve ANAP'ın 'idam' konusunda sanal bir gündem omuşturduğunu belirterek, "Sayın Mesut Yılmaz Avrupa Birliği'ne üyelik süreci yolunda partisini güya kurtarmaya çalışmaktadır. Sayın Bahçeli bölgeci bir mantıkla ve küreselleşmeye özünde karşı söylemlerle gelecek seçimin malzemesini üretme gayretindedir. Artık mızrak çuvala sığmıyor. Şehitler üzerinden yürütülen siyasetin samimiyetsizlik derecesini büyük Türk milleti bir iman gücünde kavramıştır. Çırpınışlar boşunadır. Salon asabiyetleri boşunadır. Kürsü öfkeleri boşunadır. Bu derdin artık devası yoktur. Aldatmalarınız, demokratik giyotininiz olacaktır" diye konuştu.
Avrupa Parlamentosu'nun aldığı Ermeni kararına, Parlamento'nun tepki gösterdiğini, ancak bunun yeterli olmadığını savunan Ercan, şöyle konuştu: "Bilinmelidir ki, Avrupa Birliği ideali ne Avrupalı ne Türkiyeli karşıtlarca sabote edilemez".
Başörtüsü sorununa da değinen Ercan, bu konuda ise şu ifadelere yer verdi: "Yegane amacı din eğitimi olan okullarda yaşanan başörtüsü dramı bir zulümdür. Bu vatan, yalnızca bir şekilde düşünenlerin değil, her türlü düşünce ve inançları bağırlarında taşıyan vatandaşlarındır. Düşmana dahi yapılamayacak imam hatip okulu zulmlerine seyirci kalan ve hatta bu zulmleri uygulamaya koyan siyasal iktidarı kınıyoruz. Başörtüsünü çözeceğiz diyerek oy toplayanların görev zamanıdır. Ülkemizi huzursuz eden, değişik tartışmalara, haksızlıkları, horlamalara, dışlamalara sebep olan, öğrencilerin eğitim haklarına engel tişkil eden hukuk dışı başörtüsü yasağı, mutlaka ve en kısa zamnada kaldırılmalıdır. Yasakçı bir anlayış ne demokrasi, ne hoşgörü, ne de inanç özgürlüğüylle bağdaştırılabilir. Meseleye TBMM'nin süratle el koymasını diliyorum. Bizim yerine öze inecek eğitim anlayışına er geç ulaşılacağını umuyorum. Ancak bu erdemli amaca ulaşmak için bir nesli feda etmek gibi bir lüksümüz yok".
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 15:37