CHP GENEL BAŞKANI DENİZ BAYKAL'DAN ERDOĞAN'A 'HİKMETYAR' RESTİ
DEVLET ARIK - ALİ ULURASBA - ZAFER ÇAKMAK
ANKARA - CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın 'Sayın Baykal Şemdinli'de başka, Ankara'da başka konuşuyor' yönündeki sözlerine bugün sert bir dille cevap verdi.
Erdoğan'ın yıllar önce bir röportajda 'Türkiye Cumhuriyeti her konuda tekçi olmuş. Türkiye din konusunda aynı anlayışı seçmiş kendisine din olarak Kemalizm'i almış, kitlelere zorla dikte ettirilmiştir' ifadelerini kullandığını ancak Mevlana'yı anma törenlerinde 'Ya olduğun gibi görün ya göründüğün gibi ol' sözünü dile getirdiğini hatırlatan Baykal, "Sayın Başbakan hangisidir? Netleştirmek lazım" dedi. Hükümetin artık gitme vaktinin geldiğine de işaret ederek CHP lideri, "Çok iktidarlar geçti. Abbas yolcudur yavaş yavaş. Her şey bunu gösteriyor" diye konuştu.
TBMM Genel Kurulu'nda 2006 yılı bütçesi üzerindeki kapanış müzakerelerinde CHP Grubu adına söz alan CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, hükümeti sert bir dille eleştirdi. 2006 yılı bütçesini değerlendirirken, hükümeti hedef alan Baykal, AK Parti iktidarının 12 temel konuda yanlışlarının bulunduğunu söyledi. İktidarın 3 yıllık dönemde Türkiye'nin borçları arttırdığını, toplam borçların ve kamu borçlarının büyük arttığını kaydeden Baykal, hükümetin borç aldığından daha borçlu bir Türkiye devredeceğini bildirdi.
AK Parti iktidarının aynı zamanda dış ticaret açığını da arttırdığını belirten Baykal, "Vahim bir durum. İthalatı patlatıyorsunuz, dış ticaret açığını patlatıyorsunuz. Lüks ithalat almış başını gitmiş işsizliğin altında bu var. Aynı zamanda cari açığı da patlattınız" dedi. Ekonomideki temel sorunlardan kurtulmanın tek yolunun yatırım olduğuna dikkat çeken Baykal, hükümetin yatırımları azalttığını ve sanayileşme hızını düşürdüğünü bildirdi.
İktidarın çarpık bir vergi politikası izlediğini, az kazanandan çok aldığını, dünyada istihdamı mahkum eden başka bir ülke olmadığını kaydeden Baykal, "Üç kuruş alacağız diye işin özünü tahrip ediyorsunuz. Türkiye'de artık kayıt dışı da çok artmıştır. Kendimizi kandırıyoruz. Türkiye'yi sıcak para bataklığı haline getirdiniz. Bir döviz fazlalığı izlenimi veriyor. Ama bunların olumsuz sonuçları Türk ekonomisini tahrip ediyor" diye konuştu. Satışın fiyatıyla teselli bulur hale gelmiş bir hükümetin işbaşında olduğunu ifade eden CHP lideri, özelleştirmelerle elde edilen gelirin geçici rahatlama sağladığını dile getirdi. Hükümetin 12 temel yanlışının çok önemli olduğunu ve her birinin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Baykal, bunun sonucunda işsizliğin olduğunu söyledi. Bunun ilerleme yerine işsizlik getireceğinin altını çizen Baykal, protesto edilen çek ve senetlerdeki artışın ekonomide gelinen noktayı gözler önüne serdiğini kaydetti. TOBB Başkanı'nın 45 bin bakkalın kepenk kapattığı yönündeki uyarısına atıfta bulunan Baykal, bunun ciddi bir uyarı olduğunu söyledi.
"KREDİ KARTLARI FAİZLERİNİ DÜŞÜRÜN"
Baykal, kredi kartlarının ödenememesi nedeniyle Türkiye'de 300 bin ailede saatli bombanın çalıştığını söyledi. Türkiye'de 2004 yılında 73 bin 254 kişinin kredi kartını ödeyemediğini ancak bu yılın ilk 9 ayında bu rakamın 227 bin 128'e çıktığını hatırlatan CHP lideri, aynı temponun devam etmesi halinde 2005 yılında 300 bin ailenin içinde saatli bomba çalıştığını dile getirdi.
Hükümeti soruna çözüm bulmaya davet eden Baykal, "Bu soruna çözüm bulacağız diye konuşuyoruz. Hala bir çözüm yok. Yüzde 100'ün üzerinde faiz uygulanmaya devam ediliyor. Böyle bir ilgisizlik kabul edilebilir. Sizin üzerinizde kimin sözü geçiyor. Fakir fukaranın mı, bu faizleri düşürmek istemeyenlerin mi? Niye indirmiyorsunuz?" tepkisini gösterdi. Hükümetin asgari ücret politikasını da eleştiren Baykal, AK Parti iktidarının asgari ücret iktidarı olduğunu kaydetti. Başbakan Erdoğan'ın seçim meydanlarında çay-simit hesabı yaptığını hatırlatan Erdoğan, "Şimdi yapamıyorsun, nerede? 500 bin bir bardak çay. Git de kahvehaneleri gör bakalım. Eskiden asgari ücret, asgari ücretti. Şimdi azami ücret olmaya başladı. Vatandaş asgari ücretin altında çalışmaya razıyım diyor. Yoksullaşma bu politikanın doğal sonucudur" diye konuştu. Yolsuzluğun ekonomide uygulanan bu politikaların doğal sonucu olduğunu savunan CHP lideri Baykal, hükümetin tarım politikasının da 3 yılda yerinde saydığını kaydetti. İktidarın ekonomi uygulamalarını karakterize eden temel unsurun kadrolaşma olduğunu vurgulayan Baykal, şunları söyledi:
"İktidar olanaklarını kullanarak kendi yandaşlarınızın devleti yönetmesine imkan sağlıyorsunuz. 72 milyon sizin vatandaşınızdır ama illa benden olan gelsin anlayışınızdasınız. Bunlar sizin zihniyetinizi ortaya koyuyor. Yolsuzluklar buralardan besleniyor. Devlet kademelerine hukuk, bilim ve teknolojinin gerektirdiğini değil sizin Başbakanınızın, bakanınızın aklından geçenleri kavrayıp yerine getirenleri seçiyorsunuz. Bunun sonucunda devlet düzeni çarpıklaşıyor. Son günlerde bu yolsuzluk olayları önlenemez hale geldi. Patlıyor artık. Önce ak enerji, ak enerjide çirkin politikacı, çirkin iş adamı ve çirkin bürokrat. Bunları oraya kim getiriyor, millet bunları görmüyor mu?"
Baykal konuşmasında yolsuzluklara örnek verirken son olarak gümrüklerde yapılan operasyonlara da değindi.
Gümrük kaçakçılığı ile ilgili mahkeme tutanaklarına yansıyan diyalogları Genel Kurul'da okuyan Baykal, olaya tanık olan iki iş adamının telefon görüşmesine de konuşmasında yer verdi. Bir iş adamının olaya tanık olduğunu belirten Baykal, tutanaklarda Maliye Bakanı'nın Gümrük Müsteşarı ile işadamlarının da bulunduğu bir ortamda 'Sizin gibi akılsız bürokratlar yüzünden bu ülke ilerlemiyor. Man kafa' diye hakaret ettiğini söyledi. Baykal'ın okudukları bu tutanaklar milletvekillerini güldürdü. Baykal, "Bu tablo gerçekten ibret alınması gereken bir tablodur. Bu tablonun nasıl geliştiği, kadrolaşma anlayışının nelere yol açtığı çok açıktır" tepkisini gösterdi.
"MALİYE BAKANI UNAKITAN'I İSTİFAYA DAVET ETTİ"
CHP lideri Baykal konuşmasında, Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ı da ağır bir dille eleştirdi. İsrailli iş adamı Sami Ofer ile buluştuğu yönündeki iddiaları yalanlayan Unakıtan'ın yalan söylediğini belirten Baykal, bir dergide yer alan habere atıfta bulunarak, buluşmanın Ceylan Otel'de gerçekleştiğini söyledi. Başbakan Erdoğan'ın Ofer ile buluşmasını önce tereddüt edip reddetmesine karşı daha sonra doğruladığını anlatan Baykal, Unakıtan'a tepkisini şöyle sürdürdü:
"Maliye Bakanı hala sürdürüyor. Bizim bunu kabul etmemiz mümkün değil. O yalanları söylemeye devam edemez. Bunu kendi zekama, aklıma, ahlakıma saygısızlık sayıyorum. Milletin sağduyusuna saygısızlık sayıyorum. Millet kör, sersem, bunlar akıllı. Ne söylerlerse kabul edeceğiz, içimize sindireceğiz. Olamaz. Maliye Bakanı gelip burada itiraf edecek, özür dileyecek, istifa edecek istifa. Halka saygın varsa, hukuk varsa, ahlak varsa bu bakan buradan istifa edecek. Zulme ve yanlışa tanık oluyorsunuz. Elinizden gelen bütün güçle direneceksiniz, gücünüz yetmiyorsa buğuz edeceksiniz. Hem buğuz etmiyorsun, hem zalime alkış ediyorsun."
Başbakan Erdoğan'ın 'Rekor kırdık derslik sayısını 70 bine çıkardık' sözlerini de eleştiren Baykal, Milli Eğitim Bakanı'nın aynı konuda 60 bin rakamını telaffuz ettiğini söyledi. Baykal, "Bakan 60 bin, Başbakan 70 bin diyorsa bizim devlete olan güvenimiz sarsılmaya başlıyor. 70 binin cumhuriyet tarihinin rekoru olduğu iddiası doğru değil. Biz hiçbir her yerde başarılı olamadık ama burada rekor kırdık deniliyorsa bakalım. Daha önce hiçbir başbakan bu kadar böbürlenmemiştir. Başbakan gerçekçi olmayan bir derslik tartışmasından medet umuyorsa ortada ciddi zafiyetler var demek" dedi. Başbakan Erdoğan'ın 'CHP lideri Şemdinli'de başka Ankara'da başka konuşuyor' yönündeki sözlerine cevap veren Baykal, şunları söyledi:
"1973 yılında parlamentoya girdim. 32 yıldır toplumun karşısında siyaset yapıyorum. Yaptığım bütün konuşmalar kayıttadır. TBMM tutanaklarında yaptığım tüm konuşmalar duruyor. Gezilerimdeki tüm konuşmalar tutanaktadır. Benim Şemdinli'de bir türlü, Ankara'da bir türlü konuştuğumun bir tane örneğini sayın Başbakan veremez. Bölgeye önemli gazetelerin temsilcileriyle gittim ve tüm görüşmelere dahil ettim. Onlardan bir tanesi çıksa başbakanın haklı olduğunu söylesin, ben kendi hakkımdaki kararı alacağım. Yaptığım bütün açıklamalar ortadadır. Bir tane bile Ankara'da söylemediğim cümle Şemdinli'de söylenmemiştir. 30 yıl boyunca ne söylediysem şimdi de aynı şeyi söylüyorum. Memleket meseleleriyle ilgili konularda aynı düşüncedeyim. Birileri bunu gelişmeme olarak algılayabilir. 1993 yılında Bosna'ya giden ilk Türk siyaset adamıyım. Şemdinli Karakolu'na girip, Hakkari halkıyla yılbaşı geçirmiş biriyim. Hakkari Sümbül Dağı'nda çadırda geceyi geçirip, halkın karşısına geçen biriyim."
"HANGİ ERDOĞAN?"
CHP lideri Baykal, Başbakan Erdoğan'ın yıllar önce, 'Bize göre demokrasi ancak araçtır. Hangi sisteme gitmek istiyorsanız bu düzenlerin seçiminde araçtır. Halk totaliter rejimi istiyorsa saygı duymalıyız. Türkiye Cumhuriyeti her konuda tekçi olmuş. Hukuk zorla halka dikte ettirilmiştir. Türkiye din konusunda aynı anlayışı seçmiş kendisine din olarak Kemalizm'i almış, kitlelere zorla dikte ettirilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti sürekli olarak gerileyişin içindedir. 27 etnik grup yaşamaktadır. Bu 27 grubun da varlıklarının tanınması gerekir. Türkiye Türklerindir sözü yanlıştır' yönünde mülakat verdiğini iddia etti. Bu düşüncelerin Erdoğan tarafından dile getirildiğini belirten Baykal, kendisinin Şemdinli'de ne söylediyse Ankara'da da onu söylediğini, devletin kimliği ve temel niteliğiyle ilgili söylediklerinin 32 yıldır aynı olduğunu bildirdi. Başbakanın şu an aynı düşüncede olup olmadığını merak ettiğini kaydeden Baykal, kimlik tartışmalarının altında beyhude bir anlayış yatmadığını, oturmuş bir zihniyet yattığını vurguladı. Başbakan Erdoğan'ın Mevlana'yı anma törenlerinde 'Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol' sözünü hatırlattığını belirten Baykal, şöyle konuştu:
"Ne güzel gerçekten öyle olması lazım. Ben kimseyi aldatmıyorum. Ben merak ediyorum. Sayın başbakan hangisidir? Hangi başbakandır? Netleştirmek lazım. Recep Tayyip Erdoğan hangi Recep Tayyip Erdoğan'dır? Hepimizin öğrenmek hakkıdır. Sayın Recep Tayyip Erdoğan Mevlana'nın önünde 'Ya göründüğün gibi ol ya olduğun gibi görün' diyor. Hangi Erdoğan'dır. Okuduğum Erdoğan mıdır, anayasa üzerine yemin etmiş olan Recep Tayyip Erdoğan mıdır? Hikmetyar'ın önünde diz çöken Recep Tayyip Erdoğan mıdır, Anıtkabir'de saygı duruşunda bulunan Recep Tayyip Erdoğan mıdır? Seçimden önce çıkıp 70 milyonun önünde dokunulmazlıkları kaldıracağım diyen Erdoğan mıdır, 3 yıl sonra kaldırmayacağız diyen Erdoğan mıdır? Maaşım yetmiyor diyen, geçim sıkıntısı içindeyim diyen Erdoğan mıdır, Başbakan iken kurduğu şirketleri trilyonlarca liraya satan Başbakan mıdır? Yeni Zelanda'da bedelli askerliği kaldırmak için gerekli açıklama yapacağım diyen mi, Ankara'ya gelip bunu yalanlayan mı? Anıtkabir için 'sap gibi duruyorlar' diyen Erdoğan mı, 'Olduğun gibi görün' deyip Anıtkabirde saygı duruşunda bulunan Erdoğan mı?"
Baykal, şiir okumanın güzel olduğunu ancak okunulan şiirin gereğinin yerine getirilmesi gerektiğini ifade ederek, Türkiye'nin içinde bulunduğu tablonun tam bir hayal kırıklığı olduğunu söyledi. Baykal konuşmasının sonunda hükümetin artık gitme vaktinin geldiğini belirterek, "Türkiye böyle dönemleri yaşar, aşar. Çok iktidarlar geçti. Abbas yolcudur yavaş yavaş. Her şey bunu gösteriyor. Her şey ortaya çıkmıştır" şeklinde konuştu.