ERDOĞAN NEDEN MÜLAYİMLEŞTİ?
AKP lideri Recep Tayyip Erdoğan’ı bu seçim kampanyasında 12. kez bir miting alanında izledim ve onu ilk kez bu kadar kendinden emin, sakin ve keyifli gördüm. Diğer bir deyişle geçen haftanın sinirli, saldırgan ve hırçın Erdoğan’dan pek eser yoktu. Gaziantep İstasyon Meydanı’nı dolduran yaklaşık 40 bin kişi ve onların coşkusu muydu buna sebep? Tek başına bunun olduğunu sanmıyorum. Nitekim mitingten sonra, Erdoğan “kalabalığı nasıl buldun?” diye sorduğunda “İyiydi, ama çok daha iyi mitinglerinizi de gördüm” karşılığını verdim ve kendisi de onayladı.Başbakan’ın özgüveninin, önceki gün Isparta’da söylediği ve gündemi değiştiren “Tek başına iktidara gelemezsem siyasetten çekilirim” çıkışı olduğunu sanıyorum. Zaten Gaziantep’te de aynı sözleri tekrarladığında çok olumlu tepkiler aldı.
Erdoğan’ın bu çıkışı hakkında değişik spekülasyonlar yapıldı. Hepsi bir yana, gerek yaptırdığı kamuoyu araştırmaları, gerek örgütünden gelen bilgiler, gerekse de yaptığı 50’ye yakın mitingte edindiği izlenimlerden hareketle Başbakan’ın tek başına iktidarı garanti gördüğünü düşünüyorum. Ülkenin her bölgesinde 19 miting izlemiş biri olarak AKP’nin 300 civarında milletvekiliyle yeniden tek başına hükümet kurması beni de şaşırtmaz.
Erdoğan hırçın değildi ama CHP lideri Baykal ile MHP lideri Bahçeli’yi topa tutmaya da devam etti. Örneğin Baykal’ın sağlık hizmetlerini nüfus kağıdıyla yapma vaadiyle “Geç kaldın geç Sayın Baykal, sür eşşeğini Niğde’ye” diye dalga geçti. Miting alanında MHP’nin üç hilallerini C harfi yapıp devamını “HP” olarak gösteren pankartı çok beğenen Erdoğan’ın H ve P harflerini İngilizce olarak “eyç” ve “pi” olarak okuması dikkat çekti. AKP lideri konuşmasında sık sık MHP ile CHP’yi eşitlerken esas olarak MHP tabanındaki sol karşıtı duyguları okşamak istiyordu.
Erdoğan Bahçeli’yi Türkeş’in, Baykal’ı da Atatürk’ün “mirasyedi”si olarak tarif etti. “Atatürk sayın Baykal gibi birinin parti lideri olacağını bilseydi bu partiyi kurmazdı” sözleriyle Baykal ile Atatürk’ü ayırmaya çalıştı. AKP lideri’nin Bahçeli hakkındaki bir eleştirisine de “MHP’lileri tenzih ederim” diye başlamsı ilginçti. Kısacası Erdoğan, Gaziantep’te ciddi bir oy potansiyeli oluşturan CHP ve MHP sempatizanlarını ürkütmemeye özen gösterdi.
Miting meydanında ikişer tane “Kadına karşı ayrımcılık ırkçılıktan beterdir” ve “Her alanda eşit ve etkin kadın” pankartı vardı. Ön safları oluşturan, çoğu kırsal kesimden gelen kadınlar sık sık ezilme tehlikesi yaşadılar ve Erdoğan da bu nedenle birkaç kez konuşmasını kesmek zorunda kaldı.
Bir saati aşkın konuşmasında 4.5 yıllık icraatlarını anlatmayı temel alan, siyasi konulara hemen hemen hiç girmeyen AKP liderinin ilk kez bir mitingte cumhurbaşkanlığı krizine ve terör konusuna değinmediğine tanık oldum. Anladığım kadarıyla son üç günde daha mülayim, kibar bir Erdoğan’la karşılaşacağız.
Baykal orası stüdyo er meydanı burası
Başbakan Erdoğan, dün Gaziantep’te konuştu. Konuşmasında CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve Genç Parti Genel Başkanı Cem Uzan’a yüklenen Erdoğan şöyle konuştu: “Baykal, dürüstlüğünü ispat etmezsen namertsin. Baykal, gazete ilanında ne diyor. Dev stüdyo, Baykal bir koltukta oturuyor. Davet yapıyor ‘gel’ diye. İlanın altında da yazmış ‘er meydanı’ diye. Baykal, karıştırdı herhalde orası stüdyo, er meydanı burası. 22 Temmuz’da bunları sandığa gömün. Bahçeli, hortumculara göz yumduğu için Yüce Divan’da yargılanmalı.”