MUMCU: "KİMLİK TARTIŞMALARI MİLLETE GİYDİRİLEN DELİ GÖMLEKLERİNDEN BAŞKA BİRŞEY DEĞİL"
DEVLET ARIKANKARA (İHA) - Anavatan Partisi Genel Başkanı Erkan Mumcu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'dan kimlik tartışmalarına bir son vermesini isteyerek, "Kimlik tartışmaları millete giydirilen deli gömleklerinden başka bir şey değildir" dedi.
Mumcu, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada hükümeti hedef aldı. Konuşmasının başında Meclis Başkanlığı'nı eleştiren Mumcu, grup toplantısında millete ayırdıkları kürsünün sesinin kısıldığını söyledi. Bazı il ve ilçelerde Anavatan'ın grup toplantısının yayımlanacağı saatte başka kanalların devreye sokulduğunu öne süren Mumcu, tek sesli bir Türkiye istendiğini vurguladı. İktidarın her rejimde olduğunu, ancak muhalefetin sadece demokrasilerde olduğunu belirten Mumcu, Anavatan'ın iktidarda olduğu dönemlerde muhalefetin sesinin hiçbir zaman kısılmadığını hatırlattı. Hükümetin, muhalefetin sesini kısmaya dönük çabalarının demokrasiyi değersizleştireceğini kaydeden Mumcu, Başbakan Erdoğan'ın gündeme getirdiği "alt kimlik-üst kimlik" tartışmalarına da değindi. Söz konusu tartışmalarla milletin altının üstüne getirildiğini ifade eden Mumcu, Başbakan Erdoğan'ın bu tartışmalardan vazgeçmesini istedi. Tartışmanın başladığı günlerde Başbakan Erdoğan'ın yanılgı içinde olduğunu zannettiklerini, ancak zaman içinde bunun böyle olmadığını gördüklerini kaydeden Mumcu, insanların zihninin bulandırıldığını savundu. Mumcu, "Akla gelenin, iler tutar yanı olmayanı söylemenin adı demokrasi rejimi değil" tepkisini gösterdi.
Öğrencilik yıllarında okuduğu Cemil Meriç'in "İdeolojiler akla giydirilmiş deli gömlekleridir" sözünün tüm hayatını değiştirdiğini anlatan Mumcu, "Kimlik tartışmaları da millete giydirilen deli gömleklerinden başka bir şey değildir. Herkes kendi kafasındaki tutarsızlıkları, toplum hayatına aksettirmeye çalışırsa sağduyu içinde siyaset yapmanın imkanı kalmaz. Ne yazık ki Türkiye bir kamplaşma ve bloklaştırma siyaseti tutsağı haline getirildi" dedi.
1980 öncesindeki ideolojik kamplaşmanın Türkiye'nin onlarca yılına malolduğunu, o dönemde binlerce insanın hayatının karardığını dile getiren Mumcu, ülkenin 20 yıldır da din-laiklik tartışmalarının içinden çıkamadığını vurguladı. Türkiye'nin hızla yeni bir kamplaşma siyaseti batağına sürüklendiğini belirten Mumcu, "Bu tartışmayı başlatan beyfendiler başka konuları gözden kaçırmak için ülkeyi kısır bir tartışma içine sürükledi. Bu tartışma bitirilmeli. En azından sosyolojik kimlik, kültürel kimlik gibi Anayasal kavramları öğrenin. Bir daha bu tartışmaya girmeyin. Bu ülkede herkes kendinin ne olduğunu biliyor. Bundan dolayı ne kaygısı ne kompleksi var" şeklinde konuştu.
Başbakan Erdoğan, ateşin küllendiği bir dönemde ateşe benzin dökmeye çalıştığını anlatan Mumcu, bu tartışmaların Türkiye'ye hiçbir faydasının olmadığını söyledi. Mumcu, Başbakan Erdoğan'ın 'Din çimentodur' sözlerine de atıfta bulunarak, "İnsanlar dinin ne olduğunu biliyor. Din böyle tartışmaların içinde olmamalı. Bir an önce bu tartışmaların içinden çıkarılmalıdır. Siyasal, hukuksal anlamda değil kültürel ve sosyal anlamda din çimentodur. Ama siz elinizi dinden çekin, dini siyasi tartışmanın konusu yapmayın" şeklinde konuştu.
"BAŞBAKAN CEVAP YERİNE FETVA VERİYOR"
Anavatan Lideri Mumcu, Türkiye'de vahşi bir vergi düzeni olduğunu, vatandaşın kursağından kesilen vergilerin hükümetin yandaşlarına peşkeş çekildiğini iddia etti. Başbakan Erdoğan'ın çözüm üretmek yerine fetva verdiğini ifade eden Mumcu, "Ülkede yüzyılın soygunu yaşanıyor. Milletvekilinin sesi parti içi demokrasi denilerek bastırılmaya çalışılıyor. Parti içi demokrasinin ne olduğunu biz biliyoruz. Soruların cevapları nerede? Bu sorulara neden cevap verilmiyor. Bu iktidar bozuk düzenin bekçiliğine soyunan iktidar oyununa dönüşmüştür. Gelin Meclis'te bunların cevabını verin. Ortalığı bir gaz kokusu aldı. Din-kültür tartışmalarının gürültüsü içinde tarihin en büyük soygunlarından biri oluyor. Enerji konusunda kapitülasyon veriliyor. Türkiye kendi enerji piyasasını Ruslara bırakıyor. Başbakan bu sorulara cevap vermek yerine fetva vermeyi tercih ediyor. Biz kimliğimizin, dinimizin ne olduğunu biliyoruz. Ancak senin Soçi'de ne konuştuğunu bilmiyoruz" tepkisini gösterdi. Başbakan Erdoğan'ın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Soçi'de ne görüştüğünü soran Mumcu, milletin görüşmenin içeriğini bilme hakkının olduğunu söyledi. Görüşmede hiçbir tutanak olmadığını ve görüşmenin yaşgünü partisi olarak yansıtıldığını hatırlatan Mumcu, "Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı hayatı boyunca hiçbir yaşgünü partisini kaçırmadı ya, Putin'e gitti. Putin'in yaşgünü partisine gidinceye kadar hayatında hiçbir yaşgünü partisine gitti mi?" diye sordu.
Konuşmasında Enerji Bakanı Hilmi Güler'e de seslenen Mumcu, "Sevgili Bakan'ım, biz sizi haysiyetli ve namuslu bir insan olarak görüyoruz. Daha önce karşı çıktığınız doğalgaz kira kontratlarına neden imza attınız? Şimdi vicdanen rahat mısınız? Vicdanınız nasıl elverdi? Türkiye'ye bu devir ilave 7.5 milyar dolar yük getirdi. Dünya petrol fiyatlarındaki yüksekliği örnek göstererek kimseyi kandırmayın" dedi.
Mumcu konuşmasının sonunda yarın TBMM Genel Kurulu'ndaki bütçe görüşmelerini herkesi izlemeye davet etti. Milletin adına hükümetin karnesini vereceklerini ifade eden Mumcu, "Yarından itibaren Türkiye'de hipnoz bozulacak. İşler iyiye gidiyor hipnozu bozulacak. Türkiye için yarın dönüm noktası olacak. Herkes çözüm önerisini yarın ortaya koysun. Ho5rüklendiğini belirten Mumcu, "Bu tartışmayı badri meydan" diye konuştu.
Güncellenme Tarihi : 25.3.2016 10:27