TBMM TARAFINDAN SEÇİLECEK YENİ CUMHURBAŞKANI, AK PARTİ'Lİ OLACAK
MUSTAFA DÖVER
SAMSUN - AK Parti Tanıtım ve Medya Başkan Yardımcısı ve Samsun Milletvekili Suat Kılıç, cumhurbaşkanlığı seçimlerinde sürpriz beklemediklerini, cumhurbaşkanı adayının TBMM'den bir milletvekili olacağını ve AK Parti'li olacağını söyledi.
Cumhurbaşkanlığı süreci ve geçmiş dönemlerde yaşanan seçim, hükümet ilişkileri ile adaylık süreçlerini değerlendiren Suat Kılıç, AK Parti iktidarı öncesinde hükümetin genel seçimlere gitmek zorunda kaldığını belirterek, ekonomik ve siyasal sıkıntıların en üst seviyeye çıktığı o dönemde Arjantin, Brezilya örneklerinde yaşanan halkın yağma olaylarına Türkiye'nin de sürükleneceği yönünde bir tablonun oluştuğuna dikkat çekti.
Geçmiş dönemi hatırlatarak "Cumhurbaşkanlığı seçimi kabusa dönüşebilir mi?" şeklinde bir analiz yapan Kılıç, "Geçmiş hükümetler arasında sorunlar oldu. Bizim iktidarımızda, nezaket sorunları veya tarafların birbirinin yüzüne bakamayacak bir sorun olmadı" dedi.
Sorunların cevaplarını bulmak için yalın tarihe bakmak gerektiğini dile getiren Kılıç, "Şimdi yeni ve eskiyi karşılaştıralım. Bir siyasi partinin milletvekili cumhurbaşkanı adayı, aynı partinin milletvekilleri tarafından TBMM'nin kapısının önünde dövülerek elindeki cumhurbaşkanlığı dilekçesi alınarak gasp edildi. Böyle bir Türkiye manzarası vardı. 5+5 formülünü çıkarmak için koalisyonda kavga oldu, kriz çıktı. Hükümet ayrılacak oldu. Üstteki yansıma topluma da aksetti. Böyle bir kaos vardı. Bugün tek partili iktidar ve istikrar var. Sanayiciler istikrarın devamı için tavır koydular. Esnaf, çiftçi, işçimiz, memurumuz, halkımız sesini tam olarak çıkartamadılar, ama istikrarın devam etmesi için tavırlarını ortaya koyuyorlar. Bütün toplum kesimi bu zamana kadar kazanılan ivmenin bir gecede kaybedilmemesi, herkesin sorumlu davranması içim hemfikir. Kaygısı ve çıkış noktası ne olursa olsun, Türkiye'nin zor şartlar altında sağlanan istikrarını bozmak yönünde provokasyon yapabilecek herkese karşı toplumun şiddetle beklediği nefret potansiyeli var. Aslında bu Türkiye'nin kaynaklarına zarar verecek bir takım ayrıcılıkları, nefret tohumlarını yok etmek üzere beslenen bir yaklaşım. Geçmişe nazaran, şu anki sükunet ortamına bakıldığında cumhurbaşkanlı adaylığına, sürecine, seçimine yönelik beklentilerin, yaşananların var olan tansiyonun 7 yıl öncesine göre çok daha pozitif Türkiye'nin varlığına işaret edebiliyoruz. Türkiye'de cumhurbaşkanlığı seçimi asla problem değildir, asla olmayacaktır. İstikrarın korunması yönünde herkes hemfikir. Bu kadar geniş kesimlerin istikrarın korumasında hemfikir olması hepimize bir şeyi dayatıyor. Diyor ki, bu istikrarı korumak nokrasında yetki ve söz sizin, tokmak sizin elinizde ama ülkedeki bugünkü huzur ortamını korumak için elinizden geleni yapın" diye koştu.
Demokratik bir rejimde yaşanıldığını, toplumun istikrar beklentisine cevap verecek beklentiler geliştirilemediğinde yıl sonunda sandık geldiğinde toplumsal tavrın üretileceğini ifade eden Kılıç, "Türkiye adına temel yaklaşım, kimin cumhurbaşkanı olacağından çok daha önemli olan şudur. Nasıl Türkiye ile yola devam etmek istiyoruz. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin vazgeçilmez değerleri var. Demokratik, laik, sosyal bir hukuk devletidir. Kim iş başında olursa olsun demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti gereklerine riayet etmek zorundadır. Seçilen hiçbir başbakan, iş başına getirilen hükümet, görev alan hiçbir cumhurbaşkanı, Anayasamız'da belirtilen temel prensiplerin dışında hareket etme konforuna sahip değildir. Biz hukuk devletiyiz, biz Anayasamız'da yazılı olan kurallara göre idare edilen bir devletiz. Bunu alıp baş köşeye koyacağız. Cumhurbaşkanı milletvekili sıfatında olacak, TBMM tarafından seçilecek, AK Parti'li olacak. Çok sürpriz bir şey beklemiyoruz, ama kim olduğunu da bilmiyoruz" şeklinde konuştu.
Hükümet çalışmalarını otomobile benzeten Kılıç, Türkiye'yi rampa yukarı çıkarken getirilen noktadan rampanın dibine kaydırmaya kimsenin hakkı olmadığını, rampa çıkarken aracı durdurmanın da sağlıklı bir şey olmadığını kaydetti.