BAYKAL, ERDOĞAN'IN 'GİDEMEZSİN' DEDİĞİ YERE GİDİYOR
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, AK Parti
hükümetinin, seçim ekonomisi uygulama hazırlığı yaptığını savunarak,
"Gidişat, seçim ortamına doğru olabilir. Bunlara, 'her şeyi, ekonominin
gerektirdiği biçimde değil, benim seçim hesabımın gerektirdiği şekilde
kullanmalıyım', anlayışı egemen olmuştur" dedi.
Baykal, partisinin TBMM grubunda yaptığı konuşmada, 19 Mayısın önemine
işaret ederek, 19 Mayısın siyasal yaşamın bir dönüm noktası olduğunu
söyledi.
"Mustafa Kemal'i içine sindiremeyenlere, kampanyalar yaparak siyaset
peşinde koşanlara ibret olsun" diyen Baykal, 19 Mayısın kutlu olmasını
temenni etti.
ERDOĞAN'IN "GİDEMEZLER" DEDİĞİ GÜNEYDOĞU'YA GİDİYOR
İşsizlik ve eğitim sorunlarının, en fazla gençliği vurduğunu dile
getiren Baykal, devletin, gençlere, Anayasaya uygun şekilde, çağdaş
eğitim ve yurt olanağı sağlayamadığını ifade etti.
Baykal, dünyanın, tarımın değerini yeniden keşfettiğini vurgulayarak,
gelecek ay Şanlıurfa'da "Tarım Kurultayı" gerçekleştireceklerini
bildirdi.
Kuraklığı yerinde inceleyeceklerini, çözüm ortaya koyacaklarını ifade
eden Baykal, 4 Hazirandaki kurultayda tarımın, üretimin sorunlarını
konuşacaklarını, "mısır, pancar üretmek suç mu?" diye soracaklarını,
destekleme politikalarının kaldırılmak istendiğini anlatacaklarını
belirtti.
Baykal, partisinin MYK üyelerinin ertesi gün de Diyarbakır'a geçeceğini
ve vatandaşların, sorunlarını dinleyeceğini kaydetti.
-"SEÇİM EKONOMİSİ"
Ekonomik tablonun, kaygı verici olduğunu belirten Baykal, TÜİK ve Merkez
Bankasının hazırladığı Tüketici Güven Endeksi'nin sürekli inişte
olduğunu ifade etti.
Merkez Bankasının faiz artırımına işaret eden Baykal, bunun; üretimin,
yatırımın cezalandırılması, ülkenin borçlanma yükünün artırılması,
ekonomide işlerin iyiye gitmediği, ekonomideki kanamanın devam edeceği
anlamına geldiğini kaydetti.
Ciddi bir ekonomik sıkıntı içinden geçildiğini ifade eden Baykal,
Hükümetin, böyle bir tablo içinde bir yandan seçim ekonomisi uygulama
hazırlığı yaptığını savundu.
Baykal, "Gidişat, seçim ortamına doğru olabilir. Bu gidişat karşısında,
'aman elde, avuçta ne varsa, her şeyi, ekonominin gerektirdiği biçimde
değil, benim seçim hesabımın gerektirdiği şekilde kullanmalıyım'
anlayışı, düşüncesi bunlara egemen olmuştur. Çok tehlikeli bir seçim
ekonomisi istikametinde sürüklenme ortaya çıkmıştır" diye konuştu.
Hükümetin, İşsizlik Sigortası Fonunda biriken nemanın bir kısmına göz
diktiğini öne süren Baykal, buna sendikaların neden seyirci kaldığını
anlayamadığını belirtti.
Bu fonun, işçinin güvencesi olduğunu kaydeden Baykal, geçmişte SSK'yı
tahrip eden zihniyetin, işçinin bu güvencesine el uzatmak üzere yola
çıktığını savundu. Baykal, sendikalara, "Buna göz yumarsanız gerisi
gelir, çarçur edilmesine izin vermeyin" diye seslendi.
-"TUZLA'DAKİ ÖLÜMLER"-
Tuzla tersanelerindeki ölümlere de değinen Baykal, bu ölümlerin, "iş
kazası" olarak nitelenmeyeceğini söyledi. İhmal, vurdumduymazlık,
sorumsuzluk sonucu facia yaşandığını belirten Baykal, sözlerini şöyle
sürdürdü:
"Bazı tersaneler var ki ölümler tesadüf değil, art arda facialar
yaşanıyor. Bunların karşısında iktidar yetkililerinin üzüntülerini beyan
etmesi önlem değil, bu sorunun çözüme ihtiyacı var. Hiçbir önlem
alınmazsa bunların artacağı açık. Bu tablo karşısında, gerçekleşecek
ölümlerin sorumlusu kim olur? Tedbir alması gerekirken, almayanlar değil
mi? Önlem alacaksınız, alamıyorsan, orada kalamazsın, gideceksin.
Dünyanın her yerinde böyle. 'Ben mi sebep oldum' Sen önlemekle
yükümlüsün, sorumlusun, yetkin var. Gerekeni yapmamışsın, çekil, yapacak
biri gelir derler. Türkiye'de de dememiz lazım."
-"ŞAPKADAN TAVŞAN ÇIKARIR GİBİ"-
Yargı reformu hazırlandığını, Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin'in,
"Şapkadan tavşan çıkarır gibi" bunu cebinden çıkarıp, AB'li muhatabına
sunduğunu söyledi. Baykal, "Kim, nerede hazırladı bunu, bilen yok.
Bunları, hukuk reformu yapmadığımız dönemlerde dahi yapamadık" diye
konuştu.
Baykal, birilerinin, "karambolden, sel önünden kütük kapmaya çalışır
gibi" amaçlarına ulaşmaya çalıştığını savunarak, Hükümetin, duygusal
nedenlerle üniversitelerle ilişkisini sağlıklı şekilde kuramadığını öne
sürdü. Baykal, üniversite hastanelerinde çalışan hemşirelerin, Sağlık
Bakanlığında çalışanlardan daha az maaş aldığını söyledi.