HASAN ESEN
ANKARA- Türk üniversite sisteminin öncülerinden biri olarak kabul edilen Prof. Dr. İhsan Doğramacı, Yüksek Öğretim Kurulu'nun (YÖK) üniversiteler ile hükümet arasındaki irtibatı sağlama işlevini yürütmesini tavsiye ederek, "Üniversiteler özgürlük yeridir. Bizim anladığımız şekilde demokrasi yeri değildir" dedi.
Ufuk Üniversitesi 2003-2004 eğitim-öğretim yılına bir törenle başladı. Açılış törenine, Milli Eğitim eski Bakanı Metin Bostancıoğlu, Cumhuriyetçi Demokrasi Partisi (CDP) Genel Başkanı Yekta Güngör Özden, Prof.Dr İhsan Doğramacı, Ufuk Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. Rıdvan Ege, Ufuk Üniversitesi Rektörü Ergün Ertuğ, Çankaya Belediye Başkanı Haydar Yılmaz ile 2. Cumhurbaşkanı İsmet İnönü'nün kızı Özden Toker'in yanı sıra çok sayıda davetli ve öğrenciler katıldı. Burada bir konuşma yapan Ufuk Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. Rıdvan Ege, Ufuk Üniversitesi'nin 4 sene önce Türkiye Trafik Kazaları Yardım Vakfı tarafından kurulduğunu belirterek, üniversitenin yaklaşık 200 öğrencisi olduğunu kaydetti. Vakıf üniversitelerinin gelirleri yanında giderlerinin de olduğunu söyleyen Ege, "Vakıf üniversiterinin hepsi sanıldığı gibi bir kar kaynağı değil, bir hizmet yeridir" diye konuştu. Öğrencilere de tavsiyelerde bulunan Ege, yeni eğitim-öğretim yılı için başarılar diledi. Ufuk Üniversitesi Rektörü Ergün Ertuğ, üniversitelerin önemine vurgu yaptığı konuşmasında, YÖK tartışmalarına da değindi. Son günlerde medyada 'kafaları karşıtıran, gözleri karartan' bazı haberlerin yer aldığını kaydeden Ertuğ, "Bunlardan biri de yıllar içerisinde oturmaya başlayan sistemlerin bir telaş içerisinde 'reform yapıyorum' tarzında sarsılmasının olumsuz getirilerinin ileriki yıllara kadar süreceği, kaybolan zamanın yerine nasıl konulacağıdır" şeklinde konuştu.
"ÜNİVERSİTELER DEMOKRASİ YERİ DEĞİLDİR"
'Dünyada ve Türkiye'de Yüksek Öğretim' konulu ilk dersi veren İhsan Doğramacı, YÖK tartışmaları içerisindeki yerini aldı. Tüm dünyadaki yüksek öğretim sistemleri hakkında bilgi veren Doğramacı, yüksek öğretimin tarihi serüvenini anlattı. Diğer ülkelerdeki sistemler hakkında bilgi verdiği konuşmasında Doğramacı, Nobel Ödülü alanların yüzde 80'inin İngiltere ve ABD'de bulunduğuna dikkat çekerek, bu ülkelerdeki üniversitelerin hiçbirinde rektörlerin öğretim üyelerinin oylarıyla seçilmediğini kaydetti. Akademik özerlik kriterleri bakımından yapılan araştırmalarda İngiltere'nin yüzde 100 ile akademik özerkliği sağladığını söyleyen Doğramacı, rektörlerin öğretim üyelerinin oyları ile seçimlesinin, öğretim üyeleri arasında soruna neden olabileceğini ileri sürdü. Türkiye'de yüksek öğretim sistemin tarihi serüvenini anlatan Doğramacı, üniversitelerin birer işletme olduğunu savunarak, "Üniversiteler özgürlük yeridir. Bizi anladığımız şekilde demokrasi yeri değildir. Çünkü, üniversitelerin sahibi hocalar değil, öğrenciler ve öğrencilerin aileleridir" dedi. YÖK konusuna değinen Doğramacı şöyle konuştu:
"9-10 üniversite varken YÖK, bu üniversitelerin mütevelli heyetiydi. Ama şimdi 77 üniversite var. Yarın 100'e çıkacak. Her üniversitenin kendi mütevelli heyeti var.YÖK bunlara yetişemez. YÖK, bütün bunların eşgüdümünü yapmalı, araştırmalarını, verimlerini denetlemeli ve hükümet ile irtibatı sağlamalıdır".
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 20:45