Gündem
  • 9.3.2002 16:40

KARAKOYUNLU: TÜRBAN İFADE ÖZGÜRLÜĞÜDÜR

KAYNAK : Haber Vitrini Devlet Bakanı Yılmaz Karakoyunlu, ifade özgürlüğünün sadece basında yayınlama ve kürsüde ifade etme basitliğinden çıkarılarak, çok geniş kapsamlı ele alınması gerektiğini söyledi. Karakoyunlu, "47 sene evvel Mülkiye talebesi iken ifade özgürlüğünü tartışırken bir ressamın tablosunu boyaması, bir heykeltıraşın yöntemi, bir genç kızın başını örtmesi ifade özgürlüğünün kapsamındaydı" dedi. Karakoyunlu, Armada Otel'de düzenlenen "İfade Özgürlüğü Mağduriyetleri Sempozyumu"nda yaptığı konuşmada, bu tür toplantılarındevam etmesi dileğine bulundu. Mağduriyetin, özgürlüğün bir fonksiyonu olmadığını belirten Karakoyunlu, bu nedenle sempozyumun başlığının "ifade özgürlüğü mücadeleleri" olması gerektiğini söyledi. Karakoyunlu, "Bugün sadece ifade özgürlüğünü bir düşünceyi söylemek, yazmak basitliğinde ele alıyorsak, 50 yıldan beri ifade özgürlüğü üzerinde yaptığımız mücadeleyi bir kalemde bir kenara itiyoruz demektir" diye konuştu. 50 yıl önce ifade özgürlüğünün bugünkünden çok daha geniş kapsamlı tartışıldığını anlatan Karakoyunlu, 1950-51 yılındaki Basın Yasası'na işaret etti. O yasanın içerisindeki ifade özgürlüğünün bugünkünden çok farklı olduğunu kaydeden Karakoyunlu, bugün ifade özgürlüğünü sadece bir düşünceyi söyleme ve yazma sınırları içine hapsetmemek gerektiğini söyledi. Karakoyunlu, "İfade özgürlüğü, düşünce özgürlüğünün zaruri şartıdır. İfade özgürlüğü için düşünce özgürlüğü gereklidir ama düşünce özgürlüğünün kendini ortaya koyabilmesi için ifade özgürlüğü zaruridir" dedi. HİÇ KÜRSÜYE ÇIKMAYANLAR, HİÇ KÖŞE YAZMAYANLAR Bir insanın kendi varlığını veya kendisine ait olan şeyleri kendisin dışındakine dünyanın kabul kriterlerinden farklı bir noktada ifade edebilmesinin sadece düşünceden ibaret olmadığına da anlatan Karakoyunlu, "47 sene evvel Mülkiye talebesi iken ifade özgürlüğünü tartışırken bir ressamın tablosunu boyaması, bir heykeltıraşın yöntemi, bir genç kızın başını örtmesi ifade özgürlüğünün kapsamındaydı" diye konuştu. 1951'de çıkarılan Basın Yasası'nın 11 defa değiştirildiğini ve her defasında da mümkün olan azami ölçüde faşist düzenlemelere kadar gidildiğini belirten Karakoyunlu, bu kanunun bugünkü mevcudiyetinde bile Türk basınının ne kadar özgür olduğunun görüldüğünü söyledi. Karakoyunlu, "İfade özgürlüğünü sadece basında yayınlama, kürsüde ifade etme basitliğinden çıkararak çok geniş kapsamlı ele almalıyız" dedi. Düşüncenin olgunlaşmış özgürlüğünü elde etmek için evvela eğitim düzeyinde insanlara düşüncesini zenginleştirecek bütün verilere sahip olma imkanının verilmesi gerektiğini belirten Karakoyunlu, "Hiçbir şekilde kürsüye çıkmayan, hiçbir şekilde gazetede tek bir köşe yazmayan ama elinde fırçasıyla tuvalde kendini ifade etmek isteyen bir ressama ya da heykeltıraşa sizin ifade özgürlüğünüzü söz ve yazmak basitliğinde takdim etmeye kalkarsanız ona tanınmış haklara karşı olan saygınızı suiistimal etmiş olursunuz" diye konuştu. Toplantıda konuşanların, tüm bunların zaman içereceğini söylediğini de hatırlatan Karakoyunlu, dünyanın her ülkesinde olduğu gibi Türkiye'de de bilinçli insanların iradesinin zamanı kısaltacak kudreti taşıdığını ve bunun kullanılması gerektiğini belirtti. Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 15:41

İLGİLİ HABERLER