Gündem
  • 12.4.2004 14:37

MÜMTAZ SOYSAL, ERDOĞAN ALEYHİNE DANIŞTAY'A DAVA AÇACAĞINI AÇIKLADI

HAKAN AKKAYA ANKARA - Bağımsız Cumhuriyet Partisi (BCP) Genel Başkanı ve KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın Anayasa Danışmanı Mümtaz Soysal, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan aleyhine Danıştay'a bugün dava açacaklarını bildirdi. Soysal, partisinin Yüksel Caddesi'nde başlattığı 'Annan Planı'na Hayır' imza kampanyasına destek verdi. Soysal burada yaptığı basın açıklamasında, Kıbrıs sorununun Türkiye'nin sorunu olduğunu belirterek, ''Kıbrıs'ta bir başarısızlığa uğrarsak ve Ada elimizden çıkarsa, çocuklarımız ve torunlarımız zayıf düşmüş, mecalsiz, herkesin alay ettiği bir Türkiye'nin insanları olacaklar'' dedi. Soysal, bugün başlattıkları kampanyanın amacının, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın 'marjinal' olarak tanımladığı topluluğun kendisiyle uğraştığını göstermek olduğunu bildirdi. Bu kampanya ile bir şekilde Türkiye'de de referandum yaptıklarını belirten Soysal, Türkiye'nin hukuk sisteminde referandumun sadece Anayasa değişiklikleri bakımında olduğunu, bu konuda da Türkiye'nin düşüncesinin dünyaya duyurulması gerektiğini söyledi. Soysal, kampanyanın Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Merkezi ve şubeleri ile BCP Genel Merkezi önünde açılacak standlarda devam ettirileceğini belirterek tüm halkı bu imza kampanyasına katılmaya davet etti. Kıbrıs'taki referandumda Kıbrıs halkı 'evet' dese de Türkiye'nin bunu reddetmesi gerektiğini savunan Soysal, ''Sanıldığının aksine orada referandumla bu iş bitmeyecek. Garanti anlaşması dolayısıyla Ada'da olumlu sonuç çıkarsa konu 25 Nisan'da TBMM'nin önüne gelecek. TBMM bir anlaşmayı uygun bularak Türkiye'nin de bu düzene katıldığını bildirecek ve yasa biçimine dönüştürecek. Bu nedenle Türkiye'nin baskısı bu tarihten önce TBMM'ye yönelmelidir'' dedi. TBMM'nin ne yaptığını bilerek oyunu kullanması gerektiğinin altını çizen Soysal, son sözün TBMM ve dolayısıyla Türk halkına ait olacağını söyledi. Soysal, öğleden sonra da Danıştay'a Başbakan Erdoğan aleyhine bir dava açacaklarını söyledi. Soysal, bu davanın gerekçesini şöyle dile getirdi: ''Başbakan, kendisinde olmayan bir yetkiyi kullanarak, 25-29 Nisan arasında, TBMM'nin 9 bin sayfalık bir anlaşmayı gözden geçirip uygun bulacağını, o konuda yasa çıkaracağını ve Cumhurbaşkanı'nın da bu yasayı onaylayacağını, böylece onaylama işlemini tamamlayacağını BM'ye gönderdiği mektupla taahhüt etmiştir. Oysa Anayasa sisteminde böyle bir yetkisi yoktur. Yürütme, yasamayı bağlayamaz. Daha önceden söz verip '3-4 gün içinde böyle bir anlaşma onaylanacak' diyemez. Bu bakımından yetkisini aşmıştır. Bir yetki gaspı söz konusudur. Girdiği taahhüt aslında 'yokiştendir'''. Soysal, bir soru üzerine Denktaş'ın hafta içinde Ankara'ya geleceğini doğruladı. Soysal, ''Sayın Denktaş'ın Türkiye'de gerçeği anlatması gerekir. O da eskiden beri bunun için çalışmaktadır. 'Gitsin sadece Kıbrıs'ta konuşsun' diyenler 'Kıbrıs'ta yaklaşık 51 bin kişi 'evet' derse koskoca Ada gitsin ve Türkiye'nin geleceği kararsın' demek istiyor. Oysa Kıbrıs'ın kaybı demek çorap söküğü gibi başka sorunların da ortaya çıkması demektir. Kıbrıs sanıldığı gibi küçük bir olay değildir. Başbakan, Davos'ta yanlış sözler vererek konuyu bu mecraya dökmüştür. Denktaş'ın da sizin de bizim de hakkımız vardır Kıbrıs'ta''. Başbakan Erdoğan'ın 'Denktaş'ın marjinal gruplarla yaptığı toplantıları üzüntü ile izliyorum. Bu işin yeri Türkiye değil' şeklindeki beyanatını değerlendiren Soysal, ''Marjinal demek kıyıda köşede kalan demektir. Bir Ankara'nın ortasında sesimizi yükselterek, Türkiye'de marjinal olmadığımızı haykırıyoruz. Bu çeşit haklı davaları kaybederlerse marjinal diyenler marjinal olacaklardır'' dedi. KKTC vatandaşlığının kabul edilmemesini değerlendiren Soysal, ''Ben orada ikamet etmiyorum ancak 30 yıldır orada bir şefer vatandaşlığım var. Böyle bir vatandaşlık alınsa da beni yaralamaz. Vatandaşlığı başka milletlere bildirmek zilletine katlananlar, dünyada bir örneği görülmemiş bu olayı yaşatanlar, kendi vatandaşlarını başkalarına verecek bir devlet. Hayret etmek gerek. Böyle bir düşme olamaz. Bu düşmenin sınırını tanımıyorlar'' dedi. Soysal bir soru üzerine de sonuna kadar Kıbrıs davasında mücadelelerini sürdüreceklerini ve kimsenin Kıbrıs'ı koparamayacaklarını söyledi. Soysal, bir soru üzerine de, ''Türkiye'de Atatürkçülüğü, Kemaliz'i yaşatmak isteyenler, başka çeşit bir Türkiye kurmak isteyenler, Kıbrıs davasında dünyayı da arkalarına alarak, buna 'hayır' diyenlen çevreleri zayıflatmak, buna sahip çıkmak isteyen güçleri 'marjinalleştirmek' istiyorlar. Biz Türkiye'de marjinalleşmeyeceğiz. Türkiye Cumhuriyeti'nin marjinalleşmeye tahammülü yoktur. Buna kalkışanlar marjinalleştirilecektir'' dedi. Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 22:00

İLGİLİ HABERLER