KAYNAK : Haber Vitrini
7’nci Cumhurbaşkanı Kenan Evren, Genelkurmay Başkanı olarak komuta ettiği 12 Eylül 1980 müdahalesi sırasında Metris Cezaevi’ne konulan Abdullah Gül’ü Başbakan olduktan sonra ilk kutlayanlar arasında yer aldı. Ancak, Milli Görüş’ün doğal lideri Necmettin Erbakan, kendi yanında yetişen Gül’ü, "çoluk çocuk" olarak nitelediği ekip tek başına iktidara geldiğinde aramadı. Milliyet’e açıklamalar yapan Gül, "Sizi kimler aradı" diye sorunca, biraz mahçup bir ifadeyle sayıyor:
"Doğrusu Japon Başbakanı aramıştı, Başkan Bush aradı, galiba uçaktaymış, sonra İslam Kalkınma Bankası Başkanı aradı. Tabii, orada arkadaşlarım var. Uzun süre çalışmıştım. Şimdi söylüyorlar, bankada bir bayram havası varmış. Tabii bazı arkadaşlıklar asker arkadaşlığı gibi oluyor. Sonra sağolsun Başbakan Ecevit ilk gün aramıştı. Kenan Evren aradı. Tansu Hanım aradı..." Gül, listeyi sayarken araya girip soruyoruz:
- Peki, Erbakan Hoca aradı mı?
Gül, biraz durup tebessüm ettikten sonra yanıtlıyor: "Aramadı..." Gül, konuyu değiştirip devam ediyor: "Evet, doğrusu Evren Paşa arayıp ‘hayırlı olsun’ dedi, başarılar diledi. Askerler biraz enteresan oluyor. Nezaket gösterdi."
‘HOCA’YA BENZEMEYİZ’
Erbakan’la Gül arasında en önemli fark ne olacak diye sorarsanız, alacağınız ilk yanıt "çevre temizliği" olacaktır. Neden mi? Nedenini, Gül’den şöyle dinledik: "Doğrusu, küçük gibi görünen, ama önemli şeyler vardır. Öyle, özel bir çevre görüntüsü olmayacak. Hani, Hoca’nın etrafında birtakım özel korumalar vardı. Kıyafetleriyle, davranışlarıyla sıkıntı yaratan bir görüntü. Öyle şeyler olmayacak. Resmi görevliler kimlerse, onlarla çalışacağım."
ÜÇCAN MÜSTEŞAR OLACAK
Gül nezaketinden söylemiyor, ama anımsadığı kişiler ve yarattıkları görüntü, belleklerden kolay silinecek gibi değil. Uzakdoğu sporlarını gazeteciler üzerinde deneyen, ibrikle Erbakan Hoca’nın ayaklarını yıkayan ve Sakaryalılar diye bilinen sakallı "özel korumalar" Gül’ün etrafında olmayacak. Devletin koruma polisleri görev yapacak. Çevre farkı bu kadarla kalmayacak. Gül’ün yakın çevresinde gülsuyu kokan, zemzem şişesi koltuğunda gezen özel danışmanlar, sakallı sekreterler de olmayacak.
Örneğin, Özel Kalem Müdürlüğü’nü bir diplomat yapacak. Gül, görevi alınca Dışişleri’ni arayıp uygun bir özel kalem müdürü talep etmiş. Eski Batum Başkonsolusu Hüseyin Avni Karslıoğlu’yla çalışacak. Başbakanlık Müsteşarı’na gelince... O da seçilememiş bir partili olmayacak.
İstemihan Talay’ın Dışişleri’nden alıp Kültür Bakanlığı’na getirdiği bir diplomat; 1999’da Kültür Bakanlığı Müsteşarı olan ve halen bu görevi yürüten Fikret Üçcan, Gül’ün müsteşarı olarak görev yapacak.
Bu tercihlerle anlaşılıyor ki, Başbakanlık katında, Gül’ün yakın çevresi dil bilen, çağdaş görünümlü danışmanlar ve diplomat kökenli görevlilerden oluşacak. Gül’ün devlet işleriyle, ibadet görüntüsünü birbirinden ayıracağı anlaşılıyor. Ancak bu ayrımı yapamayanların da olduğu, Gül’ü tebrik için arayanların listesinden belli.
(Milliyet)
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 18:43