Gündem
  • 14.3.2004 02:44

ERDOĞAN'IN CEP TELEFONU HANGİ MESAJLA AÇILIYOR!..

Mitinglerde vatandaşları azarlar tonda konuşması eleştirilen Başbakan Erdoğan'ın cep telefonunda, kendisini bu konuda uyaran bir mesaj yer alıyor. Erdoğan'ın telefonunda her açılışta, ‘‘Mağrur olma’’ yazıyor. SON günlerde, seçim meydanlarında taleplerini dile getiren vatandaşları sert bir tonla azarlaması eleştirilere neden olan Başbakan Tayyip Erdoğan'ın her zaman yanında taşıdığı kişisel cep telefonunun ekranında, bu konuda kendisine yönelik ilginç bir uyarı bulunduğu ortaya çıktı. Erdoğan'ın, cep telefonunun ekranında her açılışta, ABD'de eğitim gören küçük oğlu Necmettin Bilal tarafından yüklenen, ‘‘Mağrur olma’’ yazısı selamlama mesajı olarak çıkıyor. Erdoğan'ın bu açılış mesajını taşıyan Nokia 8210 marka kişisel cep telefonun yanı sıra bir de Başbakanlık makamına tahsisli yine Nokia marka resmi cep telefonunu bulunuyor. Bu telefonu Özel Kalem yetkilileri taşıyor. MESAJIN ÖYKÜSÜ İlginç uyarı mesajının öyküsü, 3 Kasım öncesindeki genel başkanlığı dönemine uzanıyor. Erdoğan, AKP'yi kurduktan sonra çıktığı ilk gezilerinin ardından, bir akşam İstanbul'daki evinde eşi ve çocuklarıyla sohbet ederken, AKP'nin giderek güçlenmesi konusu gündeme geldi. AKP'nin tek başına iktidara gelebileceğinden sözeden Erdoğan, ‘‘İktidar ayağımızı yerden kesmemeli, iktidar sarhoşu yapmamalı’’ diyerek, daha sonra parti toplantılarında sık sık AKP'lilere yapacağı uyarıyı o gün dile getirdi. Bunun üzerine çocukları babalarının her gün yanında taşıdığı cep telefonuna ‘‘Mağrur olma’’ mesajını yüklemeye karar verdiler. Bu mesajı yükleme görevini Erdoğan'ın ABD'nin önde gelen üniversitelerinden Harvard'da siyaset eğitimi üzerine master yapan küçük oğlu Necmettin Bilal üstlendi. Telefonunu her açışında, bu mesajı gören Erdoğan, zaman zaman yakın çevresine de telefonundaki mesajı göstererek, her güne böyle başladığını söyledi. RESMİ TÖRENİN PARÇASIYDI Eski devirlerde padişahlara büyük törenler sırasında kalabalık görevliler grubu tarafından haykırarak söylenen bazı sözlerle, dualar vardı ve bu işe ‘alkış tutmak’ denirdi. ‘Alkış tutma’ işini yapanlar, ‘Alkış çavuşu’ adını alırdı. Padişah sarayından çıktığı, büyük bir törene katıldığı yahut ‘cuma selamlığı’ denilen cuma namazı merasimine gittiği sırada sarayın kapısında bekleyen alkış çavuşları hep bir ağızdan ‘‘Mağrur olma padişahım, senden büyük Allah var’’ diye haykırmaya başlar, Türkçe olarak uzun bir dua okurlar ve alkış ‘‘Allah yardımcın ola, ömrün uzun ola’’ sözleriyle biterdi. Osmanlı İmparatorluğu'ndaki son alkış 1922'nin 10 Kasım günü, zamanın Sultan Vahideddin'in çıktığı son cuma selamlığında tutuldu. Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 21:49

İLGİLİ HABERLER