Eski DEP milletvekillerinden Orhan Doğan, cezaevinden tahliye olduktan sonra, tüm dünyanın olduğu gibi İmralı'nın da gözünün üzerlerinde olduğunu belirterek, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a, "Kürt sorununun varlığını kabul edin" diye seslendi. Doğan, genel af kapsamında silahlı güçlerin dağdan inmesi halinde bir daha silahlı mücadeleye başlanılmayacağına kefil olduğunu da vurguladı.
Kapatılan DEP'in eski milletvekilleri Leyla Zana, Hatip Dicle, Orhan Doğan ve Selim Sadak cezaevinden çıktıktan sonra başladıkları Güneydoğu turunun ikinci durağı Mardin Kızıltepe'de dün coşkulu bir kalabalık tarafından karşılandı. Burada genel af tartışmalarına değinen Doğan, '''Dağdakileri indirirsek bunlar yeniden dağa çıkar' deniyor. Kürtler sözünün eri insanlardır. Dağdaki gençlerimizi topluma, demokratik katılım ortamına sağlarsak onların kefili olduğumuz sözünü veriyoruz'' dedi.
Erdoğan üslubuna dikkat etsin
Eski DEP'liler, daha sonra ilçe otogarında düzenlenen mitinge katıldı. Mitingde, ''Başkan Öcalana'a özgürlük. Kürdistan'a barış'' pankartları dikkati çekti. Konuşmasına ''Tüm dünyanın olduğu gibi İmralı'nın da gözü üzerimizde '' diye başlayan Doğan, şunları kaydetti:
''Hükümetin adımları önemli ancak eksik. Ateşkesin kalıcı barışa dönüşmesi için operasyonlar durmalı, özgür tartışma ortamı sağlanmalı. Başbakan, 'Biz Kopenhag kriterleri çerçevesinde her şeyi yaptık' diyor. O kriterler AKP'nin kendi istediği gibi yorumlayabileceği kriterler değil. Sayın Erdoğan önce hitap ve üslubuna dikkat etmeli. Bu hitap, sorunun çözümüne değil, çözümsüzlüğüne hitap ediyor. Tahrik edici, kışkırtıcı sözlerden kaçınmalıyız. KONGRA - GEL lideri Zübeyir Aydar'da üslubunu, Başbakan'ın üslubunu değiştirmesine bağlı olarak değiştirsin.''
Zana: Dilleri kardeşleştirdim
Leyla Zana da, öfke ve sevgisizliğin büyük halkların ve insanların işi olmadığını ifade ederek, şöyle konuştu:
''Sizler emekçi insanlarsınız. En büyük emeği barıştan yana ortaya koymalısınız. Sizler bizi yıllarca yüreklerinizde sakladınız. Bizde buraya hasret gidermeye geldik. Diyarbakır'da önce Kürtçe sonra Türkçe konuştuk. Burada da önce Türkçe konuştum ve dilleri kardeşleştirdim. Başı dik olanlar kimsenin başının eğilmesini istemezler.''
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 22:23