KAYNAK : Haber Vitrini
MEHMET CANITATLI
İSTANBUL - Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) İstanbul Milletvekili ve TBMM Milli Eğitim Kültür Spor Gençlik Komisyonu üyesi Bozkurt Yaşar Öztürk, Başbakan Yardımcısı ve ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz'ın 'AB'ye girmiş bir Türkiye'de artık bir meslek okulu niteliğine gelmiş olan İmam Hatip kız liselerinin önünde başörtüsü takıyor diye polisler 13 yaşındaki kızları kovalamayacaklar' sözlerine tepki göstererek, "Bir insanın kendi elinde iken çözümü başka yerlerde araması, başka yerlerde düşünmesi bana Nasrettin Hoca'nın iğneyi odada kaybedip bahçede aradığı fıkrayı hatırlattı" dedi.
İmam Hatip Liselerinde uygulanan türban yasağı ile ilgili olarak İHA'nın sorularını cevaplandıran MHP İstanbul Milletvekili ve TBMM Milli Eğitim Kültür Spor Gençlik Komisyonu Üyesi Bozkurt Yaşar Öztürk, Yılmaz'ın sözlerini kastederek, "Yanlış da burada. Bir insanın kendi elinde iken çözümü başka yerlerde araması, başka yerlerde düşünmesi bana Nasrettin Hoca'nın iğneyi odada kaybedip bahçede aradığı fıkrayı hatırlattı. Polisler valiliğe, İçişleri Bakanlığı'na bağlı.İçişleri Bakanına ANAP'ın bir milletvekili vali de doğrudan doğruya İçişleri Bakanı'nın emrinde dolayısıyla da hükümetin emrinde. Türban hadisesini kalkıp da Avrupa Birliği'ne girersek 13 yaşındaki çocuklarımız kurtulacak demek yanlış bir düşünce. Bugün yanlışlar yapılmaktadır. Yanlışlar ancak elele verilerek düzeltilir.Bu gibi konuları ille de AB'ye bağlamamız gerekmez" dedi.
"MHP vebalden kaçamaz" diyenlere de seslenen Öztürk, "MHP hiçbir zaman vebalden kaçmıyor. Durup dururken İmam Hatip Liselerinde türban meselesini çıkarmanın sebebini iyi araştırmak lazım. Bu doğrudan doğruya MHP'nin politikaları üzerine oynanan bir oyundur" diye konuştu.
Anayasanın ikinci değişim paketinin Meclis gündeminde olduğunu hatırlatan Bozkurt Yaşar Öztürk, "Bu pakette anayasanın 130 ve 131. maddelerinde değişikliğe gidilmesi öngörülüyor.Bu maddeler doğrudan doğruya cumhurbaşkanının YÖK üzerindeki yetkilerini kapsıyor. Eğer bu yetkiler doğrudan doğruya siyasi güce devredilirse o zaman siyaset de kendine düşen görevi hakkıyla yerine getirecektir. Bu maddelerin değişmesi ile kişilerin kendi başlarına imparatorluk kurmaları devrini de bitirecektir" dedi.
Türban konusunun seçim malzemesi yapılmaması gerektiğini de belirten Öztürk, "İnsanlarımızın inançları doğrultusunda yaşamalarının siyasi malzeme yapılması doğrudan doğruya çocuklarımızı gençlerimizi perişan ediyor.Buna gerek yoktu. Parti gözetmeden eğer tüm partiler aynı şeyi düşünüyorsa siyasi malzeme olmasına meydan vermeden bu meselenin halledilmesi gerekir. Çözüme de yaklaşıldığı şu günlerde durup dururken bu liselerde hiçbir mesele yokken, İstanbul'un bazı semtlerinde soygunlar yapılırken polisler İmam Hatip Lisesi kapılarında. Acaba İmam Hatip Liselerinde polisiye bir olay mı oldu? İçişleri Bakanı'na bunu sormak lazım" ifadelerini kullandı.
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 15:41