AK Parti lideri ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 722. Ertuğrul Gaziyi Anma ve Söğüt Şenlikleri’nde tarih dersi verdi.
Kendi nesillerine sadece ‘siyasi tarih’ okutulmasından yakınan Erdoğan, tarihin çatışma ve gerilim alanı olarak ideolojik bakış açısıyla değerlendirilmesini eleştirdi. “Kendi geçmişimize doğru ve analitik bakamadığımız için büyük bir güven bunalımı yaşadık.” diyen Erdoğan konuşmasını Şeyh Edebali’nin öğütleriyle bitirdi: “Haklı olduğun kavgadan korkma. Bilesin ki, atın iyisine doru, yiğidin iyisine deli derler.” Edip Ali Yavuz’un
Şenlikler için İstanbul’dan polis helikopteriyle Söğüt’e gelen Başbakan Erdoğan, tören öncesi Ertuğrul Gazi Türbesi’ne giderek dua etti ve özel defteri imzaladı. Erdoğan törende yaptığı konuşmayı ise tarihi analizlere ayırdı, uluslararası ilişkilerde tarihi geçmişi iyi bilmenin önemine dikkat çekti. Türkiye’nin bütün dinamiklerini ve gücünü Osmanlı mirasından aldığını belirten Başbakan, “Dünyaya açıldıkça kendi köklerimiz üzerinde yükseleceğiz. Hiçbir zaman reddi miras etmeyeceğiz, mirasyedi olmayacağız ve mirasımıza ihanet etmeyeceğiz.” dedi.
Türk tarihinin defalarca ateş çemberinden geçtiğini vurgulayan Erdoğan, herkesin çocuklarına bu tarihi iyi anlatmasını istedi. Konuşmasında üniversite yıllarında verilen tarih eğitimine de eleştiriler gönderen Tayyip Erdoğan şunları kaydetti: “Ne yazık ki bizim nesillerimiz tarihi, sadece siyasi tarih olarak okumuşlardır. Tarihi, çatışma ve gerilim alanı olarak, ideolojik bakış açılarıyla değerlendirdik. Ya derin bir hayranlık duyduk, ya da toptan reddiyeci mantıkla yokluğa mahkum ettik. Kendi geçmişimize doğru ve analitik bakamadığımız için büyük bir güven bunalımı yaşadık. Aydınlarımız bu güvensizliği uzun zaman yaşadılar ve eserlerine yansıttılar. Bu güvensizlik öyle büyük bir yanlıştı ki bunun krizlerini, kaoslarını çok ama çok ağır bedellerle ödedik. Bununla birlikte tarihi olabildiğine yüceltmek, insanın ileriye doğru daha emin adımlarla yürüyebilmesini sağlamak da aydınlarımızın ve yöneticilerimizin en önemli görevleriydi, bu da ihmale uğradı. Tarihe siyah–beyaz gözlüklerle bakamayız. Eğer bu bakış açısını değiştirmezsek kendi imkanlarımızı kendi ellerimizle yok etmiş oluruz. Elbette bir tarih uzmanı değilim. Eğer Osmanlı’yı anlamazsak, Osmanlı’yı tarih öncesi bir gerçek gibi görürsek bugünkü dünyayı da anlayamayız.’’
‘’İnsanı yücelt ki devlet yücelsin’’ felsefesiyle yalnızca üç kıtaya adalet taşıyan bir devlet kurulmadığını, aynı zamanda bir medeniyet inşa edildiğinin de altını çizen Başbakan Erdoğan, konuşmasını Şeyh Edebali’nin şu sözleriyle tamamladı:
Yiğidin iyisine deli derler
‘’İnsan vardır şafak vaktinde doğar, gün batarken ölür. Unutma ki dünya sandığın kadar büyük değildir. İki parlak güneşe aldanıp sonra karda ayazda kavrulup gitme. Güçlüsün, akıllısın, söz sahibisin ama bunları nerede nasıl kullanacağını bilmezsen sabah rüzgarlarında savrulup gidersin. Öfken ve benliğin bir olup aklını yener. Daima sabırlı, sebatlı ve iradene sahip olmalısın. Azminden dönme, çıktığın yolu, taşıyacağın yükü iyi bil. Her işin gereğini vaktinde yap. Açık sözlü ol, her sözü üstüne alma. Hiçbir zaman gördüğünü söyleme, bildiğini bilme. Sözünü unutma, sözü söz olsun diye söyleme. Ananı atanı say, bereket büyüklerle beraberdir. Sevildiğin yere sık gidip gelme, muhabbetin kalkar, itibarın kalmaz. Üç kişiye acı; cahiller arasında alime, zenginken fakir düşene, hatırlıyken itibar kaybedene... Unutma ki yüksekte yer tutanlar, aşağıdakiler kadar emniyette değildir. Ululanma, düşmanı hor görme, düşmanını çoğaltma, düşmanlığın başını da sonunu da sen belirle. Haklı olduğunda kavgadan korkma, bilesin ki atın iyisine doru, yiğidin iyisine deli derler.’’
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 20:40