Gündem
  • 16.11.2003 14:02

GÜL: ''KIBRIS'TA YENİ BİR HAMLE ŞART''

KAYSERİ - Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül, Kıbrıs'ta çözümle ilgili samimi yeni bir hamlenin yapılmasının şart olduğuna inandıklarını, bununla ilgili hazırlıklar yapıldığını bildirdi. Başbakan Recep Tayyip Erddoğan'ın KKTC'deki siyasi liderlerle görüştüğünü belirten Gül, yeni bir hamlenin hazırlıklarının yapıldığını söyledi. Gül, şunları kaydetti: ''Seçimlerden sonra seçimi kim kazanırsa, KKTC'yi temsil edecekler kimlerse, onlarla beraber yapılacaktır hamle. Şimdi hazırlıklar yapılıyor. Seçim atmosferine girilmiş bir ortam içinde gerçekçi de olursanız fazla bir şey yapılamayacak gibi gözüküyor. Dolayısıyla hazırlık yapmak lazım. Seçim sonrası için hazırlıkları yapmak ve seçim sonrası da inandırıcı bir atılım yapmak lazım. Bu, (Kıbrıs'ta her şeyi verelim, bitirelim) şeklinde değil ama ciddi bir müzakere ve uzlaşmaya yönelik. Uzlaşmanın iki tarafı olacaktır tabii. Karşı tarafın da aynı anlayışı göstermesi lazım. Türkiye üzerine düşeni samimiyetle yapacaktır. Bu yapılırken Ada'daki bütün gerçekler dikkate alınarak yapılacaktır.'' Abdullah Gül, Kıbrıs'ta yeni bir atılımdan kastın ne olduğu ve seçimi muhalefetin kazanması halindeki gelişmelerle ilgili soru üzerine ise şöyle konuştu: ''Seçimin neticesine Kıbrıs Türk halkı karar verecek ama seçimin gayet dürüst bir seçim olacağı ortada. Şüphesi olanlar gitsin seçimi gözlesinler. Tüm uluslararası kuruluşlara davetiye gönderdik (gelip takip edin, sonra konuşmayın) diye. Yarın bir şey söyleyecekse şimdiden gidip gözlesin orayı, takip etsin. Burada benim söylemek istediğim şu: Yeni bir dönem. Bu yeni dönemde herkesin toparlanması lazım. Yani hamasetle, retorikle, sloganla, heyecanla hareket edilecek bir dönem değil. Ciddi analizle, uzun vadeli çalışmaların yapılıp, getirisi götürüsü her şeye bakılıp bundan sonra gayet kararlı, aynı zamanda samimi bir şekilde uzlaşma çabasını ortaya koymak gerekir. Aynı gayret, aynı samimiyet, aynı dürüstlük karşı taraftan da gelirse o zaman bir neticeye varılabilir. Ama aynı çaba, aynı dürüstlük karşı taraftan gelmeyebilir de. Şöyle de düşünebilirler, (Nasıl olsa biz AB'ye adımımızı attık) diyebilirler. O zaman da söylenecek bir şey yok. Bu noktada AB'yi devamlı ikaz ediyoruz, görüşmelerimizde (Siz sadece Türkiye tarafından her şeyi bekleyemezsiniz) diyoruz.'' Uzlaşı olması için 2 tarafın adım atması gerektiğine işaret eden Gül, şöyle devam etti: ''AB zaten bir hata yapmıştı geçmişte. Tartışmalı olan ülkeyi içine almıştır. Doğrusu Rum kesimine, (Sen problemini çöz, ondan sonra gel) demesi gerekirdi. Diğer ülkelerde nasıl yapıyorsa, Balkan ülkelerine falan (Problemini çöz önce, ondan sonra gel) diyorsa, Kıbrıs'a da bunu diyecekti ama bu denmemiştir. Bu senenin de meselesi değildir. Bugünkü durum 1999'dan beri işleyen bir durum. 1999'da bir takvim kondu ve o sürecin sonuna geldik. Bunu iyi bir şekilde değerlendirmek gerekir. AB'nin de yanlış yapmaması gerekir. AB'nin de bu büyük projenin farkına varması gerekir. Türkiye'nin AB üyeliği herhangi bir ülkenin AB üyeliğinin çok ötesinde bir olay. Avrupa'nın ötesinde tüm Ortadoğu, dünya barışına hizmet edecek bir olay. Müslüman bir ülkenin, demokrat, şeffaf, insan hakları standartlarının en üst seviyede gerçekleştirilebilirliğinin ispatı söz konusu oluyor.'' Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 21:03

İLGİLİ HABERLER