Gündem
  • 11.4.2005 11:49

PKK KÜRT KANI SATIYOR!

Terör örgütü PKK''nın, örgüt içinde topladığı kanları hem yabancılara analiz ettirdiği hem de satarak para kazandığı ortaya çıktı. Yapılan araştırmaya göre örgüt şu ana kadar 3 binden fazla kan örneği toplamış. Bu işi ise PKK''nın kurduğu sözde ''Kürt Kızılayı'' (Heyva Sora Kürdistan) adına çalıştığını belirten kişiler yapıyor. Son bir yılda bölgeye gelen ''Kürt Kızılayı'' mensupları, köylere gidip sağlık taraması yapıyor ve yardım adı altında izini belli etmeden kan topluyor. Haftalık yayımlanan Aksiyon dergisinin son sayısında Haşim Söylemez imzasıyla çıkan habere göre, PKK''nın kurduğu sözde ''Kürt Kızılayı'' (Heyva Sora Kürdistan) güneydoğuda köylere giderek, sağlık taraması yapıyor ve yardım adı altında izini belli etmeden kan topluyor. Örgüt topladığı bu kanları hem yabancılara analiz ettiriyor hem de satarak para kazanıyor. Dergideki haber şöyle devam ediyor: ''''Kanlar, sadece Kürt vatandaşlardan alınıyor. Bölgede görev yapan istihbarat birimleri, PKK''nın kan toplama faaliyetini uzun süredir ve çok kolay yaptığını söylüyor. Diyarbakır, Mardin, Batman ve Şanlıurfa bölgesinde yoğunlaşan kan toplama işlemi, örgütün kendi içinde yayınladığı bilgi notlarında da ortaya çıkıyor. Öyle ki terör örgütü içinde şimdilerde kan üzerinden gelir elde etmeden kaynaklanan ''kan davası'' başlamış. Teröristlerin dağdaki en etkili ismi Murat Karayılan ''Kürt Kızılayı''ndan toplanan kanların hesabını soruyor. Karayılan şikayet tarzı bilgi notunda 3 bin 500 kan örneğinin toplandığını belirtip kanların akıbetini tehditkâr bir ifadeyle soruyor: ''''Onlar kanın parasını ne yaptı? Konuyu çok geciktirdiniz. Ocakta olur dediniz, olmadı. Sonuç elimizde değil. İnceleyin, rapor edin, sonra da satın, dedik. Kimse bizi dinlemiyor mu? Biz olmasaydık bu iş olmazdı. Kürtler için o kan önemli.'''' Karayılan bu işi bitirin talimatını verirken, kan toplama işinin devam etmesi gerektiği üzerinde duruyor. Güneydoğu''dan toplanan kan örnekleri Kandil Dağı''na, oradan Avrupa ülkelerine taşınıyor. Avrupa ülkelerindeki çeşitli enstitülere bırakılan kan örneklerinin tahlil edildikten sonra, kan merkezlerine satıldığı belirtiliyor. ''Kürt Kızılayı'' başvurduğu her kişiden en az yarım ünite (yarım litre) kan alıyor ve bunları özel olarak hazırlanmış ambalajlarda muhafaza ediyor. Her ne kadar PKK toplayarak para kazanma yoluna gidiyor görünse de kanların analiz edilmek istenmesi işin içinde başka amaçlar olduğunu gösteriyor. Kan grubundan yola çıkılarak bir insanın ırkî özellikleri hakkında herhangi bir tespitte bulunmak çok zor; ancak doku grupları üzerinden bir gen haritası çıkarmak mümkün. Dolayısıyla, kan bir yönüyle en az parmak izi kadar önemli bir rol oynayabiliyor. Terör örgütü, dokulardan yola çıkarak geçmişten günümüze Kürtlerin Güneydoğu''da yaşadığını kan üzerinden ispatlamaya çalışıyor. KAN DOKULARI NESİLDEN NESİLE GEÇİYOR Kandaki HLA B27, HLA DR3, HLA B5, HLA B51 gibi doku grupları soydan soya intikal ediyor ve bir ırkın gen tespitini ortaya koyma açısından son derece önemli olabiliyor. Uzmanlara göre kan dokuları yüzde 99 oranında nesilden nesile geçiyor. Türkiye''de ilk uygun kemik iliğini tespit edip naklini gerçekleştiren ekibin içinde yer alan Memorial Hastanesi İmmünoloji Bölümü sorumlusu Prof. Dr. Mahmut Çarin, art niyetli grupların bunu siyasi bir malzemeye dönüştürebileceğini söylüyor. Dünyanın genom haritasının Amerikalılar tarafından çıkarıldığını belirten Çarin, ''''Kan doku grupları üzerinden ırkî tespit yapılıyor. Türkiye etnik köken bakımından zengin bir ülke. Karadeniz''deki insanlarla doğudakilerin doku grupları farklıdır. Burada art niyetli olanlar lokal anlamda verileri etnik malzeme yapabilir. Amaç ortalığı bulandırmaktır.'''' diyor. Sadece genetik tespit değil, aynı zamanda kan dokusundan hareketle, özel ilaçlar çıkarılıp hastalıklar üretilebilir. HLA doku grupları üzerinde durulması gerektiğini söyleyen Mahmut Çarin, özel hastalıklardan yola çıkılarak ırkî anlamda tespite yardımcı olacak sonuçlara ulaşmanın mümkün olabileceğini vurguluyor. Örneğin, ailevi Akdeniz ateşi Araplar, Ermeniler, Yahudiler ve Türklerde ağırlıklı olarak görülüyor. HLA B5 Behçet hastalığı, B8 diyabet hastalığı taşıyan doku gruplarından. Kanla ırk tespiti ilk olarak Hitler tarafından gerçekleştirilmeye çalışıldı. Saf Alman ırkının üstünlüğünü ispatlamaya çalışan Hitler, Almanlara ait kanın üstün olduğu görüşündeydi. ''''A'''' kan grubu Alman ırkının değişmez kanı olarak kabul ediliyordu. ''''B'''' kan grubu Asya''da, ''''0'''' grubu Afrika''da, ''''A'''' grubu Avrupa''da belirgin olarak görülüyor. Türkiye''de ise ''''A'''' ve ''''B'''' kan grubu açık ara farkla diğer kan gruplarının önünde bulunuyor. Türkiye bu durumda hem Asya hem de Avrupa kanı taşıyor. Ancak uzmanlara göre günümüzde büyük bir karışımın varlığından söz etmek gerekiyor. KÜRT KIZILAYI YARDIM KURULUŞU DEĞiL Türkiye''de kan toplayan ''''Kürt Kızılayı'''', Avrupa''da da faaliyet gösteriyor. ''''Kürt çocuklarına yardım kampanyası'''' adı altında bağış organizasyonları düzenleyen ''Kürt Kızılayı'' yurtdışında yaşayan Kürtlerden büyük miktarda para topluyor. Ancak, yapılan iş yasal değil; çünkü ''''Kürt Kızılayı'''' olarak lanse edilen kurum kanuni değil. Zaten, Hakkari depremi için Almanya''daki Kürtlerden kan toplayan örgüte, Almanya Eyalet Mahkemesi karşı çıktı. Mahkeme, söz konusu ''Kürt Kızılayı''nın insanî yardım kuruluşu olmadığına dair karar verdi. Ancak, buna rağmen faaliyet sürüyor. Hatta, toplanan bağışlar, tıpkı kan konusunda olduğu gibi zaman zaman örgüt içinde tartışmaya bile yol açıyor. Örneğin, ''Kürt Kızılayı'' adına Avrupa''daki Kürtlerden toplanan 3,5 milyon YTL''nin PKK''nın Avrupa''daki önemli isimlerinden Mahir Welat tarafından Rusya''ya götürülmesi... İddiaya göre Welat, Rus mafyası ile birlikte çalışıyor.''''. Güncellenme Tarihi : 17.3.2016 11:51

İLGİLİ HABERLER