"HES'LER HAKKINDA SÖYLENENLER YALAN"
BEKİR KOCA-ERSEN KÜÇÜK
TRABZON
Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Osman Turan Kongre Merkezi’nde düzenlenen ''Doğu Karadeniz Bölgesi Heyelan ve Taşkınları Sempozyumu’ sonrası bakanlığına bağlı genel müdürlüklerin çalışmalarının anlatıldığı serginin açılışını yaptı. Eroğlu, burada basın mensuplarının hidroelektrik santralleriyle (HES) ilgili sorularını cevapladı. Eroğlu, HES’lerin hiçbir şekilde çevreyi kirletmesinin söz konusu olmadığını ifade ederek, “Suyun türbinlere zarar vermemesi amacıyla suyun içinde taş ve topraklar çökertildiği için HES’lerden çıkan su son derece temizdir. Hiçbir şekilde kirlenmesi söz konusu değildir. Ahşap su değirmenleri vardı eskiden, şimdi onun paslanmaz çelikten yapılanını düşünün. Suyun gücünü alıyor, daha temiz şekilde suyu dışarı veriyor. Ben ilim adamıyım. Bu işlerle ilgili 40 yıldır çalışıyoruz. Vatandaşlarımız emin olsun. Hiçbir şekilde minerallere de zarar vermez. Ama maalesef Türkiye’de enerjiden pay alan bazı HES’ler, temiz enerji sektörünün dışındaki bazı firmaların tahrikleri, bazen samimi çevrecilerin bilmeden bu işe karşı çıkmaları neticesinde HES’lere karşı bazı vatandaşlarımızdan tepki var. Bu doğru değil. Bizim derelerde tensip bentleriyle yapmak istediğimiz suyun kontrolünü bu firmaların yaptığı regülatör ve göletlerle sağlıyoruz. HES’lerin çevreye zarar vermesi söz konusu değil. Zaten çevreye zarar verenlere de müsaade etmiyoruz. Geçen gün 3 tane HES’in su kullanım anlaşmasını imzalamadım. Dolayısıyla HES’ler taşkınların korunmasında faydalıdır” diye konuştu.
“HESLER HAKKINDA SÖYLENENLER KUYRUKLU YALAN”
HES’ler konusunda çok fazla yalan söylendiğini kaydeden Eroğlu, “O kadar yalan söylüyorlar ki. ‘Türbinden çıkan su zehirlidir, ağaçları bile kurutur’ diyorlar. Bu son derece kuyruklu yalandır. Hiçbir literatürde böyle şey olamaz. Türbinde sadece kanatçıklar vardır. Su daha kirli olarak gelir ve daha temiz olarak çıkar. Dereleri kurutacak iddiası var. Fazla zarar verecek suyu türbinden getirip enerjisini kırıyor. Dereleri kurutması söz konusu değil. Burada size özel projeyi de açıklayayım. Çalışma grubu kurduk. Trabzon ve Rize’de birer dere için talimat verdik. Bütün birimler hepsi çalışma yapıyor. HES’lerden önce derenin vaziyeti neydi, HES’lerden sonra dere ne olacak. Vatandaşlarımıza bunu göstereceğiz. Uzungöl korumamız altında nereden nereye geldi. İnşallah Trabzon’da da şimdilik bir dereden başlayacağız, HES’lerin çevreyi tahrip etmediğini, hatta HES’lerden sonra vadinin çok daha mükemmel olduğunu ve turizm için merkez olacağını göstereceğiz. Bunu bizzat vatandaşa göstererek kanıtlayacağız” şeklinde konuştu.
“Ben şu sözü veriyorum. Burada kesinlikle çok hassas şekilde davranıyoruz” diyen Eroğlu “HES’lerin olduğu vadiler çok daha güzel mekanlar haline gelecek. Uzungöl gibi turizm merkezleri olacaklar. Vatandaşların güldüğü, eğlendiği, dinlendiği mekanlar haline gelecek. Mayıs ayında hep beraber bunun temelini atacağız” ifadelerini kullandı.
“Kültür ve Turizm Bakanı HES’lerin turizm anlamında çevreye zarar verdiğini ifade etti. Bu konuda ne düşünüyorsunuz ?” şeklindeki bir soruya da Bakan Eroğlu “Kültür ve Turizm Bakanımızın öyle söylediğine inanmıyorum. Söylediyse de, çevreden, temiz enerjiden ve tabiatın korunmasından sorumlu olan bakan benim. Dolayısıyla benim ne söylediğim önemli. Kendisi kültürle turizmle ilgili çok değerli bir bakanımız. Onlarla ilgili söylesin. Biz DOKAP adıyla bir projeyi başlattık. Biz bu bölgedeki yayla turizmini geliştirmek için çalışıyoruz ve bu konuda da çok hassasız” açıklamasında bulundu.