Gündem
  • 10.3.2003 16:37

ABD ASKERİNİN TÜRKİYE'DEKİ VARLIĞINA KARŞI ÇIKANLAR BU HABER OKUSUN!...

Sabah Yazarı Muharrem Sarıkaya günlerdir kamuoyunu işgal eden İskenderun Limanına yapılan sevkiyatın ilginç öyküsünü kaleme aldı. ABD'den İskenderun Limanına yapılan sevkıyatta ilginç bir prosedür çalışıyor. İşte sevkiyatın ilginç öyküsü.. Hükümet Arınç'a anlatmamış TBMM Başkanı Bülent Arınç'ın, İskenderun'dan yapılan sevkıyat karşısında ''tüylerim diken diken oluyor'' sözü bir gerçeğin ortaya çıkmasına da neden oldu. Sözlerinden anlaşılıyor ki; ABD'nin üs ve limanlara yatırım yapmasına olanak tanıyan birinci tezkerenin detayları hakkında hükümet Arınç'a bilgi vermemiş. Arınç bundan dolayı haklı olarak, önceki gün Meclis bütçesi görüşülürken, İskenderun'dan ABD askeri malzemesinin Mardin ve diğer illere sevkıyatına ''izin verilip verilmediği'' sorusunu yöneltme gereği duyuyor. Hatta, bir adım daha atıp, bunun bir Meclis araştırması, soruşturması veya gensoru ile gündeme getirilmesini istiyor. Nitekim Arınç'ın işareti doğrultusunda CHP bir soruşturma komisyonu kurulması için harekete geçiyor. Oysa ortada, ABD ile birince tezkere çerçevesinde yapılan mutabakata aykırı durum bulunmuyor. Her ne kadar Meclis'e gönderilen tezkere içinde detaylar yer almasa da buna bağlı yapılan mutabakat zaptında her şey en ince ayrıntısına kadar kurallara bağlanmış bulunuyor. Bu mutabakat metni bugüne kadar kamuoyuna açıklanmadı. Nitekim, dün konuştuğumuz hem güvenlik birimlerinin en tepe noktasında bulunanlar, hem de Dışişleri Bakanlığı yetkilileri ''ABD ile yaptığımız anlaşmaya aykırı bir tek durum söz konusu olmadı'' sözünü kayda geçiriyor. MUTABAKAT ZAPTI Aktardıklarına göre, birinci tezkere hazırlanırken de Washington ile Ankara arasında sıkı bir pazarlık yapılıyor. Genelkurmay Başkanlığı ve İçişleri Bakanlığı'ndan da heyetlerin hazır bulunduğu bu pazarlık sırasında, ABD'den gelecek asker ve teknik personelden, askeri araçlara kadar, neyin nerede, ne kadar sayıda konuşlanacağına kadar her şey tek tek belirleniyor ve imza altına alınıyor. Son günlerde gerçekleşen sevkıyat da bu anlaşma çerçevesinde gerçekleşiyor. ODC KONTROLÜNDE Bu sevkıyatın yapılmasında ilginç bir prosedür çalışıyor. Ankara ile Washington arasında savunma işbirliğini yürüten bir birim bulunuyor. Kısa adı ODC (Ofice of Defance Cooperation) olan bu birimin Türkçe açılımı ise Savunma ve İşbirliği Ofisi... Ankara'daki Ofisin başında bir Amerikalı tümgeneral görev yapıyor. İlk tezkere ile imzalanan mutabakat zaptı çerçevesinde ODC, ABD'den gemi yola çıkmadan hangi malzemeleri hangi tarihte İskenderun'a getirecekleri bilgisini Genelkurmay Başkanlığı'nın konuyla ilgili birimine iletiyor. Genelkurmay Başkanlığı'ndaki birim, ODC'nin talebinin, yapılan mutabakata uygun olup olmadığını inceliyor. Eğer getirilmek istenen malzeme mutabakat metnine uygun ise Genelkurmay Başkanlığı bu malzemelerin getirilmesine izin verileceğini ODC'ye iletiyor. Bunun üzerine personel ve malzemeler ABD'den İskenderun limanına yollanıyor. İş bununla da bitmiyor. Genelkurmay Başkanlığı, ODC'ye verdiği izinde nelerin yer aldığını, hangi geminin hangi malzemeyi getireceğini İskenderun'da bulunan komutanlığına iletiyor. Gemi İskenderun'a geldiğinde, ilgili komutanlık gemiden indirilen malzemeyi bu liste doğrultusunda tek tek kontrol ediyor. Malzemede fazlalık varsa, örneğin bir arazi aracı fazla getirilmişse veya daha önce bildirilenden fazla tıbbı malzeme ve ilaç gönderilmişse, bunlar kesinlikle gemiden aşağı indirilmiyor, geri gönderiliyor. Çalışmanın bundan sonraki aşaması ise şöyle gelişiyor; İskenderun limanında önce malzeme toplu olarak depolanıyor. Daha sonra bu malzeme yine mutabakat zaptında yer aldığı şekilde hangi merkeze, hangi sayıda gideceğine göre tasnif ediliyor. Ardından Türk Silahlı Kuvvetleri'nin gözetiminde bu malzemeler İskenderun'dan gideceği yerlere yollanıyor. Son dönemde Mardin'e gönderilen malzemeler de bu çerçevede yollanıyor. Yoksa kayıtsız ve belgesiz ne bir tek malzeme giriş yapıyor, ne de daha önce belirlenen dışında bir başka merkeze bir tek araç ve personel yollanıyor. Güvenlik birimlerinin de vurguladığı gibi, ''siyasi irade neye karar vermişse'' o kadar malzeme ve personel titiz bir denetimle giriş yapıyor ve konuşlandırılıyor. Arınç'ın ve CHP'nin olaya tepkisinin nedeni ise başta da vurguladığımız gibi, hükümetin hem TBMM Başkanı'na, hem de ana muhalefet partisine yapılan mutabakatta neler olduğunu baştan anlatmamasından kaynaklanıyor. Sabah Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 19:31

İLGİLİ HABERLER