Gündem
  • 17.9.2021 09:48

Menderes rica ediyorum beni böyle çekmeyin dedi, çektiler o da şahadet getirip gitti

Adnan Menderes, 17 Eylül 1961 günü idam edilirken emekli astsubay İsmail Şenyüz de Ordu Foto Film Merkezi Amiri olarak, ileride tarihe kara gün olarak geçecek bu anları fotoğraflamakla görevliydi: “Çektiğim fotoğraflardaki son karelerde öyle bir bakışı var ki... Hiç gözümün önünden gitmedi...”

Menderes’in idamını fotoğraflayan, dönemin Ordu Foto Film Merkezi Amiri olan 88 yaşındaki emekli astsubay İsmail Şenyüz. Hürriyet olarak biz de acı olayın yıldönümünü, “O günü hiç unutamadım, hâlâ gözümün önünde” diyen Şenyüz’ün anılarıyla hatırlatmak istedik.

O İKİ İDAMI İZLEYEMEDİM

“Ben ölüm görmekten hoşlanmam. Babamın cenazesine bile bakamadım” diye söze giren Şenyüz’ün idam günleriyle ilgili ilk önemli anısı, Menderes’ten bir gün önce, 16 Eylül 1961 günü idam cezaları infaz edilen Zorlu ve Polatkan’a ilişkin:

“Onların idamlarında da oradaydım. Ama fotoğraflarını çekmeye ben gitmedim. Ölüm görmekten hoşlanmadığım için beraber çalıştığımız arkadaşlarıma, ‘Siz gidin’ dedim. Onlar gidip çektiler. Ben oradaki gazinoda oturup bekledim. Orada olmak istemedim.”

Ancak, infazların ardından aynı gün İmralı’dan döndüklerinde, yeni görev emrini aldı. O anda bilmiyordu ama korktuğu başına gelmişti..

“‘Hazırlan, acele adaya gidiyorsun’ dediler. Gazeteler, Menderes’in hasta hasta asılacağını yazmışlardı. Sağlıklı olduğunu fotoğraflarla tespit etmek için görevlendirilmiştim. O zaman ben öyle biliyordum. Akşam üzeri gittim, Yassıada komutanına çıktım, ‘Şimdi uyuyor’ dedi. Ama o saat uyku saati değildi, anlayamamıştım.”

Ertesi sabah odasına gittiğinde, Menderes kahvaltısını yapıyordu. Üzerinde pijamaları vardı. O haliyle fotoğraflarının çekilmesini istemedi; “İstirham ediyorum, bu kıyafetimle ben Fotoğraf çektirmek istemiyorum” dedi. Şenyüz, “Çok kibar bir insandı” diye anlattığı Menderes’i beraberindeki askerlerin, “Bu fotoğrafları ailene vereceğiz, seni hasta biliyorlar” diye ikna ettiğini anlatıyor. Menderes’in de, “O zaman bir tane çeksin” dediğini söyleyen Şenyüz, o anlara ilişkin şu anısını paylaştı:

Menderes’in idamının 60. yılı... O son bakışı unutamadım

Kıçıkırık üsteğmen koca Başbakanın karşısında yılışarak poz vermiş

“Şöyle de bir şey yaşadık. O zaman bizim fotoğraf makinelerimizde kullandığımız flaşlarımız ampul şeklindeydi, bazıları da ses çıkararak patlıyordu. Bozuk olan bir tanesi aşırı ses çıkardı. Bir ara komutan odadan çıkınca bana, ‘Flaşın beni korkuttu, keşke Haber verseydin, o sırada Kuran-ı Kerim’i yere koyuyordum, abdestsiz tuttum diye çarpıldım sandım’ dedi.”

SAKİN BİR ŞEKİLDE SEHPAYA DOĞRU GİTTİ

Menderes iki kez asılmış: Sehpayı ayağıyla itti, ipin kopmasıyla yere düştü  - Yeni Şafak

Peki idama giden yolda neler olmuştu. Şenyüz o anları şöyle anlattı: “Barakaların arasından idam sehpasının olduğu yere giderken, ben şoka girmişim. Kendimi öyle kaptırmışım ki.. Acaba sehpayı görünce ne yapacak diye düşünüyorum. Kendimi onun yerine koyuyorum da sehpayı görünce ben ne yaparım diye. Kolay bir iş değil. Hepimiz heyecan içindeydik yani. O sırada fotoğraf çekmeyi bile unutmuşum. ‘Hadi çeksene’ dediler, ben de yürürken arkadan görünen o fotoğrafı çektim. Menderes sakin bir şekilde önüne bakarak sehpaya doğru gitti, hiçbir şey yok, demek ki kendini hazırlamış. Sehpaya çıktı, kelime-i şehadet getirdi, son sözünü sordular. Sehpada, ayağının altındaki sandalye çekildikten sonra ipte dönmeye başladı. Dönerken yüzünün şekli de bakışları da değişiyordu.

Menderes iki kez asılmış: Sehpayı ayağıyla itti, ipin kopmasıyla yere düştü  - Yeni Şafak

Menderes’in idamının 60. yılı... O son bakışı unutamadım

SON KARELERDE ÖYLE BİR BAKIŞI VARDI Kİ

Çektiğim fotoğraflardaki son karelerde öyle bir bakışı var ki... Gözleri kısılmış, sert bir bakış.. O anı hiç unutamadım, hiç gözümün önünden gitmedi, hala hafızamdadır. Günlerce uyuyamadım. ‘Yatamıyorum’ dediğimde de arkadaşlarım teskin edici bir şeyler kullanmamı istediler. O sırada orada bulunanlar arasında sevinenler de vardı. Oradaki heyetin içinde hâkimlerden de vardı. Hatta biri, ‘Ben 40 tanesine ölüm için elimi kaldırdım, üçü öldü’ diyordu. Dikkat ederseniz, Menderes’in yürürken falan hiç yüzünden çekilmiş resmi yoktur, arkadakiler görünmesin diye.”

Asıldığı ipin parasını eşinden aldılar

MENDERESÇİ OLARAK BİLİNİRDİM

Menderes'i ölüm raporu yazıldıktan sonra bile ipten almamışlar

“Allah bir daha kimsenin başına böyle bir şeyler göstermesin” diyen Şenyüz, Menderes’i çok sevdiğini anlattı: “İstanbul’a geldiğinde de devamlı peşinde koşardık. Fotoğrafçılar olarak zaten hangi başbakan olursa olsun, hepsine karşı bir sempatimiz oluyordu. Çalıştığımız serviste de Menderes’e olan sempatim biliniyordu. Arkadaşlarım beni Menderesçi olarak bilirlerdi.”

YASSIADA’YI GÖRMEK İSTEMİYORUM

Şenyüz için Yassıada acı hatıralar demek:

“Müzeye dönüştürüldüğünde, açılışına beni de davet ettiler. Hatta, Aydın’da Menderes için yapılan müzenin açılışına da davet etmişlerdi, ama gitmek istemedim, ikisine de gitmedim. İstanbul’a gittiğimizde arkadaşlarımız ‘Hadi Ada”ya gidelim’ derlerdi, ben de ‘Gitmek istemiyorum’ derdim, gitmedim. O anı bir daha yaşamak istemedim. Yassıada’yı bir daha görmek istemiyorum.”

 

İLGİLİ HABERLER