Gündem
  • 26.5.2008 11:37

İŞTE, TOPTAN'IN GERİLİMİ DÜŞÜRME FORMÜLÜ

TBMM Başkanı Köksal Toptan, Türkiye'nin en yüksek yargı organından, yasamanın yetki kullanış biçimine ağır tepki gelmesinden incindiğini, Türkiye demokrasisi açısından doğru bulmadığını belirterek, ''Parlamento, bu kadar ağır ithamları kesinlikle hakketmedi'' dedi.

Toptan, CNN Türk'te, gündemdeki konulara ilişkin Ankara Temsilcisi Yavuz Oğhan'ın sorularını yanıtladı.

Konuşmasına Cannes Film Festivali'nde, ''Üç Maymun'' filmiyle ''En İyi Yönetmen'' ödülünü kazanan Nuri Bilge Ceylan'ı kutlayarak başlayan Toptan, Ceylan'ın, ''Bu ödülü ülkeme adıyorum'' sözünü anımsattı. Bunun, özlemini duydukları bir söz olduğunu belirten Toptan, zaman zaman bu güzel ülkeye haksızlık yaptıklarını düşündüğünü ifade etti.

Köksal Toptan, ''Bu güzel ülkeden böyle başarılı insanlar çıkıyor. Yürekten inanıyorum ki biraz daha destek olsak, önlerini açabilsek başka alanlarda da böylesine yüzümüzü güldürecek gelişmeler, başarılarla övünme imkanı buluruz'' diye konuştu.

Orhan Pamuk ile de geçen yıl aldığı ödül dolayısıyla gurur duyduklarını belirten Toptan'a, Pamuk'un yargılandığı anımsatıldı. Toptan, ''Bir uygulama yanlışlığı vardı. Ama bu ne Sayın Pamuk'un bu ülkenin çocuğu olduğu gerçeğini ne de milletimizin ona olan sevgisini ortadan kaldırır'' dedi.

-''BİLDİRİ SAHİPLERİ BİRBİRİYLE KONUŞMALI''-

TBMM Başkanı Toptan, dünden bugüne baktıklarında, Türkiye'yi güzellikle büyüttüklerinden mutluluk duymaları gerektiğini söyledi.

Danıştay ve Yargıtayın bildirilerine ilişkin soru üzerine Toptan, ''Fikirlerin çatışmasından doğru fikirler ortaya çıkar'' kültüründen geldiklerini dile getirdi. Toptan, bunu, deyiş haline getirmemeleri gerektiğini vurgulayarak, şöyle devam etti:

''Sürdürülebilir fikri çatışma, bir ülkenin kazanımıdır, gelecek vizyonunu çok iyi onarması, kurmasıdır. Yönetilemez, bir fikri çatışma kaosa dönüşebilir. Şu anda Türkiye, bir kaos noktasında değil. Sürdürülebilir, yönetilebilir bir fikri çatışma ortamı içinde de değiliz. Niçin oturup konuşmuyoruz, gazeteler, televizyonlar aracılığıyla düşüncelerimizi birbirimize iletmeye çalışıyoruz. Bunun, sorgulanması gerekir, ciddi bir eksikliğimiz var.

Bildiri sahipleri, birbiriyle konuşmalı. Oturup, bildiriyi kamuoyuna, gazetelere açıklamak yerine, o bildirideki düşüncelerin muhataplarına anlatılması kadar kolay bir şey olamaz. Bize söylenecek lafı olan varsa, yasama organı olarak, benimle Türkiye'de herkes konuşuyor, bana herkes ulaşıyor, gelip benimle konuşmalı. Hükümet ile böyle bir sorunu olan grup, kişi, kurum varsa, hükümet ile konuşmalı. Hükümetin yasamayla veya yargıyla ilgili söylemesi lazım gelen bir takım hususları varsa, bunları gidip ya da çağırıp söylemeli. Türkiye böylesine fikri olgunluğa erişmiş ülkedir. Niye bu yol denenmez de kamuoyunun, herkes tarafından algılanması, bilinmesi istenen noktaya getirilir, anlamakta zorluk çekiyorum.''

-''MASA ETRAFINDA BİR ARAYA GELME...''-

TBMM Başkanı Toptan, bütün kanallar ve meram anlatmada bütün yollar denendikten sonra sonuç alınmazsa, fikirlerin kamuoyuyla paylaşılabileceğini belirtti. Toptan, bu noktaya gelmeden, herkesin öncelikle bir masa etrafında bir araya gelip, buluşması, konuşması ve derdini anlatmasında yarar olduğunu dile getirdi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin, ''Yasama, yürütme, yargı masa etrafında bir araya gelsin'' önerisinin anımsatılması üzerine Köksal Toptan, ''O anlamda söylemiyorum. Yargıtayın hükümetten isteği varsa, Yargıtay Başkanı, Başbakana, bakana anlatır, Başbakanın parlamentodan istediği varsa gelir Meclis Başkanına anlatır, Meclis Başkanının hükümetten istediği varsa, anlatır. Kurumların böyle karşılıklı olarak birbiriyle konuşmaları, fikirlerini paylaşmaları, varsa endişelerini aktarmalarının yolları Türkiye'de açık, kurumlar arası böyle sorun da sıkıntı da yok'' diye konuştu.

-''SERT TEPKİYİ ANLAMAKTA ZORLUK ÇEKİYORUM''-

''Olli Rehn'e verilen yargı reformuna ilişkin taslağın bardağını taşırdığının'' belirtilmesi üzerine Toptan, şunları kaydetti:

''Keşke öyle olmasaydı. Yargıtayımız çok iyi bilir ki geçen dönemde bütün ceza mevzuatını, Yargıtay üyesi arkadaşlarla yazdık. Bu bildiriyi kaleme alan arkadaşımız, ceza yasası, ceza usul yasası yapımında çok etkin rol oynayan arkadaşımızdır. Parlamento, hükümet bu yolu başkalarına kapatıyor değil ki.

Belki Adalet Bakanı'nın çok sponten bir şeyi vardır, kötü niyet de aramamak lazım. Bunu gidip kendisine söylemek mümkünken, böylesine çok sert tepkiyi anlamakta zorluk çekiyorum. Ama hükümet ile ilişkilerine çok fazla girmek istemiyorum.''

-''DÜZELTİLECEK YER ANAYASA MAHKEMESİDİR''-

Kuvvetler ayrılığı ilkesinin, yasama, yürütme, yargıdan oluştuğuna işaret eden Toptan, bunların, bir ülkede birbirinden bağımsız değil, uyumlu çalışması gereken erkler olduğunu kaydetti.

Bu erklerin uyumlu çalıştığı ülkede, kalkınma, huzur, barış, demokratik açılımlar ve demokratik gelişmeler olacağını belirten Toptan, şöyle devam etti:

''Bu üç kuvvetin çatışması, Türkiye'yi, kaosa, kaotik ortama götürebilir. Bu üç kuvvetin, birbirinin meşruiyetini tartışmadan, birbirine tahammül etmeyi bilmesi lazım.

Yargı bizim işimize, Anayasaya göre karışır. Bizim, hoşa gitmeyen, yanlış bir kararımız, yasamız çıkarsa, anamuhalefet, belli sayıda milletvekili veya ilerki aşamalarda bir yargı organı, düzenlememizi Anayasa Mahkemesine, 'Anayasaya aykırıdır' diyerek götürür. Mahkeme, Anayasadan aldığı kuvvetle, bu tasarrufumuzu ortadan kaldırır, buna herkes saygı gösterir. 'Anayasa Mahkemesi kararını beğenmedim, uygulamıyorum' diyen var mı? Bu anayasal yargı denetimidir. Bunun yerine, ilave yargı denetimleri koyarsanız, o zaman olmuyor. Yanlış karar verebiliriz, düzeltileceği yer Anayasa Mahkemesidir.''

-''YASAMA ORGANINA KARŞI BÖYLE YAPILMAMALIYDI''-

TBMM Başkanı Toptan, ''Yargıtaya, (Siz neden karışıyorsunuz) söylediğiniz bu'' denilmesi üzerine, ''Ondan incindim. Başka birileri yapsa bir şey diyemem. Ama Türkiye'nin en yüksek yargı organından, yasamanın yetki kullanış biçimine, böylesine ağır tepki gelince, bu organın başı olarak incindim, üzüldüm, Türkiye demokrasisi açısından doğru bulmadım'' dedi.

Bu Parlamentonun, bu kadar ağır ithamları kesinlikle hakketmediğini ifade eden Toptan, bundan fevkalade incindiğini dile getirdi.

''Yasama organına karşı böyle yapılmamalıydı'' diyen Toptan, ''Anayasa Mahkemesi denetimi var, oradan bir karar çıkacak. Oradan çıkacak karara herkes saygı gösterecek. Olay bu kadar netken, bizim aldığımız bir kararın hala tartışma konusu yapılmasını anlayamıyor, kabul edemiyorum'' diye konuştu.

Parlamentonun Yargıtayın görüşünü almadan, Yargıtaya rağmen bir şey yapmasının aklından geçmeyeceğini belirten Toptan, ''Keşke Adalet Bakanımız, daha önce bu tartışmayı yargıyla yapsaydı. Muhtemel ki yabancı konuğa, sponten olarak bir metin vermiştir. Bu kadar ağır tepkiyle karşılamak, bana göre sert tepki oldu'' dedi.

Güncellenme Tarihi : 24.3.2016 11:55

İLGİLİ HABERLER