Gündem
  • 29.3.2008 00:06

MUHSİN YAZICIOĞLU :SİYASİ PARTİLER SANDIKTA CEZALANDIRIP, SANDIKTA ÖDÜLLENDİRİLMELİ

SEVİM ERCAN
BERLİN  - Almanya'ya bir ziyaret düzenleyen Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı ve Sivas Milletvekili Muhsin Yazıcıoğlu, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'le gerçekleştirdiği görüşme ve AK Parti'nin kapatılması istemiyle açılan davaya ilişkin açıklamalarda bulundu.


Berlin'deki temasları kapsamında Berlin Başkonsolos'u Ahmet Nazif Alpman'ı da ziyaret eden Yazıcıoğlu, çıkışta yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Gül'le yaptığı görüşmeye ilişkin açıklamalarda bulundu. Yazıcıoğlu, "Cumhurbaşkanı Gül'le 70 dakikadan uzun süre bir arada olduk. Cumhurbaşkanı Gül, silahlı kuvvetlerimizin sınır ötesi kara ve hava harekatını değerlendirdi. Özellikle kara harekatı öncesinde uluslararası alanlarda ne gibi temaslarda bulunduklarını ve Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) başarısının derinliklerini anlattı.

Harekatın kamuoyuna haber vermeden bitirilmesini izah etmeye çalıştı. Uluslararası arenada harekatın, ABD Savunma Bakanı'nın Türkiye'deki temasları sonrasında bitirildiği izlenimi oluştu. Yabancı basın, 'Amerika istedi, Türkler çıktı' gibi yayınlar yaptı. Hiçbirimiz TSK'nin bir yabancı devletin kontrolü altında olduğunu söylemiyoruz. Genelkurmay Başkanımız 'bunun kararını biz verdik, harekatın planlanmasına uygun olarak çıktık' diyorsa mutlaka doğrudur.

Bundan hiç şüphemiz yok. Ama bunun doğru olması yetmiyor, imajı yanlış verildi. Bunun psikolojik harekat kısmı iyi yapılamadı. Burada da hükümetin sorumluluğu var. Çünkü silahlı kuvvetlerimiz çekilme kararı aldığı zaman, bunun planlamasına uygun şekilde, mesela 15 dakika önce dahi olsa hükümeti, siyasi parti liderlerini telefonla bile olsa bilgilendirmek suretiyle bunu gerçekleştirselerdi, Türk milleti üzerinde bu psikolojik travma yaşanmazdı. Ordumuz gıpta edilecek, hayranlık uyandıracak bir başarı elde etti.

Bu kış şartlarında, dünyanın çok az ordusu bunu gerçekleştirebilir. Türk Silahlı Kuvvetleri her türlü görevi yapabileceğini ortaya koydu.

Cumhurbaşkanı bunlarla ilgili bilgi verdi, bunun tesadüf olduğunu söyledi. Sayın Gül, ayrıca Irak Cumhurbaşkanı'nın Türkiye'ye daveti ile ilgili de bilgi verdi. Türkiye'nin sınır ötesi operasyonundan sonra Irak yetkililerinin teröre bakışlarında önemli ölçüde değişiklik olduğunu, teröre bakışlarında Türkiye'ye daha yakın hale geldiğini, Irak'ın meşru yetkilileri ile bu temasları kurmamız
gerektiği hakkında bilgi verdi" dedi.

"CUMHURBAŞKANI GÜL'LE İÇ SİYASİ KONULARI DA KONUŞTUK"
Cumhurbaşkanı Gül'le, gündemde olan konulardan iç siyasi alanda da fikir alışverişinde bulunduklarını aktaran Yazıcıoğlu, özellikle siyasi istikrarsızlığa yol açacak konuları ele aldıklarını belirtti. Yazıcıoğlu, "İç siyaset olarak konuyu sayın Cumhurbaşkanı'na ben açtım. Türkiye'nin süratle bir istikrarsızlığa doğru gittiğini, siyasetin yargı, yargının siyaset üzerinde baskı görüntüsü verdiğini, toplumda böyle bir imaj oluştuğunu belirttim. Bunun yargı, yürütme ve yasama erklerine dayanan yönetimi, düzeni sarsma kaygısı yaşattığını ima ettim. Ülkede kuvvetler ayrılığı bozulursa, o zaman başka kaoslar çıkar; başka sorunlar gündeme gelir. Türkiye gerçek anlamda demokratik hukuk devleti olmanın gereklerini yapmalı. Türkiye bu tür gerginlikleri yaşarken, iktidar da muhalefet de gerilimi sürekli olarak artırır. Ama bu gerilim artmaya devam ederse, Türkiye çok ciddi ekonomik krizlerle karşılaşabilir. Ben Anadolu'dan geliyorum. Anadolu'da çiftçimiz çok kaygılı. Esnafımız kaygılı. Risk faktörü olan hiçbir girişime yanaşmıyorlar. Bu da ekonomide ciddi bir kırılma dönemine girdiğimizi gösteriyor. Türkiye ciddi bir viraja girmiş durumda. Bu virajı arabayı devirmeden geçmenin yollarını aramamız lazım. Elbette yargı suç işleyenin üstüne gidecek. Eğer kitaba uygun olarak bir dava açılması icap ediyorsa, o dava açılacaktır. Bütün bunları yaparken hukuk devleti kuralları içinde olmalıyız. Demokrasiyi riske atmadan. Demokratik düzeni sarsmadan yapmalıyız. Gerginlikleri, gerilimleri böyle kutuplaşmaya, kamplaşmaya hele hele kitlesel karşıtlıklara dönüştürmemeliyiz" açıklamasında bulundu.


AK Parti'nin kapatılma girişimi de eleştiren Yazıcıoğlu, bunun sandıklarda çözüme kavuşacak bir mesele olduğuna dikkat çekti.

Yazıcıoğlu, "Şiddet odağı haline gelmemiş olan, şiddeti ve terörü siyasetin bir vasıtası olarak görmeyen, şiddet ve terörü kullanarak düzen değiştirme çabası içerisinde olmayan bir siyasi parti kapatılmamalıdır. Siyasi partiler, anayasamızın 68. maddesine göre demokrasinin vazgeçilmez unsurlarıdır. Anayasamız böyle diyor. Öyleyse demokrasinin vazgeçilmez unsuru durumunda olan bir siyasi parti sandıkta cezalandırıp, sandıkta ödüllendirilmeli. Hayatına son verilecekse, sandıkta verilmeli. Yoksa fikirlerinden ve eylemlerinden dolayı siyasi partilerin kapatılmalarını doğru bulmuyorum. Şimdiye kadar laik, demokratik ve sosyal hukuk devleti dediğimiz devletimizin bu kurallar üzerinde kalıcı, sürdürülebilir bir düzene kavuşabilmesi için sivil, demokratik, işleyebilen her kesimin işleyebileceği bir anayasa değişikliği yapılabilmiş olsaydı. Bunu ne dünkü iktidarlar yapabildi, ne bugünkü iktidarlar. Şu ana kadar siyaset kendi alanındaki demokratikleşmeyi yapmadı ki" dedi.

 

Güncellenme Tarihi : 24.3.2016 12:50

İLGİLİ HABERLER