Gündem
  • 24.8.2003 13:31

YAZICIOĞLU: ''KERKÜK VE MUSUL'U YOK SAYARAK ÇOCUKLARIMIZIN BAĞDAT'A İNDİRİLMESİNİ KABUL ETMİYORUZ''

NAMIK AZGIN SAMSUN - Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu, Türk askerinin Coni'ye kalkan olmak için değil, Türkmenlerin, Kürtlerin, Arapların teminatı için BM kararıyla barış gücü olarak Irak'a gitmesi gerektiğini söyledi. Samsun'un Bafra İlçesi'ne işadamı Rızvan Aksoy'un oğlu Abdullah Furkan'ın sünnet düğününe katılmak için gelen ve Furkan'a kirvelik yapan BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu, Bafra Belediyesi Yazlık Kültür ve Sanat ve Spor Merkezi'nde dün akşam partililere hitap etti. Türk askerinin Irak'a ABD'nin işgal hareketini perçinleştirmek için değil, Türkmenlerin, Kürtlerin, Arapların teminatı için gitmesi gerektiğini söyleyen Muhsin Yazıcıoğlu, ''Eğer Türk askeri Irak'a giderse mutlaka BM kararıyla Barış Gücü olarak, Irak halkının korunması ve güvenliği için gitmelidir. Türk askeri, ABD'nin işgal hizmetini perçinleştirmek, Irak halkıyla karşı karşıya gelmek, Coni'nin kalkanı olmak için değil, geçmişte Bosna'da, Kosova'da, Afganistan'da olduğu gibi Kürtlerin, Türkmenlerin, Arapların teminatı için Irak'a gitmelidir. ABD'nin işgalci anlayışına teslim olursak, dünyaya yeni felaketlerin gelmesine ortak oluruz'' dedi. Türk gençlerinin, Türkiye'nin ve memleketin çıkarları için askerlik yapması gerektiğine işaret ederek, ''Hiçbirimiz çocuklarımızı maceraya göndermek istemiyoruz. Ülkemiz için lazımsa çocuklarımız, vatanı, milleti, dini ve devleti için, devletinin menfaati için askere gider. Irak'ı aşarak, Kerkük'ü, Musul'u yok sayarak çocuklarımızın Bağdat'a indirilmesini kabul etmiyoruz'' diyen Yazıcıoğlu, 2B vasfındaki ormanlarla ilgili Anayasa değişikliği konusuna da değindi. Yazıcıoğlu, ormanların ecdat yadigarı, milletin ortak malı, ülkenin akciğeri, gelecek nesillere aktarılacak emanetler olduğunu vurguladı. Bu emanetlerin hoyratça kullanılmasının, millete ve tarihe ihanet olduğuna dikkat çeken Yazıcıoğlu şöyle devam etti: ''SATIŞ, MİLLETE YAPILMALIDIR'' ''Bu ihaneti yıllarca yapmış olanları ödüllendirmeye kimsenin hakkı yoktur. Diyorlar ki; 'bazı yerlerimiz var ki, üzerinde gecekondular oluşturulmuş. Biz bu binaları yıkamayız. Bazı yerler var, onlar orman olmaktan tamamen çıkmış. Üzerinde fabrikalar kurulmuş, ne yapalım?' Bunlar bile bile yapılmıştır. Dolayısıyla bu araziler tamamen millete ait, milletin yüküdür. Bu ihaneti yapmış olanları ödüllendirmek, onları cesaretlendirmek, gelecekte var olan ormanlarımızı da tahrip edecekleri cesaretlendirmektir. Bu bakımdan hükümet, orman konusunda tavizkar davranıyor. İstanbul'un en güzel rant yapılacak orman arazilerine villalar yapmış, ormanları tahrip etmişler. Üniversite yapmışlar, sahillerimizdeki orman arazilerini ormansızlaştırmışlar. Özellikle Antalya ve Ege sahilinde büyük oteller yapmışlar. Şimdi bu rantçılara buraların satılmasını doğru bulmuyoruz. Satış, millete yapılmalıdır. Türkiye'de terör yapanlar, rüşvet alanlar, ormanları yağmalayanlar hep el üstünde tutuldular. Bunlar affedildi. Yasalara saygı duyanlar da hep ezildi. Devlet bütçesinin açığını kapatmak için hırsızlık, yağmacılık yapmış olanlara prim vermek suretiyle onlardan para toplanmaz.'' Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 20:34

İLGİLİ HABERLER