ERDOĞAN: ''ISRARLA TAKİP ETTİĞİMİZ AB HEDEFİ, ATATÜRK'ÜN MUASIR TÜRKİYE PROJESİNİN BİR UZANTISIDIR''
ZAFER ÇAKMAK
ANKARA - Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Atatürk'ün Cumhuriyet projesinin esası olan demokrasi, laiklik ve hukuk devleti kurumlarının bugün de, yarın da Türkiye Cumhuriyeti'nin temel dayanakları olmaya devam edeceğini vurguladı.
Atatürk Araştırma Merkezi tarafından düzenlenen 5. Uluslararası Atatürk Kongresi, Başkent Öğretmenevi Konferans Salonu'nda başladı. Kongrenin açılışına Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Adalet Bakanı Cemil Çiçek, Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, Devlet Bakanı Beşir Atalay, Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, Kültür ve Turizm Bakanı Erkan Mumcu, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Aytça Yalman ile yurtiiçi ve yurtdışından çok sayıda bilim adamı katıldı. Erdoğan ve Sezer, kongrenin açılışından önce bir süre sohbet etti. Kongrenin açılışında bir konuşma yapan Başbakan Erdoğan, Atatürk'ün savaş meydanlarında kazanılan askeri zaferlerde olduğu kadar yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti'nin siyasi, sosyal ve kültürel sahalardaki inkilaplarında da bizzat öncü rol oynadığını belirterek, bu liderliğin yüzyılın tarihi içinde ne kadar önemli ve anlamlı bir başarı olduğunu, bugün bölgede yaşanan olayları çok daha belirgin kıldığını kaydetti. ''Türkiye'nin dünya devletleri içinde parlayan yıldızı yaşadığımız tarihin bütün ayrıntıları üzerinde daha çok durmamız gerektiğini açıkça ortaya çıkarmıştır'' diyen Erdoğan, Atatürk'ün Cumhuriyet projesinin devletin şekliyle ilgili bir değişim olmanın ötesinde daha şumullu ve muhtevalı bir değişime tekabül ettiğini dile getirdi. Cumhuriyetin bir modernleşme projesi olduğunu ifade eden Erdoğan, bu projenin dayanağını oluşturan üç temel kavramın demokrasi, hukuk devleti ve laiklik olduğunu söyledi. Türkiye'nin modern kurumsal yapısı, demokrasisi, barış ve istikrar ortamıyla hem bölgesinin hem de dünyanın önemli bir gücü ve aktörü olduğunu belirten Erdoğan, ''Türkiye bugün de Mustafa Kemal Atatürk'ün koyduğu muassır medeniyet hedefine en ufak bir yılgınlık göstermeden ilerlemektedir'' diye konuştu. Bugün devletin ve hükümetin ısrarla takip ettiği Avrupa Birliği (AB) hedefinin, Atatürk'ün muassır Türkiye projesinin bir uzantısı olduğunu ifade eden Erdoğan, AB'ye üyelik teşebbüslerinin sadece Türkiye'nin, AB'nin geliştirdiği belli imkanlardan yararlanmak olmadığını dile getirdi. Erdoğan şöyle konuştu:
''Bize göre Türkiye'yi de içine alan bir AB, hakiki manada çoğulcu bir yapıya dönüşecek, demokratik ve insani değerleri temel alan bir birlik haline gelecektir. Türkiye'nin mevcut problemlerinin çözümü hep iddia ettiğimiz gibi daha özgürlükçü ve demokratik bir ortamın tesisiyle mümkündür. O nedenle Türkiye hangi zorluklarla karşılaşırsa karşılaşsın demokratik değerlerden asla taviz vermeyecektir. Atatürk'ün cumhuriyet projesinin esası olan demokrasi, laiklik ve hukuk devleti kurumları bugün de yarın da Türkiye Cumhuriyeti'nin temel dayanakları olmaya devam edecektir''. Türkiye'nin büyüme ve gelişme yolunda büyük ve önemli adımlar attığı şu günlerde halkın refah ve mutluluğu için çalışmamak ve üretmemek için hiçbir mazeretleri olmadığını dile getiren Erdoğan, Türkiye'nin kendi tarihiyle bütünleştikçe dinamizm kazanacağını ve üzerindeki ağırlıkları atacağını vurguladı. Konjonktürel gelişmelerin Türkiye'nin iradesine gölge düşüremeyeceğini vurgulayan Erdoğan, daha güçlü, daha emin adımlarla ideallerini, metanetlerini ve sabırlarını muhafaza ederek siyaset, idare, kültür ve iktisadi sahalarda memlekete hizmet yolunda azim ve kararlılıkla yürümeye devam edeceklerini kaydetti. Tarihi kaynakları, tarihi birikim ve tecrübesi bakımından büyük bir millet ve ufku büyük olanların göreceği kadar büyük devlet olmanın bilincinde kaydeden Erdoğan, ''Dolayısıyla bizi uğraştıracak meselelerin ülkemiz aleyhine hazırlanan planların ve senaryoların farkındayız. Türkiye entellektüel ve bilimsel üretimiyle dünya devletleri arasında biricik olmak durumundadır. Sahip olduğumuz imkanlar bize tarihi fırsatlar sunmaktadır. Türkiye'nin gücünün Türkiye'ye yaraşır bir üretime dönüşmesi için bilim adamlarının ve siyasetçilerin işbirliğine ihtilyaç vardır. Bu yüzden milletimizi ve memleketimizi ilgilendiren her meseleyi şahsi davamız kadar heyecanla ve ısrarla izlemek ve sonuç almak zorunda olduğumuza inanırım'' şeklinde konuştu. Atatürk Yüksek Kurumu Başkanı Prof. Dr. Sadık Tural ise, kongrede yaptığı açış konuşmasında gerek Türkiye Cumhuriyeti devleti gerek Atatürk, gerekse Türkiye üzerinde karalayıcı, iftira edici ve suçlayıcı yorum ve sunumların medyatik kurum ve kuruluşlar aracılığıyla yayılmaya çalışıldığına işaret ederek, Türkiye dostu, Atatürk'e saygıyı bilim gönüllülelerinin Türkiye ve Atatürk konusunda yanlış bilgi üretilmesine izin vermemesi gerektiğini vurguladı. Tural, yabancı bilim adamlarından bu çirkinliğe karşı çıkmalarını ve ülkelerinin insanlarına Türk milletini doğru tanıtmalarını istedi.
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 21:12