Gündem
  • 3.4.2008 14:42

YAZICIOĞLU'NDAN ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİNE DESTEK KONUSUNDA "TERÖR" ŞARTI

ZAFER ÇAKMAK
ANKARA - BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu, AK Parti'nin bir Anayasa değişikliği getirmesi halinde bunun kapsamına bakarak değerlendirme yapacağını belirterek, "Şiddet ve terörü siyasi araç olarak kullanan, devletin bütünlüğüne yönelik örgütlere karargahlık yapan bir siyasi partinin kapatılmasından yanayım, ancak siyasi eylemlerinden dolayı bir partinin kapatılmasını demokratik bulmuyorum" dedi.
BBP Genel Başkanı Yazıcıoğlu, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, tüm kamu kurum ve kuruluşları ile belediyelerde 4-C kapsamında çalışanların kadroya geçirilmesiyle ilgili bir kanun teklifi verdiğini hatırlatarak, hükümet yetkililerinin bu konunun Kamu Personel Reformu içinde gündeme getirileceğini söylediklerini anlattı. 4-C kapsamındaki çalışanların tam bir köle muamelesi gördüklerini ifade eden Yazıcıoğlu, "Hastalanma hakları yok, izinleri yok. Bu haksızlığı 1 maddeyle giderme imkanı vardır" diye
konuştu.
TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen Sosyal Güvenlik Yasa Tasarısı ile ilgili eleştirilerde de bulunan Yazıcıoğlu, "Çocuklarımız 65 yaşına kadar çalışmak zorunda kalacaklar" dedi. Türkiye gibi ortalama ömrün düşük olduğu bir ülkede bunun insafsızlık olacağını belirten Yazıcıoğlu, 'bu düzenleme sizi ilgilendirmiyor, siz karışmayın' şeklindeki yaklaşımın da mantıksız olduğunu bildirdi. Yazıcıoğlu, "Hiç kimse çocuklarının ve torunlarının geleceğini düşünmeden, sadece bugünü düşünme pozisyonunda kalamaz. 'Ben
birini döveceğim, birine eziyet edeceğim ama size değil çocuklarınıza ve torunlarınıza' diyorlar. Biz burada onların haklarını savunmak için varız" şeklinde konuştu.
Bu tasarı ile çalışanlar ve emeklilerin zor yaşam şartlarıyla boğuşmaya devam edeceklerini söyleyen Yazıcıoğlu, "Bu tasarı, toplumsal barışı, sosyal dengeleri bozan, bütün külfeti çalışanlara yükleyen bir yaklaşımla hazırlandığı için sosyal barışa da katkı sağlamayacaktır" değerlendirmesinde bulundu.
Basın toplantısının sonunda gazetecilerin sorularını cevaplayan Yazıcıoğlu, Başbakan Erdoğan'ın Sosyal Güvenlik Yasası'nın ardından Türk Ceza Kanunu'nun 301. maddesinde yapılacak değişikliğin gündeme geleceğini açıkladığının hatırlatılması üzerine, "Nedense parça parça, ucundan kıyısından, kim nereden bastırırsa sadece orayı düzeltmek alışkanlığına düşüldü" diye konuştu.
Darbe döneminin Anayasası Türkiye'yi yönetemez duruma geldiği için tüm kesimlerin bu Anayasa'nın değişmesini beklediğini dile getiren Yazıcıoğlu, bir toplumsal mutabakatla oluşturulacak kapsamlı bir sivil, demokratik Anayasa ihtiyacını tüm kesimlerin ifade ettiklerini hatırlattı. Bir taraftan bu çalışma yürütülürken, bir taraftan da iktidarın aklına estiği yerden bir maddeyi gündeme getirdiğini söyleyen Yazıcıoğlu, günlerce tartışılan düzenlemenin yarısının yapıldığını, yarısının ise bırakıldığını
belirtti. AB bastırınca başka bir Anayasa değişikliğinin gündeme geldiğini kaydeden Yazıcıoğlu, tam bu düzenleme görüşülürken bu kez başka bir düzenlemenin gündeme getirildiğini anlattı. Yazıcıoğlu, "Hiçbir şeyi elimize yüzümüze bulaştırmadan, toplumu germeden yapamıyoruz" dedi.
301. maddenin devletin duruşunu temsil ettiğini vurgulayan Yazıcıoğlu, 301. maddenin değiştirilmesini dayatanların kendi ülkelerinde de buna benzer yasal düzenlemelerin bulunduğunu ifade etti. Yazıcıoğlu, kim daha çok bastırırsa o yasaların çıkartılması yoluna gidildiğini savunarak şunları söyledi:
"301'in değiştirilmesine öteden beri karşı olduğumu söylüyorum. Türk devletine, tarihine, Türklük değerlerine, cumhuriyete hakareti serbest bırakmak ve hakareti teşvik etmek doğru değildir. 301. maddenin değiştirilmesine karşıyım."
Yazıcıoğlu, AK Parti'nin parti kapatılmasının zorlaştırılmasına yönelik bir Anayasa değişikliği getirmesi halinde destek verip vermeyeceği sorusu üzerine, önce nasıl bir değişiklik yapılacağıyla ilgili metni görmesi gerektiğini vurguladı. Afaki şeylerin konuşulduğunu ifade eden Yazıcıoğlu, şiddet ve terörü siyasi araç olarak kullanan, devletin bütünlüğüne yönelik örgütlere karargahlık yapan bir siyasi partinin parti sayılmaması gerektiğini düşündüğünü söyledi. Bu tarzdaki bir siyasi partinin
kapatılmasından yana olduğunu dile getiren Yazıcıoğlu, ancak siyasi eylemlerinden dolayı bir partinin kapatılmasını demokratik bulmadığını belirtti. Yazıcıoğlu, şunları kaydetti:
"Demokratik hukuk devletiysek bu sorunu köklü bir şekilde çözmemiz lazım. Bu düzenlemelerin çok önceden yapılmış olması lazımdı. Mevcut yasaların siyasi partilere bu kadar dar alan bırakmasını demokratik hukuk devleti kurallarıyla bağdaştırmıyorum. Yıllardır iktidarda olan partiler bu düzenlemeleri normal zamanlarda yapsalardı, gerilim olmadan bu yasalar değişmiş olacaktı. Bu düzenlemenin kapsamı çok önemli. Görmeden bir şey söylemem mümkün değil. Şiddet öğesiyle ilgili kapsamı nasıl ortaya koyacaklar,
bunlar üzerinde konuşmamız lazım. Şu anda ne biz yargının görevini durdurabiliriz ne de yasama organının görevi durdurulabilir. Yasama organı meşrudur, usulüne uygun yasa çıkartabilir. Ancak bu yasanın kapsamı, hedefi, niyeti çok önemli. Bir Anayasa değişikliği getirilirse bunun kapsamına bakarım. Türkiye açısından ihtiyaca ne kadar cevap verdiğine bakarım, ona göre davranırım."

Güncellenme Tarihi : 24.3.2016 12:44

İLGİLİ HABERLER