Geçtiğimiz hafta, televizyonda ''Ecevit siyaseti bırakıyor'' haberini duyduğumda, ''çocukluğumun kurtarıcısı artık köşesine çekiliyor'' diye geçirdim aklımdan. Üstelik geçirdiği rahatsızlık dönemindeki ''çekil'' baskılarına rağmen partisinin başında kalmışken. Aklımda birbiri ardına sıralanan sorulara yanıt bulup bulamayacağımı ve birçoğunu nasıl soracağımı da bilemeden Or-An'daki evinde buluşmak üzere randevulaştık. Karşımda merdivenleri seri şekilde inen, soruların hepsine seri ve net bir şekilde yanıt veren bir Ecevit görünce şaşırdım. O da fark etmiş ki, esprili bir şekilde, ''O kadar da hasta değilim, abarttılar, gördün merdivenleri nasıl indim'' dedi.
* 3 Kasım seçimlerinde DSP büyük bir oy kaybına uğradı. Neden o zaman değil de 1.5 yıl sonra ayrılma kararı verdiniz?
- Seçimlerin arkasından sağlığımla ilgili olumlu gelişmeler olunca, partiyle ilgilenmeye devam ettim, bunun yararlı olacağını düşündüm. 3 Kasım'dan sonra Türkiye'de çok şey değişti. Partiyi de yeniden şekillendirmek gerekiyordu. O yüzden görevde kaldım. Ben olmasam da DSP'nin başarılı olacağı bir ortam olmalıydı.
Rahşan Hanım var
* Peki yapılacak işler bitti mi?
- Benim rahatsızlık geçirmiş olmam, yaşım, partiye zarar verir bir hale geldi. DSP'nin iyi şekilde yoluna devam edebilmesi için uzaklaştım. Partinin yoluna devam etmesi için benim başkanı olmam şart değil.
* Rahatsızlığınız koalisyon hükümeti için de büyük sorun oldu, o zaman görevde kaldınız?
- Koalisyon ortaklığı içinde biz başarılı çalıştık, uyumluyduk. Fakat esas sorun koalisyonun başlarında değil, son dönemlerinde oldu. Benim sağlığımla ilgili olumsuz gelişmeler, hem koalisyon ortaklarını hem de partimizle ilgili kamuoyunu farklı noktaya getirdi. Yaşım da ileri olduğu için büyük olumsuzluklar oldu.
* DSP'nin onursal başkanı olur musunuz?
- Bu artık benim değil, DSP'nin takdiridir.
* Partiden koptuğunuzu söyleyebilir miyiz?
- Hayır, ilgilenmeye devam ederim. Zaten sürekli bana danışılıyor. Rahşan Hanım da var.
* Rahşan Hanım niye sizinle birlikte ayrılmadı?
- O örgütlenmeyle ilgili çalışıyor. Şu anda kurultay aşamasındayız, önümüzde bir de yerel seçim var. Partinin Rahşan'a ihtiyacı var. En çok eleştiriyi bu konuda aldım ama hep unutulan şey, Rahşan Hanım'rn bu partinin kurucusu olduğudur. Partide de görevi kendi istediği sürece devam edecektir.
DSP için köşk sattım
* DSP'yi kurarken ailenizin Salacak'taki Köşkü'nü satmıştınız...
- Annemin evini sattım. O zamanlar paraya ihtiyacımız vardı, maddi olanaklarımız yoktu.
* Siyasetten maddi kayıplara uğradınız mı?
- Benim ve eşimin asla hiçbir israfı olmamıştır. Milletvekili maaşıyla geçindik, partiyi de söylediğiniz gibi annemin evini satarak kurduk.
* 50 trilyonluk bir parti oldu...
- Bu da israftan kaçınmamız nedeniyle olmuştur.
Pınar Hanım bıraksa bile diziyi izlerim
* Hayalinizde nasıl bir DSP Başkanı var?
- Birçok arkadaşımız partiyi yönetebilecek özelliklere sahip. Partiden kopmalar olduktan sonra.
* İsmail Cem ve Hüsamettin Özkan, Kemal Derviş'in ayrıldığı dönemde ne hissettiniz?
- Zordu. O dönemde başka arkadaşları bakan olarak görevlendirdim. O sırada görev yapanların görevlerini çok iyi yerine getirdiklerini gördüm. Onlar başarılı olabilir, iyi ekip kurabilirler.
* Onlar arasından biri genel başkan olur mu?
- Birini işaret edemem. Onların dışında da yetenekli, değerli arkadaşlar var ama o dönemde bakanlık yapanlar iyi iş yaptıklarını gösterdiler.
* Biraz da magazin. Son dönemde yerli diziler popüler, siz izliyor musunuz?
- Bazılarını. Senaristler artık toplumu iyi tanıyor. ''Çocuklar Duymasın'' ı izliyorum. Şimdi başrol oyuncusu hanımın değişmesi söz konusu ama ben yine de diziyi izlemeye devam edeceğim. Bir de Zerda'yı çok değişik buluyorum.
Artık bilgisayar öğrenemem
* 12 yıl önce size ''Yılın gazetecisi'' olarak lap-top verilmiş, hiç kullandınız mı?
- Bunu nereden öğrendiniz, hayır kullanmadım.
* Emektar Erica'yı ODTÜ Müzesi'ne bağışladınız. Yerine bilgisayar alacağınızı söylediniz. Kendi kendinize mi öğreneceksiniz, ders mi alacaksınız?
- Sanıyorum sadece klavye olarak kullanacağım, bilgisayarı öğrenmekte zorlanırım.
Demirel'le birbirimize fazla yüklendik
* Bir dönem her gün Mesut Yılmaz ve Devlet Bahçeli ile görüşüyordunuz, şimdi?
- Hayır.
* Neden peki?
- (Gülerek) Uzun süre birlikte çalıştık, görüş birliğimiz, ayrılıklarımız oldu. Ama şimdi, doğruyu söylemek gerekirse, Mesut Yılmaz'ı defalarca aramış olmama rağmen, en az 3-4 kez nedense beni aramadı. Bunun nedenini bilmiyorum ve ben de kendisini aramaktan vazgeçtim. Sayın Bahçeli ile bayramda bayramlaştık.
* Demirel ile uzun süre rakiptiniz. Daha sonra siz cumhurbaşkanı olmasını sağladınız. Şimdi aranız nasıl?
- (Gülerek) Görüşmüyoruz. Aslına bakarsanız sayın Demirel ile çok sürtüştüğümüz günler oldu. Şimdi geriye baktığımda, biraz fazla birbirimize yüklenmiş olduğumuzu düşünüyorum.
(VATAN)
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 21:12