İstanbul, milyonlarca seçmeni, dev ekonomisi, ülke siyasetinde oynadığı rolle siyasi partilerin kazanmak için en çok uğraş verdiği kent. Ancak, siyasilerin oy avcılığı yüzünden popülizmin en çok uğradığı, bu nedenle de en çok sorunu olan kent.
Binlerce yıllık bir tarih ve pek çok uygarlığın beşiği olan İstanbul, 32 ilçe ve 12 milyon nüfusla Türkiye'nin en kalabalık, en kozmopolit şehri. 5 bin 196 kilometrekare yüzölçümü bulunan kente, yılda ortalama 300 bin kişi göç ediyor. Şehirde şu an en kalabalık hemşeri grubunu Sivaslılar oluşturuyor. Onları, Malatya, Trabzon ve Mardinliler izliyor.
27 ilden göç alıyor
Belediyenin araştırması İstanbul'a göçün son yıllarda daha da arttığını gösteriyor. Bu araştırmaya göre İstanbul 27 ilden göç alıyor. Bu göçte ilk sırada yüzde 23.7 ile Yozgat var. Yozgat'ı yüzde 16 ile Kars, yüzde 13 ile Van, yüzde 12 ile Erzurum izliyor.
1997 rakamlarına göre kentte nüfusun yüzde 8'i okuryazar değil. Yüzde 11'i herhangi bir öğretim kurumundan mezun değil, yüzde 43'i ilköğretim, yüzde 10'u ortaokul, yüzde 12'si lise, yüzde 5.3'ü üniversite mezunu. Yüzde 0.8'i ise yüksek lisanslı.
Seçmen sayısı 7 milyonu aşan ve bazı Avrupa ülkelerinden bile daha büyük olan İstanbul'un yeni başkanını onlarca yıldır çözülemeyen sorunlar bekliyor. Başkan, bu sorunları çözmenin yanı sıra, kenti geleceğe hazırlamak gibi bir vizyon sahibi de olmalı.
İstanbul'un önce yaşanabilir bir kent, ardından dünya metropolü olmasını sağlayacak çözüm bekleyen sorunlar ana hatlarıyla şöyle: Kentsel dönüşüm, ulaşım, AB'ye uyum, çevre, kültür ve turizm, kent ekonomisi.
Kentsel dönüşüm: İmar, deprem, göç ve kaçak yapılaşma gibi sorunlar, büyük bir kentsel dönüşüm projesini zorunlu kılıyor. Yapılarının yüzde 70'i kaçak olan İstanbul'da, olası depremde en az 10 bin binanın yıkılması, 50 bin kişinin ölmesi ve 3 milyon kişinin evsiz kalması bekleniyor. Artan nüfusa yönelik bir hazırlığın olmaması, altyapının çökmesine neden oluyor.
Ulaşım: İnsanların evden işe gidip gelmek veya iş dönüşü sosyal faliyetleri gibi günlük aktivitelerini gösteren 'hareketlilik katsayısı' ortalaması Batılı ülkelerde 2.5 iken, İstanbul' da sadece 1. İstanbulluların zorunlu olmadıkça evden dışarı çıkmadıklarını gösteren bu durumun kaynağı trafik.
Yolculukların yüzde 90'ının karayollarında yapıldığı kentte ortalama bir saatlik yolculuk süresinin 45 dakikası 'bekleme' süresi. Çözüm olarak ihtiyaç duyulan 300 km.'lik metro ağı sadece 7 km. 5 milyon kişi sahildeki yerleşim alanlarında oturuyor ama deniz ulaşımının payı ancak yüzde 2.
AB'ye uyum: AB'ye girişte belediyeleri de standartlar bekliyor.
İstanbul, bu standartların çok gerisinde. Örneğin AB'de nüfusu 10 binin üzerindeki sahil kentlerinde kanalizasyon sisteminde biyolojik arıtma zorunluyken, İstanbul'da bu oran yüzde 1. Yeni başkanı, kadınlara, gençlere, engellilere yönelik sosyal projelerin yanı sıra, AB fonlarını çalıştıracak projeler geliştirmeli.
Çevre: Şehrin oksijen ve su kaynağı kuzey ormanları ciddi yapılaşma tehlikesi altında. Merkezde nefes alınacak orman ve parklar yok. Kömür kullanılan gecekondu bölgelerinde hava kirliliği ciddi boyutta.
Kültür ve turizm: İstanbul için tüm kesimlerin ortak gelecek vizyonu, kentin bir kültür ve turizm merkezine dönüştürülmesi. Tarihi yarımada, çirkin betonarme yapılar nedeniyle yok olmak üzere. İstanbul'da turizmi 12 aya yayacak projelere ihtiyaç var.
Kent ekonomisi: Yasal olarak belediye başkanlarının görevleri arasında olmasa da Türkiye'deki en büyük işsiz ve vasıfsız işçi kitlesinin bulunduğu İstanbul'da, seçmenin büyük çoğunluğu başkandan 'iş' bekliyor. Belediye başkanının şehir ekonomisini canlı tutacak önlemler alması, özel sektöre yatırımlar için kolaylık sağlaması ve istihdam yaratıcı yatırımlar yapması gerekiyor.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı yarışında, AKP adayı Kadir Topbaş, CHP adayı Sefa Sirmen, DYP adayı Ahmet Vefik Alp, MHP adayı Meral Akşener ve SHP (Demokratik Güçbirliği) adayı Mustafa Kul'la görüştük. Adaylar, yukarıda esas hatlarıyla özetlediğimiz kentin sorunlarına ürettikleri çözümleri ve projelerini anlattı.
AKP rahat, CHP çok çalışmalı
Bu yazı, Veri Araştırma tarafından üretilmekte olan 1983'ten bugüne ulaşan ve gelecek yıllara da uzanacak 'Seçim Coğrafyası' verileri kullanılarak hazırlandı. Analizler bu verilere göre yapıldı.
Yazıda, 18 Nisan 1999'ta birlikte yapılan genel ve yerel seçimlerle, 3 Kasım 2002'de yapılan genel seçimler incelenerek, büyükşehirlerde yaşayan seçmenlerin oy farklılaşmaları, diğer deyişle oy kaymaları ele alınıyor.
1999-2002 seçim sonuçlarına göre yerel seçimde, kent kent, hangi parti seçmeninin, hangi parti ya da partilere yöneldiği incelenecek. İstanbul söz konusu olduğunda, AKP ve CHP'nin yarışacağı açıkça görülüyor.
1999 belediye başkanlığı seçimlerinde FP, ANAP, DSP ve CHP'nin büyükşehir belediye başkanlığı ve ilçe belediye başkanlıkları için yarıştığı Türkiye'nin en büyük metropolitan merkezi olan İstanbul, 2004 seçimlerinin de ilgi odağı durumunda.
Büyütmek için tıklayınız
28 Mart 2004 büyükşehir belediye başkanlığı seçimlerinde, İstanbul'da AKP ve CHP adayları yarışacak. Ancak seçimin asıl sonucunu, adayların diğer seçmenlerden de oy alması belirleyecek. Bu diğer seçmenler başka partileri desteklemiş ya da sandığa çekilebilecek küskünler olarak tanımlanabilir. Dolayısıyla İstanbul seçimleri AKP'ye oy veren seçmenler, AKP seçmeni büyüklüğündeki küskün seçmenler, AKP seçmenlerinin üçte ikisi büyüklüğündeki CHP'ye oy veren seçmenler ve yine AKP seçmeni büyüklüğünde olan diğer parti seçmenlerinin tavrıyla netleşecek.
radikal
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 21:49