UZMAN GÖZÜYLE,SİYASİLER, SEÇİM VAATLERİ VE EKONOMİK GERÇEKLER...
KAYNAK : Haber Vitrini
MEHMET KEMAL FİRİK
ADANA- Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) İktisadi İdari Bilimler Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Enver Alper Güvel, siyasilerin ekonomiyle ilgili verdikleri beyanatlarda daha çok çarpıcı olmaya ve halkı inandırmaya çalıştıklarını, bu vaatlerin pekçoğunun iktisadi gerçeklere dayanmadığını söyledi.
Güvel, yaptığı yazılı açıklamada, Uluslararası Para Fonu IMF'nin politikalarının belli iktisadi fikirlerin sonucunda hazırlandığını, bunların kesinlikle bazı ulusları prangaya vuracak komplolar olmadığını belirterek "IMF reçeteli politikaları savunan DSP, YTP ve ANAP gibi partiler piyasalara müdahaleyi ortadan kaldırmadıkça başarılı olamazlar. IMF politikalarının temeli akılcı birey ve serbest piyasadır. Bu sistem içinde kurtarıcıya yer yoktur yani Kemal Derviş'e gerek yok. Bu politikaların başarılı olması için sıradan insanlar etkinleşerek akılcı eylemlerde bulunmalıdırlar" dedi.
"VERGİYİ TAMAMEN KALDIRAMAZLAR"
Bazı siyasi partilerin, vergiyi tamamen kaldıracakları yönündeki seçim vaatlerine de değinen Doç. Dr. Enver Alper Güvel, bunu düşünen siyasi partilerin hayal kurduklarını ileri sürerek, iktisat açısından vergilerin tamamen kaldırılmasının mümkün olmadığını kaydetti. Liberal Demokrasi Partisi'nin seçim söylemlerinde yeralan özelleştirmenin hemen yapılamayacağına dikkat çeken Güvel, "Benim kanım, özelleştirmeler ne kadar çabuk yapılırsa Türkiye ekonomisi için o kadar yararlı olur" diye konuştu.
"ÇİLLER İNANDIRICI DEĞİL"
DYP Genel Başkanı Tansu Çiller'in KOBİ'lere kaynak sağlanacağı yönündeki vaatlerinin inandırıcı olmadığını savunan Doç. Dr. Güvel, 5 Nisan Kararları'ndan sonra Tasarruf Mevduatı Fonu'nun DYP'nin içinde bulunduğu iktidar tarafından bankalara yüzde 100 güvence sağladığına dikkat çekerek, "DYP'nin geçmişte yaptığı ekonomi uygulamalarıyla bu gün söyledikleri çelişiyor. Bugün bankacılık sektöründeki krizin temelinde Tasarruf Mevduatı Fonu'nun getirdiği yüzde 100'lük devlet güvencesi vardır" dedi.
"ANAP VE DYP DIŞINDAKİLER SINIF PARTİSİ DEĞİL"
Sanayi Devrimi sonrası Avrupa'nın burjuvazi, aristokrasi ve işçi sınıfı arasında bölüşüm sorununu çözdüğünü, çağdaş demokrasinin temelinde de bu sorunun çözülmesinin yattığını belirten Çukurova Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Enver Alper Güvel, "Gelişmiş toplumların siyasi partileri, sosyal sınıfları temsil ederler. Bizde ise ANAP burjuvazi ve iş çevrelerini, DYP ise çiftçi kesimini temsil eder, bunun dışındaki partiler sosyal grupların partileridir. Bu partiler MHP, DSP, SP, CHP, BBP, HADEP ve diğer partilerdir. Toplum modernleştikçe sosyal statü partileri kalmayacaktır" şeklinde konuştu.
"MHP VE AK PARTİ'NİN EKONOMİK MODELLERİ YOK"
Milliyetçi Hareket Partisi ile Adalet ve Kalkınma Partisi'nin (AK Parti) sınıf partisi olmadıkları için ekonomik modelleri olmadığını savunan Güvel, bu partilerin sosyal statüye dayalı partiler olduğunu ve kamoyuna ekonomiden çok siyasi mesajlar verdiklerini ifade etti. Doç.Dr. Enver Alper Güvel, DSP, SP, CHP, BBP ve HADEP gibi partilerin statü partisi oldukları sürece ekonomik model geliştiremeyeceklerini de ileri sürdü.
Ülkenin yabancı sermayeye de ihtiyacı olduğunu kaydeden Çukurova Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Enver Alper Güvel, doları yasaklamanın ve Türk Lirası ile halkın onurunun birlikte tutulmasının doğru olmadığını belirterek, "Bu tip politikalar işçi sınıfının yararına değildir. Ticari Kapitalizmin Devletçi Modeli'dir. Bunlar uluslarası çatışma ortamına göre kurulmuş Merkantilist politikalardır. Günümüzde bütünüyle anlamını yitirmiştir. Bunların yerine bütünleşme ve işbirliğini ön gören liberalizm daha geçerli ve akılcı bir ekonomi görüşüdür" dedi.
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 17:43