ERDOĞAN: YÖK YASA TASARISINI BİR BEDEL ÖDEMEMEK İÇİN GERİ ÇEKTİK
Birlik Vakfı tarafından düzenlenen ''Meseleler ve Çareler'' sempozyumu Grand Cevahir Otel'de başladı.
Sempozyuma katılan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, uzun yıllar boyunca Türkiye'nin gündeminin neredeyse tamamını ekonomik krizler, siyasi çalkantılar, çözülemeyen meseleler ve bitmeyen suiistimallerin işgal ettiğini söyledi. Erdoğan, bugün Türkiye'nin geleceğini masaya yatıracak, yarınları adına umutları tazeleyecek bir zihin ve ufuk açıklığı dönemi yaşandığını kaydetti. En büyük önceliklerinin bütün sorun alanlarının anahtarı olan ''adalet kavramını'' tesis etmek olduğunu ifade eden Erdoğan, hantal, artık işlemeyen, hizmet üretmeyen, verimlilik hesabı, kar-zarar muhasebesi yapmayan, hesap sorulmayan, kendi içine kapalı, vatandaşa hizmeti öne almayan bürokrasiyi ve şekilciliği esas alan geleneksel kamu yönetimi anlayışından süratle kurtulmanın ''olmazsa olmazlar'' arasında saydı.
''BEDEL ÖDEMEYE HAZIR MISINIZ?''
Erdoğan, kendilerine göre toplumun en büyük talebinin ''adalet'' olduğuna dikkat çekerken, adaleti toplumdan esirgeyerek, demokrasiyi geliştirmenin mümkün olmayacağını söyledi. ''Kendisinden önce konuşan Prof.Dr. Şefik Dursun'un sözlerine atıfta bulunan Erdoğan, ''Yaşanan son bazı olaylar var. Bu olaylar karşısında ben toplumumuzun daha duyarlı olmasını beklerim, beklerdim de. Nedir bu? Örneğin meslek liseleri konusunda hocamın düşüncelerini paylaşmıyorum.
Meslek liseleri olayında, özellikle meslek liselerinde yavrularını okutanlar, çocuklarının durumuna sahip çıkmamışlardır. Bunun karşısına dikilenlere toplum gereken cevabı vermemiştir'' dedi. ''Biz bunun ikincisini de yaparız, yapardık. Ama bunun bedelini siz ödemeye hazır mısınız?'' derken, bunun bir bedelinin bulunduğunu, hükümet olarak bu bedeli ödemeye hazır olmadıklarını belirtti. Erdoğan, bedel ödemeye hazır olmamalarını ''Çünkü daha önce ödenen bedeller var. Biz şimdi bu meslek liselerinde okuyanlara da aynı bedeli ödetemeyiz. Bunun için de bu adımı atamayız. Toplum buna hazır olduğu zaman bu adım atılır'' diye açıkladı.
Erdoğan, insan hakları ve özgürlükleri konusunda bugünün dünyasının benimsediği ileri uygulamaların, milletin asırlara uzanan tarihi için bilinmeyen, aşina olunmayan uygulamalar olmadığını belirtti. Erdoğan, katılımcılara seslenerek, ''Şunu unutmayalım. İnsan, her yerde insandır.
Kitabın içerisinde koyduğunuz müeyyideler ne kadar doğru olursa olsun, ama bunun uygulayıcıları nasıl davranıyor.
Burasıdır asıl olan'' dedi.
''AİHM TEZGAHINDAN BEN DE GEÇTİM''
Erdoğan, konuşmasında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin verdiği kararlara değinirken, ''AİHM'nin tezgahından ben de geçtim. Ve ben, Avrupa İnsan Hakları'na müracaat ettiğimden sonra 4 sene geçti, benim dosyam daha önlerine gelmemişti ama İmralı'daki zatın dosyası hemen anında önlerine geldi ve yürütmeyi durdurma kararı verdi'' diye konuştu. Bu sözleri üzerine salondakiler tarafından alkışlanan Başbakan Erdoğan, konuşmasının devamında, ''Sonra tüm samimiyetimle Avrupa Parlamentosu'ndaki insan hakları savunucularına söylediğimde bir tanesi şunu söyledi 'Ben o zaman parlamenter değildim. Şimdi özür diliyorum'. 'Ama bu kuru özür yetmez' dedim. Bunu savunabiliyor musunuz? Bunu savunduğunuz anda ben samimiyetinize inanırım' dedim'' diye konuştu. Bunun üzerine AİHM'nden davasını geri çektiğini hatırlatan Erdoğan, çekiş nedenini ise ''Benimle ilgili en doğru kararı milletim verdi, onun için çektim'' diye açıkladı.
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 22:30