İstanbul eski Büyükşehir Belediye Başkanı Ali Müfit Gürtuna''nın ANAP''a geçeceği söyleniyordu, hatta Erkan Mumcu AKP''den istifa edip ANAP''a geçtikten sonra Gürtuna''nın da geleceğini açıklamıştı. Oysa Mumcu''nun gelişi Gürtuna''yı durdurdu. Gürtuna''yla ANAP macerasını ve parti kurup kurmayacağını konuştuk.
* Sizin ANAP''la diyalogunuz ne zaman başlamıştı, neler yaşandı?
Nesrin Nas''ın istifasından sonra ANAP''ın merkez yöneticileri bana genel başkanlık teklif etti. Daha o zaman Erkan Mumcu AKP''de politika yapıyordu, istifası söz konusu değildi. Temaslarım oldu farklı çevrelerle, bu işin olabilirliğini inceleledim.
* Parti kurmak yerine, ANAP''ı tercih etmek noktasında mıydınız?
Parti kurma hazırlığı içinde değildim. ANAP yıpranmıştı. Çok ciddi bir atağa ihtiyacı vardı, yeniden canlanamaz mıydı? Bence canlanırdı. Kadro ve imaj değişikliğine ihtiyaç vardı. İddiası olan bir parti olmalıydı.
* Siz 1983''ün ANAP''ındaydınız.
Özal döneminde girmiştim. Kadro değişikliği, yeni programlar, çözüm önerileri ve iktidara yürüyüş şeklinde aşamalı bir plan hazırladım.
Mumcu''nun eli kuvvetli değil
* ''''Liderliğe hazırlanıyordunuz'''' diyebiliriz değil mi?
Çok ciddi bir liderlik yapılması gerekiyordu. Ama bu benimsenmedi.
* Erkan Mumcu istifa edince ANAP örgütü Mumcu''ya mı döndü?
ANAP''ta gövde aynı kaldı, partiye yeni bir baş monte edildi. Bu yapı ANAP''ı kurtaramaz. ANAP''ın değişime açık olmadığını gördüm.
* Neydi sorun sizce?
''''Asansör çıkarken ben asansörün içinde olayım'''' mantığı vardı. Yani partide bir yükseliş olursa ben de bundan yararlanayım mantığı, aslında ANAP''ı belki de bitiren hastalıklardan biri... Zaten kongrede de gördük, iki üç üniversite öğrencisi ve iki üç kişinin dışında yapı yenilenmedi. Halbuki şok değişime ihtiyaç vardı. Sanırım ''''Gürtuna olursa yerimizi koruyamayız, Mumcu gelirse yerimizi koruruz'''' anlayışı hakim oldu.
* Erkan Mumcu ANAP''tan ayrılıp AKP''de uzun süre siyaset yapmış biri. Şimdi yeni çıkışı sırasında, aslında en çok bu nedenle eleştiriliyor.
Mumcu''nun eli kuvvetli değil. Şahsiyete yönelik eleştiriler yaparak yanlış yaptı. Siyasetin seviyesini yüksek tutmak lazım, kuşkusuz tenkit olacak ama bu da seviyeli yapılmalı.
* ANAP''lılara kırgın mısınız?
Yok. Şartlarımın kabul edilmediğini gördüm ve ANAP''ta yapamayacağımı anladım.
Hıristiyan danışmanım vardı
* Duruşunuz geçmişten beri merkeze yakın. Parti kuracak mısınız?
(Gülüyor) Parti kurma takvimim yok ama siyasetten de uzak değilim. Belediye başkanıyken farklı kesimlerden destek aldım. Hıristiyan danışmanım vardı. O danışmanın görevine son verdiler benden sonra. CHP''li birçok kişi yolumu kesip ''''ben size oy vermiştim yerel seçimlerde'''' diyor.
* Sizin şu anda oy verecek bir partiniz var mı?
Gönlümce oy vereceğim bir parti yok. Seçim olsa, mecburen veririz.
* AKP kadrolarında İstanbul Belediyesi''nden çok isim var. Performanslarını nasıl buluyorsunuz?
Bana göre hükümet baharı, yazı iyi değerlediremedi. Sonbahara girdiler ve arkadan kara kış gelecek. Ağustos böceği gibi hükümet. Karınca gibi çalışmadı, geleceğe yatırım yapamadı.
* ''''Amerika- Türkiye ilişkileri hiç olmadığı kadar gergin'''' değerlendirmelerine katılıyor musunuz?
Türkiye iddiasını kaybetti. Londra''da Îsrail-Filistin uzlaşma konferansı düzenlendi. 25 ülke davet edildi, bu ülkelerin arasında Kuzey Avrupa ülkeleri, Norveç gibi ülkeler var ama Türkiye yok. Çünkü Türkiye''yi dikkate almıyorlar. Irak politikamız var mı yok mu? Hükümet ''Var'''' diyor, Kara Kuvvetleri Komutanı ''''yok'''' diyor.
''''Sizi görünce kapanmayı düşündüm'''' diyenler oldu
* Reyhan Hanım muhafazakar kesime yeni örtünme biçimi önerdiniz, türban yerine şapka kullandınız. Sizi takip eden oldu mu?
Halktan tepki aldığımı söyleyemeyeceğim. Yanıma gelip ''''Ben kapanmayı düşünüyordum, nasıl yapacağımı bilmiyordum, yol gösterdiniz'''' diyenler oldu. Aslında tam aksini düşünmüştüm, başını açmak isteyenlere yol göstermek istedim.
* Eşinizin başkanlığı döneminde kadın koordinasyon merkezinin basındaydınız. Ne oldu o çalışma?
Belediye bünyesinde çalışma yapıyorduk, orada kaldı.
* Sizle birlikte ABD Dışişleri eski Bakanı Madline Allbright''in toplantısına katılmıştık, çok ilgilenilmişti. Neden ayrı bir dernek kurmayı düşünmediniz?
New York''ta ofis açmamı önerdiler. Fransa ve Azerbaycan''dan da talep geldi. 450 bin maddi sıkıntı çeken aileye ulaşmıştık. Bu sayı 1.5 milyonluk bir nüfusa denk geliyor. Bence bu hizmetler toplumsal patlamayı önlüyordu. Sokakta çalışan çocuklara yardım edip okula yazdırıyorduk, o çocuklar şimdi sokaklarda çete üyesi oldular.
Ali Müfit Gürtuna: Eşime de kızıma da karışmam
* Benim için ''''eşine söz geçiremiyor'''' diyorlar, eşime sahip çıkarmyormuşum gibi yorumlar yapıyorlar, gülüp geçiyorum. Bu tarz yaklaşımlar derin bir ayrımcılığın göstergesi. Aile içi demokrasiye inanıyorum, eşimin görüşlerinin çoğunu destekliyorum.
* AKP türban meselesini çözemez. Türkiye''de türban konusu kamunun bir sorunu haline geldi. Kronik probleme dönüştü. Türkiye bunu aşmalı.
* Gerek etnik kökene, gerek mezhebe dayalı ayrışmalar tahrik ediliyor Türkiye''de. Doğrusu ben bu konuda son derece kaygılıyım. Bireysel özgürlük alanına kimsenin müdahale etmemesi lazım. Kızım başını örtmek istemiyor, ben de bir şey demiyorum.
* Eşimin örtünme biçimi kendisinin kişisel tercihi. Pakistanlı ayrı, İranlı ayrı, Amerikalı Müslüman ayrı biçimde örtünüyor. Eşim bir alternatif gösterdi, toplumdaki gerginliği ortadan kaldırabilmek için bu bir yol arayışıdır.
(VATAN)
Güncellenme Tarihi : 17.3.2016 11:56