KAYNAK : Haber Vitrini
Milli Görüş geleneği içinden gelen AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan, İtalya gezisi sırasında, "seferi" olduğu gerekçesiyle oruç tutmadı. Sol gelenekten gelen CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ise, Varşova’dan başladığı AB turunda orucunu tutmaya devam etti, programlarını da buna göre oluşturdu. İki liderin farklı davranışları, dini boyutun dışında, daha çok siyasi mesaj açısından değerlendirildi. Liderlerin davranışlarına da şu tepkiler geldi:
• Hüsamettin Cindoruk (Eski TBMM Başkanı): Dini açıdan baktığımızda Erdoğan, kendini seferi saydı. Baykal ise seferi saymadı ve orucunu tutmaya devam etti. Erdoğan’ın dindarlığını ispata ihtiyacı yok. Ben bu görüntüyü çok gereksiz buldum. Avrupa’da dini vecibelere saygıyla yaklaşılır. Erdoğan, öğle yemeği yemeden de konuşma yapabilirdi, programı ona göre uygulayabilirlerdi.
• Mehmet Bekaroğlu (Eski SP Genel Başkan Yardımcısı): Bu olayı dini açıdan değil siyasi açıdan değerlendiriyorum. Bu davranışın arkasında, içinde bulundukları psikolojiyi gösteren özel bir anlam var. "Biz artık o değiliz" demek için herşeyi yapabilirler. Orucunu tutmaması gereksiz bir hassasiyet. Baykal, uçakla gittiği için kendisini seferi saymamış ve orucuna devam etmiş. Normal bir davranış içinde olan Baykal.
• Tayyar Altıkulaç (AKP - Eski Diyanet İşleri Başkanı): İkisi de doğrusunu yaptı. Seyahatta oruç tutmak kişinin kendisine kalmış. Bu bir ruhsattır. Tayyip Bey oruç tutmayarak günah işlemedi, Deniz Bey de bu ruhsatı kullanmayarak hayırlı bir iş yaptı.
• Yaşar Nuri Öztürk (CHP - İlahiyatçı): Berlusconi, Erdoğan’la kafa yapmış. Müslüman ülkenin lideri gelirken, öğle saatine yemek konmaz. Uluslararası kurallar bunu gerektirir. Bu Türkiye’yi hafife almaktır. Tayyip Bey’in programını buna göre yapması gerekirdi. Deniz Bey tecrübeli olduğu için ağırlığını gösterdi, buna izin vermedi. Tayyip Bey’in acemiliğinden kaynaklandı.
(Milliyet)
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 18:40