Gündem
  • 8.9.2003 12:13

YARGITAY BAŞKANI ÖZKAYA'DAN HÜKÜMETE ELEŞTİRİ: ''DEVLET ORMAN İŞGALİNİ YASALLAŞTIRARAK ORMANLARIN AZALMASINA NEDEN OLUYOR''

ZAFER ÇAKMAK ANKARA - Yeni Adli Yılın açılışı nedeniyle Yargıtay'da yapılan törende konuşan Yargıtay Başkanı Eraslan Özkaya, hukuk sistemi ve hükümete yönelik sert eleştirilerde bulundu. Özkaya, hukuk öreniminin yozlaştığını, hükümetin yargı bağımsızlığına duyarsız kaldığını söyledi. Anayasa'da yapılması gereken değişiklikleri ve iyileştirmeleri tamamlamak üzere bir kısım temel yasaların da değiştirilmesi ve yenilenmesi zorunluluğu bulunduğunu ifade eden Yargıtay Başkanı Eraslan Özkaya, bunların başında yargıç bağımsızlığı ve güvencesi ilkeleri uyarınca 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu ile 2641 sayılı Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Kanunu'nda yapılması gereken değişikliklerin geldiğini söyledi. ''ADLİ KOLLUK YASASI ÇIKMALI'' Doğal mahkeme kuralına aykırı bulunan Devlet Güvenlik Mahkemeleri'nin kaldırılması ve görevlerinin ağır ceza mahkemelerine devredilmesi gerektiğini bildiren Özkaya, TBMM tarafından kabul edilen Bölge Adliye Mahkemeleri Yasa Tasarısı'nın bir an önce yürürlüğe konulması ve bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtay arasındaki görev sorununun Türkiye gerçeklerine göre çok iyi belirlenmesi gerektiğini dile getirdi. Gereksiz yere dava açılıp yargının önü tıkandığı için kişiler veya kişilerle kamu kurum ve kuruluşları arasındaki özel hukuk ilişkilerinden doğan ve tarafların iradeleriyle çözümlenebilecek davaların önce uzlaşma kurullarında çözüme kavuşturulması yönünde gerekli değişikliklerin yapılması gereğine değinen Özkaya, ceza davalarının makul süre içinde yansız bir şekilde görülüp sonuçlanması, işkence iddialarının kesin olarak son bulması için bugüne kadar idari mercilerin tekelci bir zihniyetle çıkarılmasını önledikleri ve halen Meclis'in gündeminde bulunan Adli Kolluk Yasası'nın bir an önce kabul edilip yürürlüğe konulması gerektiğini vurguladı. Davaların uzamasına, yargıya duyulan güvenin azalmasına neden olan bilirkişi müessesesinin güven duyulacak, davaları uzatmayacak şekilde ayrı bir yasa ile düzenlenmesi gerektiğine işaret eden Özkaya, zamanında ve gereği gibi infaz edilmeyen hükümlerin önemini ve etkisini kaybettiğini ifade etti. ORMAN İŞGALİ YASALLAŞTIRILIYOR Türkiye'de ormanların çoğalacağına azaldığına dikkat çeken Özkaya, devlet ile orman köylüsü arasındaki kavganın bir türlü bitmediğini, ormanların alev alev yandığını kaydetti. Devletin, ormanların tahribatını önleyemediğini dile getiren Özkaya, ''Devlet, önce ormanda işgale ve yapılaşmaya göz yummak, sonra da bu yerleri orman dışına çıkarmak suretiyle orman işgalini yasallaştırmak gibi yanlış politikalarla ormanların azalmasına neden olmaktadır. Çaresizliğiiin sonucu olarak yapılan orman dışına çıkarma işlemleri artık gelenek halini almış durumdadır. Orman Bakanlığı, ormanların korunmasında yetersiz, azalmasına seyirci kalmaktadır. Ormanların korunup çoğaltılması için yeni bir felsefe ile tüm kuruluşları örgütleyecek bir Orman Kanunu çıkartılmasında zorunluluk vardır'' şeklinde konuştu. Yargının doğru, etkin ve zamanında işlevini yerine getirdiğini söylemenin mümkün olmadığına işaret eden Özkaya, içinde bulunduğu sorunların, yargının büyük ölçüde görevini tam, doğru ve zamanında yapmasını önlediğini ifade etti. TABELA FAKÜLTELERİ Yargının sorunlarının giderilmesi ve olanaksızlıklarının ortadan kaldırılmasının, iyi yasalar çıkartılmasından daha öncelikli bir durum arzettiğini kaydeden Özkaya, adalette kaliteyi yükseltmenin önce gelen koşullarından birisinin, iyi eğitim görmüş, yasaları ve hukuku iyi bilen ve izleyen, sağlıklı yorum yapan hukukçuların yargıda görev alması olduğunu anlattı. Gün geçtikçe çoğalan tabela fakülteleri ile hukuk öğreniminin süratle yozlaştığını anlatan Özkaya, radikal önlemler alınmadığı takdirde bu yozlaşmanın artarak devam edeceğini savundu. Yargıda yapısal bozukluğun artarak devam ettiğine işaret eden Özkaya, bunların başında yargı bağımsızlığı ve yargıç güvencesinin geldiğini anlattı. Anayasa'nın 140. maddesinin 4. fıkrasının, hakimler ve savcıların idari görevleri yönünden Adelet Bakanlığı'na bağlı olduklarını hükme bağladığını hatırlatan Özkaya, bu çelişik hükümle bağımsızlıktan değil bağımlılıktan söz edildiğini ve yargıç bağımsızlığının büyük ölçüde zedelendiğini ifade etti. YARGININ YÜRÜTME TARAFINDAN KUŞATILMASI Adalet Bakanı'nın emrinde çalışan bir müfettişin, hakimler ve savcıların özlük işlerinde bu denli söz sahibi olmasının, yargı bağımsızlığı ve yargıç güvencesi ile asla bağdaşmayacağını söyleyen Özkaya, Anayasa hükümleri ile yargının yürütme tarafından kuşatılması ve denetlenmesinin sağlandığını savundu. Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu dururken Adalet Bakanlığı Müsteşar Vekili tarafından tüm yargıç ve cumhuriyet savcılarına gönderilen 26 Haziran 2003 tarihli genelgelerin dahi başlı başına Türkiye'de yargıç bağımsızlığı ve güvencesi bulunmadığını gösteren en yeni ve en çarpıcı belge örnekleri olduğunu belirten Özkaya, bu genelgelerin, yargıç ve savcıların mesleki onurlarını yaralamasının yanında, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu ile yargıç ve cumhuriyet savcıları arasında bir iletişim zorluğu yaşandığını, arada Adalet Bakanlığı'nın bulunduğunu, yargıç ve hakimlerin mesleki kaderleri üzerinde halen siyasetçilerin ve birtakım güç odaklarının etken olduğunu gösterdiğini kaydetti. ''Avrupa Birliği (AB) normlarına ulaşmak için büyük gayret sarfeden, bu yönde 7. Uyum Yasası'nı çıkaran Hükümet ve TBMM'nin, temel hak ve özgürlüklerin korunmasının, hukuk devleti olmanın önkoşulu olan yargı bağımsızlığına ve yargıç güvencesine bu denli duyarsız hatta isteksiz kalması büyük talihsizliklir. Hem de AB'ye uyum yönünde büyük bir noksanlıktır. Yargı bağımsızlığı ve yargıç güvencesi yargıya tanınan bir ayrıcalık değil, herkes için gerekli olan hak ve adalete ulaşmanın tek yoludur'' şeklinde konuştu. Özkaya, zaman geçirilmeden gerekli önlemler alınmadığı takdirde bireyin hak ve adalete ulaşma güvencesinin kaybolacağını, toplumun barış ve huzuru ile ekonomik kalkınma alanında görülen tahribatın çok daha büyük boyutlara ulaşacağını ve devletin temelini ayakta tutmanın mümkün olmayacağını öne sürdü. Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 20:38

İLGİLİ HABERLER