ABD'YE: Tezkere ABD'nin yanlış tavrı yüzünden geçmedi. Türkiye için 'para pazarlığı yapıyor' havası uyandırdılar. Uygunsuz karikatürler ön plana çıktı. Bu da tezkereye muhalefeti büyüttü.
YASAKÇILARA: Yasakları koyanlar, toplum karşısında zor durumda kaldı. Bundan memnuniyet duymuyorum. Antidemokratik engeller ülkeme vakit kaybettiriyor. Onun için üzülüyorum.
TÜRKİYE'YE: Mücadelemizi, kişisel bir mücadale olarak vermedik. Bu Türkiye'nin önünü açma, aydınlık yarınlara yürüme mücadelesidir. Başarırsak AB'ye tam üyelik hızlanacaktır.
AK PARTİ'YE: Siirt'te aldığımız yüzde 85'lik destek, merkez siyaset anlayışımızın benimsendiğinin gösterir. ANAP, MHP ve DYP'liler, hatta DEHAP'lılar sağ olsunlar bizi desteklemişlerdir.
YENİ KABİNEYE: Parti içi demokrasi ve disiplini dikkate alarak bir takım değişiklikler olacak. Ancak bunları henüz tespit etmedim. Bunu öncelikle Abdullah Gül ile değerlendireceğim.
SERDAR ARSEVEN'İN YAZISI:
Erdoğan'dan çağrı: ''Siirt' in mesajına kulak verelim...''
Zaferin gecesinde Erdoğan'la birlikteyiz... AK Parti liderinin çalışmalarına büyük katkı sağlayan Adana Milletvekili Ömer Çelik'in de iştirak ettiği sohbetimiz gecenin yarımında başlıyor... Malûm... Erdoğan, çetrefilli yolları aşarak Meclis'e ulaştı... Modern çağda, bir ''Köroğlu Destanı''na imza attı... O noktadan başlıyor sohbet...
''Çıkartılması gereken dersleri'' konuşuyoruz Tayyip Bey'le... ''Çok çarpıcı mesajlar var'' diyerek giriyor söze... Şöyle devam ediyor:
-Her şeyden önce yasakları koyanların netice alamayacaklarını gösterdi geldiğimiz bu nokta... Bugüne kadar, yasakları koyanlar toplum karşısında zor durumda kalmışlardır... Bunu, onların zor durumda kalmasından memnuniyet duyduğum için ifade etmiyorum. Ülkeme vakit kaybettiriyorlar... Ona üzülüyorum. -Yüzde 85... AK Parti'nin gücü olarak değerlendirmiyorsunuz, bu oy oranını... - Bunlar demokrasinin oylarıdır... ''Merkez siyaset anlayışımız''ın benimsendiğini gösteren oylardır. Bizim demokratik niteliğimizi kendilerine yakın gören ANAP'lılar, MHP'liler, DYP'liler hatta DEHAP'lılar sağ olsunlar bizi desteklemişlerdir...
- Meclis'in üçte ikilik çoğunluğuna sahip olan bir partinin bağlıları, Genel Başkanlarının vekil oluşuna seviniyorlar... -Gerçekten de son derece çarpıcı bir durum bu... Maalesef, demokrasimizin böyle sıkıntıları var... Ancak, AK Parti demokratikleşme yolundaki adımlarıyla bu sıkıntıların büyük ölçüde aşılmasını sağlamaya devam edecektir... Avrupa Birliği'ne tam üyelik serüvende yaşadıklarımı hatırlıyorum... Ben bunu kendi yaşamımda çok acı olarak gördüm... Bana çok ağır gelen sorularla karşılaştım... AB üyesi ülkelerin liderleri, 'Tam üyeliği hedefliyorsunuz ama Türkiye hala Kopenhag kriterleriyle ilgili sorunları aşamadı. Örneğin, önünüze engeller çıkartılıyor... Bu zorlukları aşabileceğinize gerçekten inanıyor musunuz?..' türünden sorular yönelttiler... Zor durumda kaldık tabii...
-Nasıl cevap verdiniz böyle sorulara?.. -'Engelleri aşacağımıza inanıyorum' dedim. Ancak, ikna edici değildi tabii...Siirt seçimi bir aşama oldu... Bir Erdoğan'ın, önündeki engelleri aşarak buraya gelmesi tek başına yeterli olamaz elbette... Zaten mücadelemizi de kişisel olarak vermedik... Burada bir özgürlük ve demokrasi mücadelesi var...
Ve tezkere tartışmaları... O konuda da sorularımız oldu Özetle şunları söyledi Erdoğan: -Ben bunu büyük ölçüde ABD'nin yanlış tavrına bağlıyorum... Orada, ''Türkiye sadece dolar pazarlığı yapıyor'' havası uyandırıldı... ABD medyası, işi mizahi yönden ele alarak, uygunsuz karikatürleri ön plâna çıkartarak, tezkereye yönelik muhalefetin büyümesine sebep oldu... -Yeni tezkereyi Meclis'e getirecek olursanız grup kararı alacak mısınız?.. -O konuda arkadaşlarla oturur, müzakere ederiz... -Parti içi demokrasi?.. -Parti içi demokrasi ve disiplin... İkisini bir arada değerlendiriyoruz... Biri olmadığında diğeri fazla anlam ifade etmez... -Sayın Abdullah Gül' ün performansı hakkında neler diyeceksiniz? -Zor bir dönemde, çok başarılı oldu... Kendisine müteşekkirim... -Sayın Gül, ''Yeni kabineyi oluşturma yetkisi tamamen Genel Başkanımızındır'' demişti... -Sağolsun... Biz bu konuda da birlikte hareket edeceğiz... -Kabinede büyük çaplı değişiklikler olacak mı?.. -Birtakım değişiklikler söz konusu olabilir... Onlar müzakereden sonra ortaya çıkar...
HALKLA İÇ İÇE BİR LİDER
AK Parti'den ayrıldığımızda gecenin ikisine yaklaşmıştık... Şu tespiti düştük defterimize: ''Erdoğan, elde ettiği büyük zaferin coşkusu içinde değil... Etrafındaki bütün parti görevlileriyle teker teker tokalaşması ve elinden geldiğince hepsinin hallerini hatırlarını sorması, 'halkla iç içe bir Başbakan'' olacağını düşündürüyor...'' (Dünden Bugüne Tercüman)
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 19:32