BAŞBAKAN GÜL: ''IRAK KONUSUNDA GÖZÜMÜZÜ KAPALI TUTAMAZDIK''
BÜLENT AYDEMİR
ANKARA - Başbakan Abdullah Gül, mali disiplini sağlamaya yönelik önemli adımlar atıldığını hatırlatarak, 2003 yılı bütçesinde ödenek artışlarını yüzde 10 ile sınırlandığını, ayni nitelikli kredilerin bütçeye dahil edildiğini ve bütçeye bir şeffaflık getirildiğini ifade etti.
Sadece siyasi amaçlarla kabul edilen ve hiçbir fizibilitesi olmayan projelerden 600'ünün devre dışı bırakıldığını belirten Başbakan Gül, Hazine'de tek hesap uygulamasının kapsamının genişletildiğini söyledi.
Başbakan Gül, diğer icraatlarını şöyle sıraladı:
''- Mali miladın kaldırılması
- Vergi Barışı Kanunu'nun hazırlanması
- Vergi reformu çalışmaları
- Çalışanları Tasarrufa Teşvik Hesabı'nda biriken paralardan 2003 yılında 1.4 katrilyon ana para ödemesi yapılması. 2004 yılında 11 katrilyonu bulan nemaların 3 taksit halinde ödenmesi.
- Sağlık harcamalarında etkinlik ve israfa yönelik tedbirler alınması.
- Dampingli ithalatın önlenmesi
- Sınır ticaretiyle ilgili çalışmalar
- Elektrikte TRT payının yüzde 3'e düşürülmesi.
- Yerli ve yabancı yatırımın Türkiye'de sağlıklı bir şekilde gelişebilmesi için Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulu'nun toplanması ve 10 yasanın TBMM'ye sevkedilmesi.
- 17 yılda yapılan özelleştirmenin yarısından fazlasının bu yıl içerisinde yapılmasının planlanması.
- 5-6 bölgede 735 km'lik duble yol yapımı
- Mahalli idarelerle ilgili kanun tasarısının hazırlanması
- Kamu yönetimi reform tasarısının hazırlanması
- 36 bakanla toplanan Bakanlar Kurulu'nun 25 bakana düşürülmesi ve Başbakanlığın koordinasyon birimi haline getirilmesi
- Sosyal politikalara önem verilmesi, SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin maaşlarında yapılan iyileştirmeler
- Doğrudan gelir desteği ödemelerine devam edilmesi
- Sağlık konusunda hastanelerin birleştirilmesi ve reform niteliğinde çalışmalar
- Milli eğitim ve yüksek öğrenimin yeniden düzenlenmesi
- RTÜK, TRT ve basınla ilgili kurumların İletişim Şurası'nda biraraya gelmeleri
- Demokratik yaşamla ilgili çalışmalar, uyum paketinin çıkarılması.''
DIŞ POLİTİKAYA İLİŞKİN GELİŞMELER
Hükümetin yılların biriktirdiği sorunları devralırken, aniden gelişen dış politika konjonktürüyle karşı karşıya kaldığını belirten Başbakan Abdullah Gül, 12-13 Aralık'ta Kopenhag zirvesinin yapıldığını, bu zirvede büyük bir diplomasi trafiği içerisinde olduklarını ifade etti. Zirvede Türkiye'nin 2004 yılı sonunda müzakerelere başlamasının kabul edildiğini hatırlatan Gül, ''AB bir toplantıyla gelip geçici değil, sürekli olan bir çalışmadır'' dedi.
KIBRIS
Kıbrıs ile ilgili 40 yıllık birikimin sonunun yine bu 3 aylık döneme rastladığını belirten Gül, BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın üçüncü planı konusunda Türk hükümetinin kaygılarını dile getirdiğini, bu süre içerisinde çözüme dönük samimi bir yaklaşım içinde olduklarını söyledi. Gül, ''Lahey'de çok kritik toplantılar yapıldı. Üçüncü Annan Planı üzerindeki itirazlarımızı ilettik. Bir uzlaşmaya varılamamıştır ama kapılar da tamamen kapanmamıştır. Dolayısıyla bu zor konunun çözümlenmesi için hepimiz üzerimize düşeni yapacağız. Sorunu çözdük deyip ileride karşılaşacağımız problemleri de gözardı etmeyeceğiz'' diye konuştu.
IRAK
Sadece Türkiye'nin değil, dünyanın da en önemli sorunu olan Irak meselesinin çok tehlikeli bir noktaya geldiğini vurgulayan Başbakan Gül, ''Biz bu sorunun savaşsız bir şekilde çözülmesi için çok şey yaptık. Önce Irak'a komşu olan ülkeleri ziyaret ettik. İstanbul'da bir toplantı yaptık ve yayınladığımız deklarasyonla savaşsız çözüm için Irak'a çağrıda bulunduk'' dedi. İstanbul deklerasyonuna Irak'tan olumlu bir cevap gelmediğini ve fırsatın kaçmış olduğunu belirten Başbakan Gül, şunları söyledi:
''Türkiye Irak'a uzak bir ülke olsaydı bu sorunu daha az hissederdi. Bu konu Türkiye'nin ulusal çıkarlarını çok yakından ilgilendirecektir. O bakımdan gözümüzü kapalı tutamazdık, bu işin dışında kalamazdık. Bir savaş çıkma ihtimali söz konusu olursa, biz bu işin dışında kalmamak ve ulusal çıkarlarımızı korumak zorunda olduğumuzu söyledik. İkinci tezkereyi de TBMM'ye gönderdik. Bir savaş olması halinde Irak halkının da daha az zarar görmesi için kuzey cephesi anlamlı hale gelmişti. Tezkere TBMM iradesiyle kabul edilmedi. Herşey demokratik bir süreç içinde gerçekleşti ve çıkan neticeye de hepimizin saygı göstermesi gerekecekti. ABD ile görüşmeler, istişareler devam ediyor. Eğer savaş söz konusu olursa, Türkiye'nin ulusal çıkarları söz konusu olursa Türkiye'nin bunun dışında kalması mümkün değil kanaatindeyiz.''
''SİİRTLİLER YANLIŞI DÜZELTTİ''
Türkiye'nin en büyük partisinin genel başkanının seçimlere 6 yıl önce yaptığı bir konuşma nedeniyle giremediğini belirten Başbakan Gül, ''Bu yapı AK Parti'nin birinci iktidarı döneminde düzeltildi. Genel başkanımız aday oldu ve seçildi. Siirtliler doğru karar verdiler. Orada yapılan bir yanlışlıklık yine orada düzeltildi. Türkiye'de başından beri süregelen çarpık anlayış düzeltilmiş oldu. Ben de Sayın Genel Başkanımız'ın yemin etmesinden sonra Çankaya Köşkü'ne çıkıp istifamı vereceğim'' dedi.
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 19:32