Ulusal kanallarda filmlerin 'ahlaken' katledilmesine, istemesek de alışkınız. Şifreli kanallara ise, hem diğerlerinin çoğu kez yerli dizi, yarışma ve haberlerden ibaret yayınlarıyla yetinmemek hem de sansürsüz, 'adam gibi' film izleyebilmek için üye oluyoruz (veya oluyorduk). Ama anlaşılan bu da yetmiyor. Digiturk'ün bu ayki programında hangi filmlerin hangi saatte sansürlü yayımlandığını açıklamasıyla daha da netleşen manzaraya göre, ne yaparsak yapalım televizyonda 'kanalın kurgusu'nu izlemek durumundayız. Aynı şey CINE5 için de geçerli. İki kanal da gerekçe olarak RTÜK'ün 'soğuk nefesi'ni gösteriyor. Ama onca para döken seyircinin, "N'apalım, bu ülke böyle," deyip geçmesi mümkün mü, orası şüpheli. İlgili isimlere bu konu hakkındaki görüşlerini, uygulamanın sebeplerini sorduk
Televizyonun tek kanallı olduğu dönemlerde hem devletin hem de seyircinin işi daha kolaydı galiba. Belirli saatlerde TRT'den, Türk milletinin örf adet, âile yapısına uygun çeşitli programlar, filmler yayımlanır, seyirci de oturup izlerdi. Ama köprünün altından çok sular aktı. Hayatımıza onlarca ulusal, yerel kanallar ve abonelik esasına dayanan şifreli kanallar, bir de dijital platform girdi. Sonuçta, zorunlu olarak bir denetleme durumu ortaya çıktı, bunu da Radyo Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) yapıyor. Ancak televizyon kanallarının denetlenmesi konusunda uygulamada olan yönetmelik, televizyon türü ayırt etmiyor. Hal böyle olunca da şifreli kanallar uyarı, para cezası almamak için otosansür yolunu tercih ediyor.
Bu ay, Digiturk, kendi bünyesindeki sinema kanallarında gösterilen bazı filmlere otosansür uyguladığını açıkladı. Kurum, Digiturk dergisinde yer alan aylık film programında, bazı filmlerin yanlarına kırmızı bir kare koyarak izleyicisini uyarıyor. Bu işaret 'şiddet ve aşırı erotizm içeren görüntüler çıkarılmıştır' anlamına geliyor. Ağır Roman, Kaşık Düşmanı, 8 Kadın gibi filmler bu otosansür durumundan yara alan yapımların birkaçı.
Filmler gündüz kuşağında yayımlanırken, mevzuat gereği, çocukların olumsuz etkilenmemesi için belirli sahneler kesiliyor. Ama belirtmek gerekir, saat 23.00'ten sonra filmlerin tamamı gösteriliyor (ancak programa bakınca, bu 'tamam' filmlerin sabaha karşı saatlerde gösterildiği görülüyor.) Aslında bu otosansür hali zaten varmış meğer. Sadece Digiturk aboneleriyle daha şeffaf bir ilişki kurmak adına bu fiili durumu izleyicisine (nedense daha önce değil de dördüncü yaşını idrak ettiği şu günlerde) duyurmayı tercih etti.
Şimdilerde Yücel Sayman başkanlığında Radyo Televizyon Yayıncılığı Komisyonu yeni bir yasa hazırlığı içerisinde. Eğer ulusal kanallarla bu tür tematik kanalların uymaları gereken esaslar konusunda bir ayrıma gidilirse, bu mevzu da kökünden çözümlenmiş olacak.
YRD. DOÇ. CEM PEKMAN
(Marmara Üni. İletişim Fakültesi)
İngiltere'de filmlerin önüne uyarılar konuluyor. Fransa'da film boyunca ekranın bir köşesine uyarı konuluyor. Genel anlamıyla sansüre ve otosansüre karşı çıkmak gerekiyor. Filmlerin herhangi bir şekilde sansüre tabi tutulmaması gerekiyor. Neticede bir sanat eseri. Kamuya açık kanallarda belli bir denetim olması şart. Zaten yapılıyor. Özellikle de çocukların olumsuz etkilenmemesine yönelik denetimler bunlar. Ama şifreli kanalların ayrı bir yapısı var. İnsanlar kanalın vaat ettiği filmleri izlemek için para verip abone oluyor. Bunlar kamuya açık kanallar değil. Kamuya açık kanallarla aynı yönetmeliğe tabi olması da mantıksal olarak yanlış. Şifreli kanalların nasıl bir platforma oturtulacağıyla ilgili bir düzenleme yapılmadı. Yaşanılan sorun da buradan kaynaklanıyor
CENGİZ SEMERCİOĞLU
(CINE5 Program Koordinatörü)
Şifreli kanallarda ulusal kanallara göre daha iddialı filmler yayımlanıyor. Ama aynı yönetmeliğe tabii olduğunuz için de çeşitli cezalara çarptırılabiliyorsunuz. İster istemez ceza almamak için bir otosansür uygulaması söz konusu oluyor. Biz, festivallerde gösterilen filmleri, Avrupa sinemasının seçkin örneklerini yayımlıyoruz. Onlara otosansür uygulamazsak şimdiye kadar bin kere kapanmıştık. İnsanlara biz ne yayımlayacağımızı duyuruyoruz, onlar da ona göre bizi tercih ediyor. Yani insanlar ne izleyeceğini biliyor, bunun için de para veriyorlar. Sonuçta insanlar kendi öz denetimini yapıp bir tercihte bulunuyor. Burada şifreli kanallara daha esnek davranılması gerekiyor. Pratik hayat yasaların önüne geçiyor. Şifreli kanallar kurulduğunda, yasada onlara yönelik bir madde yoktu. Bir film kanalı her türlü filmi yayımlar, abonelerine bunu vaat eder. Ama ulusal kanallarla aynı yönetmeliğe tabi olursa, bazı filmleri istediği gibi yayımlayamaz
MELTEM SAYIN
(Digiturk Genel Müdür Yardımcısı)
Tabi olduğumuz RTÜK düzenlemelerine göre belli kurallara uymak zorundayız. Ayrıca bu kurallara müşteriye vaat ettiğimiz yayının devamını sağlamak adına uyduğumuzu belirtmekte fayda var. Çünkü herhangi bir kurala uymadığımız vakit, yayınımız durabilir. O noktada da müşteriye verdiğimiz sözü tutmamış oluruz. Bunun yerine tabi olduğumuz düzenlemeler çerçevesinde hareket ederek yayını sürdürmeye çalışıyoruz. Tabii bizim bir avantajımız var. Gece ve gündüz farklı uygulamalar yapabiliyoruz. Gündüz çocukları etkilemeyecek hale getirilerek yayımlanan bir filmin tamamını gece gösteriyoruz. Biz müşterimizi, açık ve net olmak adına bilgilendiriyoruz. İlerde farklı bir kanun çıktığında ona göre bir düzenleme yapabiliriz. Bütün dünyada ulusal kanallarla tematik kanallar arasında bir nizamname farkı var. Biz de bu süreci yaşıyoruz. Neticede bu durum bize de yansıyacaktır. Sanırım bir yasal çalışma var ve biz de onu dört gözle bekliyoruz.
FATİH KARACA
(RTÜK Başkanı)
Dijital platform içindeki televizyon kanalları da 3984 sayılı yasanın hükümlerine göre yayın yapmak durumunda olan kuruluşlardır. Şu an kanun üzerinde ulusal bir kanalla şifreli kanalların hiçbir farkı yok. Burada kanun bize şifreli kanallar, platform içindeki kanallar ile diğer kanallar arasında bir ayrım vermemiş. Üst kurul da bir kamu kuruluşu olduğuna göre bu yasanın hükümlerine göre bu kanalları değerlendirecek. Yani üst kurula olan yükümlülükleri bakımından şifreli kanalların, dijital platformda yer alan kanalların diğer kanallardan farkı yok. Bunun için onlara da gerektiği gibi müeyyide uyguluyoruz. Ulusal kanalda yayımlanan bir filmle, şifreli kanalda yayımlanan bir filmin temelde bir farkı yok. Netice itibariyle üye olduğunuz vakit o kanalları izleyebiliyorsunuz. Ama bir yasa hazırlığı var. Yeni yasa çerçevesinde dijital platform içindeki kanallarla ilgili bir düzenleme yapılabilir belki.
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 21:47